Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '16

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
Okunma Sayısı
51
 

Tarımın Sosyal Korumadaki Önemi

Tarımın Sosyal Korumadaki Önemi
 

Her yıl Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) 1945'te kurulduğu tarih olan 16 Ekimde Dünya Gıda Günü kutlanmaktadır. Kutlama programı çerçevesinde bir tema seçilerek, dünyada seçilen konu ile ilgili farkındalığı artırma çalışmaları yürütülmektedir. Bu sene FAO kuruluşunun 70. Yılı kutlama programı kapsamında kentlerle kırsal alanın gelişmişlik farkının azaltılması, kırsal toplumun fakirlik tehdidi altında olanlarının iş ve yaşam koşullarının bulunduğu yörede iyileştirilmesi, kırsalda refahın arttırılması için sosyal koruma önlemlerinin gerekliliğinin altını çizmek amacıyla tema olarak “Sosyal koruma ve tarım; Kırsal refahın arttırılması” başlığını seçti.

Seçilen konu son yıllarda izlenen hatalı ekonomik politikalar ve tarımın ihmali sonucu başta geri kalmış ülkeler olmak üzere dünya genelinde ortaya çıkan olumsuz tablonun bir yansıması idi.  Çünkü Dünyada ve ülkemizde 80’li yıllardan sonra seçilen ekonomik model sonucu tarıma gereken önem verilememiştir. Tarım ve ormancılıkla geçinen kırsal kesimin geliri azalmış, refah düzeyini düşmüş, şehirleri bırakın ülkeleri aşan göç krizi dünya gündemine oturmuştur. Bir de bunun yanına adı konmayan savaşlar ve iç çekişmeler eklenince ortaya çıkan acı tablo küresel bir sorun olarak dünya gündemine oturmuştur.  

2015 Dünya Gıda Gününün temasında belirtilen sosyal koruma bakın Dünyada nasıl açıklandı. Sosyal koruma; Sosyal güvenlik, sosyal yardımlar ve sosyal hizmetlerin dâhil olduğu bireylerin ve ailelerin risklere karşı korunmaları için düzenlenmiş, onların yaşama koşullarını tehdit eden gelir kaybı ve gider artışlarının karşılanması için ihtiyaç duydukları destek ve dayanışmanın, kamu programları aracılığıyla kurumsallaştırılması olarak ifade edilmektedir. Sosyal Koruma ve Kırsal Refahın Arttırılması ise kentlerle kırsal alanın gelişmişlik farkının azaltılması, kırsal toplumun fakirlik tehdidi altında olanlarının iş ve yaşam koşullarının bulunduğu yörede iyileştirilmesi olarak açıklanmaktadır.

Ülkelerde kırsal alana yönelik uygulamalar ile sosyal koruma, kırsal kesimde yaşayanların ve tarım çalışanların sosyal, kültürel, ekonomik haklarının ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanmaktadır. Kırsala yönelik altyapı hizmetleri, iş güvenliği, işsizlik, eğitim, sağlık, ulaşım, emeklilik, kaza, afet gibi konularda sigortalanması, işsizlik ve fakirlik yardımları, beceri ve mesleki eğitimler, destekler, krediler, hibeler ve gıda sistemlerini de içine alan programlar gerçekleştirilmektedir. Bu programlar ile kırsal kesimin ekonomik ve sosyal hizmetlerden en yoksun ve yoksul kesimlerini koruyan ve kollayan sistem kurulması, yaşam şartlarının iyileştirilmesi hedeflenmektedir.

Kırsal alana yönelik destekler bu alanda yaşayan ve çalışanlara sağladığı fayda kadar ülkenin yoksullukla mücadele, istihdam imkânlarının artırılması ve gıda güvenliği gibi konularda güç kazanmasına imkân vermektedir. Köyden kente göçün yaratacağı olumsuz etkileri en aza indirmektedir. Kırsal alandaki doğal kaynaklar bu alanlarda çalışan köylülerin ve çiftçilerin emek gücü ve geçim çabaları ile zor şartlarda bile olsa ekonomiye kazandırılmaktadır. Birleşmiş Milletlerin 2014 Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı ilan etmesinin temelinde de büyük ölçüde tarımın ve aile çiftçiliğinin sosyal korumadaki önemi ve kırsal refahın artırılmasındaki yeri yatmaktadır.

Günümüzde dünyadaki uygulanan sosyal koruma programları üç başlık altında toplanmaktadır. Bu sosyal yardım programları ile kamu tarafından şartlı ya da şartlara bağlı olmayan ayni transferler yapılmakta veya kamu çalışma programları uygulanmaktadır. Sosyal sigorta programları ile genellikle çalışanlar, işverenler ve devletten sağlanan katkılar ile maddi anlamda desteklenmektedir. Bu programlar ile bireyler hastalık, kaza gibi risklerden korunmaktadır. Yasal düzenleme ve uygulamalarda kırsal kesime daha da önem verilmekte, hatta kırsalda yaşanan alanlara göre bile ayrıcalıklar tanınmaktadır. Kırsal refahın artırılmasına yönelik uygulamalarla Bireylere iş programları ile işsizlik yardımı sağlanmakta, beceri kazandırıcı eğitimler verilmekte, çalışanların verimliliği ve istihdam fırsatları artırılmaktadır.

ILO’nun 2014/2015 Dünya Sosyal Koruma Raporuna göre dünya nüfusun sadece yüzde 27’sinin kapsamlı sosyal güvenliğe sahip olduğu ortaya konulmaktadır. Günümüzde ekonomik belirsizlik, düşük büyüme ve eşitsizliklerin artması buna karşılık belli kesimlerin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla seçilen ve uygulanan politikalar sosyal korumaya büyük zarar vermektedir. Geldiğimiz noktada dünyada artan yoksulluk ve kriz ortamı nedeniyle sosyal güvenliğin daha çok savunulması gerekmektedir.  İLO raporuna göre dünya nüfusunun yüzde 70’ten fazlasının yeterli sosyal koruması yoktur. Geri kalmış ülkelerde bu oran daha da artmaktadır. Bu nüfusunda büyük bir kısmı kırsalda yer almaktadır.  2014 yılında 120’den fazla ülke kamu harcamalarını azaltmıştır. Bu kapsamada maaşlarda, sağlık sisteminde ve sosyal güvenlikte kesintiler yapmıştır. Yoksul kesimin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu dönemde devlet destekleri kaldırılmıştır. 27 AB ülkesinin sosyal koruma harcamalarının GSYH’ya oranı yaklaşık % 30 civarında iken ülkemizde bu oran % 13 civarındadır.

Ülkemizde Sosyal Koruma Programları TÜİK istatistiklerinde yer alan Sosyal koruma, hane halkını veya bireylerin belirlenmiş risk veya ihtiyaç yüklerini hafifletmek amacıyla yapılan tüm müdahaleleri kapsamaktadır. Yasal açıdan kırsal kesime yönelik sosyal güvenlik ve sosyal koruma konusunda düzenlemeler olsa bile, kırsal kesimdeki gelir düzeyinin düşüklüğü, yoksulluğun artması sosyal güvenlik bakımından sorunların devam etmesine, tarımdan beklenen sosyal faydanın elde edilmesini engellemektedir.  Ülkemizdeki birçok sosyal ve ekonomik sorunun altında kırsalda refahın gereği kadar artmaması, köyden kente plansız göçün yarattığı olumsuz etkileri yatmaktadır. Kırsaldaki sorunlar şehirlerde de sorunların artmasına yol açmaktadır.

Kırsalı kalkındırmadan ülkenin kalkınmasını beklemek bir hayaldir. Bugün ülkemizde yaşanan terör dahil birçok sonunun altında kırsaldaki yoksulluk, plansız göçler, ekonomik ve sosyal sorunları ile başa çıkamayan şehirler gelmektedir. Ülkemizde bugüne kadar izlenen ekonomik politikalar ile tarımın sosyal önemine gereği kadar önem verilmemesinin sancısı çekilmektedir. Özetle kırsal kesime ve tarıma verilecek destekler tarımın sosyal koruma gücünü artıracağı gibi ülkenin refah düzeyinin gelişmesine, huzur ve güven ortamının artışına katkı sağlayacaktır.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 416
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 762
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster