Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '08

 
Kategori
Havacılık
Okunma Sayısı
1391
 

Tavana asılı ay yıldızlı çelik kanatlar

Tavana asılı ay yıldızlı çelik kanatlar
 

Bir müzede, donanmaya gemi üreten bir tersane işçisi, alın teri perçinlere akmış, karşılığında evine ekmek olmuş, aş olmuş bir baba, kucağında, beş ila altı yaşlarındaki küçük erkek çocuğunu tutmuş, kanadı ay yıldızlı 1932 yılında üretilen Türk tasarımı bir savaş uçağını gösteriyor! Gözleri fal taşı gibi açılan o afacan da, hayal oyuncak sanısıyla tarihe tanıklık eden bu güzel çelik kuşu adeta hayranlıkla izliyor.

Kucak da bir çocuk

Gözleri nasıl da ışıl ışıl,

Küçücük yüreği ise kıpır kıpır ve coşkulu

Hayranlıkla izliyor asılı olan tavanda

O ay yıldızlı çelik kuşu

Ve üretken, güçlü kollarında onu tutan

Koskoca yürekli bir baba

Harçlığını gözü kapalı yatırmıştı o da

Zamanında

“Kendi uçağını kendin yap kampanyası”na

Savaşarak kazanılmış ulusal egemenliğin ekonomik egemenlik ile pekiştirilmedikçe sürdürülemez olduğu gerçeğini çok iyi bilen ilk kuşak Cumhuriyet aydınlarımız yüce önder Mustafa Kemal’in havacılığın geleceğine yönelik “İstikbal göklerdedir” komutuyla derhal harekete geçmişlerdi.1925 yılında, Alman havacılık şirketi ile ortak bir fabrikanın temelleri Anadolu’nun ortasında, Kayseri’de atılmıştır.Ortaya çıkan bazı anlaşmazlıklar üzerine 1928 yılında kapatılarak Milli Savunma Bakanlığı’na devredilen tesisler daha sonra 1932 yılında Kayseri Tayyare Fabrikası adıyla yeniden faaliyete geçirilerek yabancı patentli yerli uçak üretiminde kullanılmıştır.

Yakın ulusal tarihte

Gerçeklerin sürek avında

Tavanda asılı çelik kanatlar

Sanki ulusal gururu yansıtan bir ayna

Diğer taraftan, savunma, güvenlik ve özellikle de hava savunması alanında, İkinci Dünya Savaşı (II.D.S.)'nın o kritik yıllarında hayati bir önemin de bilinci içerisinde ortaya konulan girişimler, bu dönemde Türk Hava Kurumu ( THK ) ‘ na oldukça önemli bir altyapı ve birikim de kazandırmıştır. Gerek bu birikimler, gerekse savaş koşullarında ülkemize sığınmış olan yabancı uçak mühendisleri ve teknisyenlerin de katkılarıyla Ankara Etimesgut Uçak Fabrikası ( EUF ) projesi 1942 yılında gerçekleştirilme aşamasına getirilmiştir. Bu tesisin önemli bir özelliği de tamamen yerli tasarımlı uçaklar geliştirmek üzere kurulu bir teknik altyapısının da mevcut olmasıdır.

Bu fabrikada 1952 yılına kadar 16 tip uçak tasarımı yapılmış ve bunlardan 12’si gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte 126 adet Türk tasarımı uçak üretilmiş, ürünler fuarlara katılarak büyük ilgi görmüş ve bir ambulans/ turizm uçağı Danimarka’ya ihraç edilmiştir.

Nereden mi geliyor bu çelik kanatlar?

Ulusun çağdaş iradesinden

Bilimle, irfanla, fenle

Ortaklaşa mücadelesinden

Es geçmesinden değil

Ortak mücadelesinden

Hem de çok uzak değil

Yakın tarihinden geliyor

Bu arada, uçak tasarım ve geliştirme sürecinde son derece temel ve kritik bir önemi olan Ankara Rüzgar Tüneli (ART)’ de bu kapsam dahilinde geliştirilmiş olup büyüklüğü ve teknolojisi itibariyle Avrupa’nın önde gelen rüzgar tünellerinden biri olarak dikkatleri üzerine çekmiştir.

Bu gelişmelerin yanı sıra sivil havacılık taşıtlarına yönelik önemli girişimler de var. İlk girişim pilot Vecihi Hürkuş tarafından 1924’de gerçekleştirilen tasarım ve sonrası 1931 yılında İstanbul’da kendi atölyesinde üretip Türkiye turu yaptığı uçağı ile söz konusu. İkinci büyük girişim ise Nuri Demirağ’ a aittir. Kendisi bugün Beşiktaş’ da Deniz Müzesi olarak kullanılan binada bir uçak fabrikası kurmuştur. Ayrıca Yeşilköy’de uçuş sahası ve uçuş okulu da açmıştır. Biri tek, diğeri çift motorlu iki uçak yapılıp, başarılı testler sonrası seri üretime geçilip bu uçakların yurt dışına satışları da gerçekleştirilmiştir.

Üretken fakat oldukça kısa bir dönemin ardından ne yazık ki 1950’li yıllarla birlikte havacılık sanayi kuruluşlarının birer, birer kapatılması sürecine girilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin uçak üretiminden vazgeç(iril) diği 1950’li yıllarda dahi, eğitime yönelik ( “Mehmetçik” isimli ve THK-16 kodlu) bir jet savaş uçağı tasarımının bile geliştirildiği bilinmektedir.

İşte arkadaşlar, öncelikle, son günlerde “Cemal Uygun Milliyet Blog İnönü Buluşması” çalışmaları bağlamında İnönü tesisleri ve havacılık konularında yazılar yazan Pilot Cemal Amca, Ezgi Umut, “Pirmete” ve diğer MB dostları hiç şüphesiz ki daha da iyi bilecekler ve hissedeceklerdir ki THK böylesi gurur dolu bir geçmişten geliyor.

Gözleri ışıl, ışıl bir çocuk

Koskoca yürekli bir baba

Tavanda asılı bir uçak

Nerede mi?

Kayseri’de

Ay-yıldızlı ve

Onu büyümeden yok eden ecel

Bol yıldızlı

Kırmızısı, mavisi ve beyazı ile

Göz boyayan

II. D.S.’nın bitimi sonrası Avrupa’yı iktisaden ayağa kaldırma amacıyla, dönemin ABD Başkanı Truman’ın adı verilen doktrin doğrultusunda, önce Yunanistan ve Türkiye'ye yönelik olarak başlatılan ve bu öncü uygulamanın ardından Marshall yardımı ile genişletilen yardım programları çerçevesinde, daha önce sayısız yabancı konuk ziyaretine konu olan bu tesisler, bu dostların!.. tavsiyeleri doğrultusunda birer birer kapatılırlar.Uçaklar, artık başta askeri uçaklar olmak üzere dışarıdan alınacaktır!..Bu gelişmeler üzerine 1952 yılında uçak fabrikası, 1954 yılında da uçak motoru fabrikası MKEK’ na devredilir. Motor fabrikası 1955’te traktör imalatına geçerek bugünkü Türk Traktör Fabrikası haline getirilir. Uçak fabrikasında ise 1959’da üretim durdurularak 1963’den sonra o da traktör üretimine yönlendirilir.

Ve geliyoruz 1970’lere, onurlu ve haklı Kıbrıs çıkartmasına, ardından konan silah ambargosuna, yeniden güçlenen “kendi uçağını kendin yap” sloganı eşliğindeki büyük kampanyaya, yürekten bağışlanan milyarlarca Türk Lirasına. Sonrası ilk olarak törenlerle 1986’da havalanan, giderek sayıları 280’i bulan, yerli montaj “Savaşan Şahin” F-16’lara (Ayrıca 40 adette Mısır Hava Kuvvetleri’ne üretip satılan var).Patentin altında ise yine o bol yıldızlı, kırmızısı, mavisi, beyazı ile göz boyayanlar var. Uçuş yazılımlarının ardında da öyle.

Düşünüyorum da bazen

Ne de çabuk da yakalıyor

Ve selamlıyor bizleri

Şu şaşmaz öğretmen “Tarih”

O yaşlı ama öğrettikleri hep güncel

Öğütlerle, sembollerle

Ve o hep

Gerçeğin peşinde sürek avcısı

Bilinçli zihinlerde

Keskin sentezlerde

Ve koskoca yüreklerde

Diğer taraftan bu günlerde, ODTÜ’den değerli bir bilim adamlarımızın ( Hakan Gürsu ve ekibi) dünya çapında ses getiren bir tasarım yarışmasında “Volitan” adlı muhteşem sürat teknesi tasarımı ile iki dalda birden birinciliği ile masmavi denizlerde göğsümüzü kabartan gururu söz konusu. Benim de bilinmesini istediğim ise, yakın tarihimize bir göz attığımızda, bu gururu Türk Hava Kurumu ile 1930’larda masmavi göklerimizde çelik kanatlar olarak yaşamışlığımız söz konusu.

Metin kısımları gerçek, giriş paragrafı ve serbest vezinli değinme kısımları ise gerçeğe göz kırpan düş şeklindeki bu yazımda o ”… babasının kucağında, gözleri ışıl, ışıl, yüreği ise kıpır, kıpır ve coşkulu, tavanda asılı ay-yıldızlı çelik kuşu hayranlıkla izleyen çocuk…” büyümüş de yoksa çağımız teknolojisine uygun ulusal uçuş yazılımları mı yapıyor ? Aman ona ve onun gibilere iyi bakalım ve iyi sahip çıkalım!..

Kötümserliğe ve karamsarlığa karşı direnmeyi ve dirilerek yeniden umutlanmayı unutmaya yüz tuttuğumuz anlarda o çocuk gözlerdeki ışıltıya güvenelim.

Kaynak: Mahmut KİPER, ”Bir başarı Öyküsünün Hüzne Dönüşü- Cumhuriyet’in Uçak Sanayisi”, Cumhuriyet-Strateji, 14 / 01 / 2008 sayfa 6&7.’den de yararlanılmıştır.

Ersin KABOĞLU,

15/01/2008, Ankara

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MERHABALAR...Çok sevgili ERSİN kardeşim :-)) Önce unutmadan 2012-KURBAN ve CUMHURİYET bayramlarınızı canı gönülden kutlar, sevgili ailenizle birlikte sağlık,huzur ve mutluluklar dilerim :-)) diyerek, bu " Tavana asılı ay yıldızlı çelik kanatlar" 15/Ocak/2008 de yayınlamış olduğunuz blog yazısı bence çok güzel :-)) Şarap gibi yıllanmış bu değerli yazınızı müsaadelerinizle OLTAMA TAKIYORUM :-)) Sonsuz sevgiler ve selamlar..ADANA'dan --->> ANKARA'ya :-))

BEN ve OLTAMA TAKILANLAR 
 19.10.2012 22:38
Cevap :
MERHABALAR... Sevgideğer, saygıdeğer Necip (Ağa)bey(im). Bu mahir, değer bilir ve umulmadık derinliklere rahatlıkla dalabilen OLTANIZA ve size sonsuz teşekkürler! Onur verdiniz, güç verdiniz. Bu vesileyle ben de sizin ve sevgili ailenizin KURBAN ve CUMHURİYET bayramlarını en içten duygu ve dileklerimle kutlar, mutluluklar dilerim. Başkent Ankara'dan sonsuz sevgi ve selamlar... Güzel ADANA'mıza da da...  20.10.2012 13:59
 

Ersin bey, havacılıkla ilgili çok aydınlatıcı bir yazı olmuş. Göstermiş olduğunuz emeği, yürekten kutlarım. Sevgi ve saygılarımla.

Dolmakalem 
 16.01.2008 16:35
Cevap :
Ben de yazıma göstermiş olduğunuz ilgi ve iltifatınız için çok teşekkür ederim.Sevgi ve saygılarımla.  16.01.2008 20:34
 

Ben olamasam da ne olacaksın diye sorulduğunda ya bilim adamı ya da pilot olacağım diyen biraz haylaz ama cin gibi bir oğlum var. Bu linki takip ederek "http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=59669" kendisi hakkında daha fazla bilgi edinebilir, pilot olabilir mi olamaz mı fikir verebilirsiniz.:) Demek ki umutlarımızı nehre salıp, arkasından bakmamıza hiç gerek yokmuş değil mi?:) Sevgilerimle

Ayrıntıda gezinmek 
 16.01.2008 1:12
Cevap :
Evet, evet "Cin gibi" maşallah, gözlerinde de o tanımladığımız "ışıltı"!..Pilot da olur ya da bir orta yol olarak havacılıkla ilgili bir bilim dalında bilim adamı da olabilir.Tekrar teşekkür,sevgi ve saygılarımla.  16.01.2008 10:50
 

Parmaklarım o kadar kalın ki; yorum bitmeden, kontrol etmeden, cümlemi bile tamamlayamadan, daha bir baktım gitmiş. Konunun havacılık olmasından galiba:) "Jet hızıyla:)" Bir önceki yorumda hatalar vardır mutlaka. Okuyacaklardan şimdiden özür diliyorum. Bloğuma titizlendiğim kadar titizleniyorum çünkü yorumlarıma ama bu defa elim bir kazaya kurban gitti:)) Diyordum ki;küçükken en büyük hayalimden biri de Pilot olmaktı. Fakat hiçbir şey olamadık:) Tıpkı ülkem gibi. İşte bunun için içim yanar, bunun içim gözlerim dalar yıllardır. Sizinde vurguladığınız gibi… hiç biz zaman geç değildir aslında. Yeniden o ruhu canlandırmalı, bilimde, tıpta, sanayide bu uğurda bir şeyler yapanları, gecesini gündüzüne katanları taçlandırmalı, onurlandırmalı, yanında olmalıyız. Halk olarak da, devlet olarak da… Kendinize iyi bakın. Sevgilerimle

Ayrıntıda gezinmek 
 15.01.2008 19:36
Cevap :
Her iki yorumdaki içtenlik, coşku ve ideal atmosferini çok net olarak görebiliyor, hissedebiliyorum.Bu arada kendinize haksızlık ettiğiniz bölümler olmuş, bence buna hiç gerek yok.Siz burada en içten, en seri, gerektiğinde aykırı ve güzel yazan arkadaşlarımızdan birisiniz ve bu özelliklerinizle de sanırım oldukça tanınıyorsunuz.Siz, biz hepimiz için yaşamda ister istemez bazı şeyler eksik kalmış olabilir.Önemli olan bireysel ve toplumsal olarak bunu görebilmek ve koşullar ne olursa olsun o heyecanı yeniden yaratarak, hissederek ve "...nerede kalmıştık?" diyerek yola devam edebilmek.Ayrıca bu vesile ile çocuksu düşlerin o tatlı beşiğinde pilot olmayı düşlemiş olduğunuzu duymak eminim hepimiz için çok hoş bir sürpriz oldu.Buna benzer duyumsamalar hissettirebildimse ne mutlu bana!..Çok değerli ve içten katkın, yorumların için sonsuz teşekkürler.  15.01.2008 20:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 355
Toplam yorum
: 3314
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2352
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster