Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '12

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1747
 

Üçgenin alanı nasıl bulunur?

Bu  da sorulacak soru mu yani? İlkokulu bitiren herkes bu soruya cevap verebilir diye düşünürüz.

Ama gerçek böyle değil? Daha doğrusu acı bir gerçek ortada duruyor, bunun bence kimse farkında değil.

Geçen gün yolda yürüyorum. Bir genç yanıma yaklaşarak, " öğrenciyim, turistik bir mekanla ilgili  anket yapabilir miyim?" dedi. Tamam dedim. Ancak önce bir soruma cevap vermelisin dedim ve iznini alarak  sordum. "Üçgenin alanı nasıl bulunur ? "

Öğrenci gencimiz, sorumu bitirdiğim an, hızla yanımdan uzaklaştı. Sanki elektrik çarpmış gibi oldu.

Ben bunun böyle olacağını biliyordum. Belki yanılırım diye düşünerek sormuştum bu meşhur sorumu.

Meşhur sorumu diyorum, zira bu soruyu bir çok öğrenciye hatta üniversite giriş sınavına hazırlanan öğrencilere de sormuştum.

Bilene rastlamadım.

Bir kısmı "amca bunun formülü var, hatırlamıyorum" dedi. Bir kısmı ise unuttuğunu söyledi, bir kısmı daha oraya gelmedik dedi.

Benim bu meşhur sorularım yalnız geometri ile ilgili değildir. Coğrafya ve edebiyat konularında da çok soru sorarım.

Baltık Denizini ve Cebelitarık Boğazını bilmeyen, hatta hiç duymamış çok kişiye rastladım. İsveç, Norveç, Danimarka, Kanada' nın başkentlerini bilen yok gibidir.

Divan edebiyatından üç tane yazar veya şair adı söyle dediğim bir çok öğrenci, şaşkınlıkla suratıma bakıp, unuttum amca demiştir.

Hele lisan eğitimi içler acısıdır. Kaymakamlarımız, valilerimiz, hatta Bakanlarımız, Başbakanlarımız lisan bilmezler.

Neden kardeşim, neden?

Bunları neden yazıyorum?

2012 yılı YGS sınavında 50 bin öğrenci sıfır puan almış. Bu ne demek? Bu, amiyane tabirle, 50 bin öğrenci  bilgi yönünden TIN TIN  demek. Hiçbir şey bilmiyor demek. Son derece yetersiz eğitim görüyorlar demek. Elim varmıyor ama, hocalarımız dalga geçiyor demek. Okullarımızda denetim yok demek.

Acaba 4+4+4 sistemi eğitimdeki bu bilgi yetersizliğini çözer mi?

Ben inanmıyorum.  

Öğretmenlerin maaşları yetersizse,yaşam şartları zorsa, gerekli pedagojik ve bilimsel yeterliliğe sahip değillerse, sınıflarda  yetmiş ila seksen öğrenci bulunuyorsa, okullarda araç gereç noksanlıkları diz boyuysa, velilerin  çoğunluğu ilkokul mezunu ise, eğitimden ne netice alınabilinir ki?

Öğrenciler üçgenin alanını da, dairenin çevresini de, ay tutulmasının ne olduğunu da, barajları da, şeker fabrikalarımızı da bilemezler.

Ben çok yakından biliyorum. 1950 'lerin Fransız eğitim sistemini bile halen yakalamış durumda değiliz.

Hatta sadece " EĞİTİM ŞART " DERİZ , AMA EĞİTİMİN NE OLDUĞUNU BİLMEYİZ.   

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar..Sevgili hemşehrim YILMAZ beyciğim :-) Size mesela başka bir örnek, üniversite imtihanına girecek gençlere TV spikeri soruyor. (Pİ) sayısı kaç dır..? En yakın cevap (3), bunun yanında (2)- (1) diyenleri mi arasınız, yoksa hiç bilmiyorum diyenleri mi..? Ve bu gençlik istikbale doğru yetişiyor işte..! :-( Sevgiler, selamlar ve saygılar :-)) NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 30.05.2012 17:08
Cevap :
Sayın hemşehrim, şaşmamak elde değil. Suç gençlerde mi, yoksa öğretmenlerde mi? Sevgi,saygı ve selamlarımla.  30.05.2012 23:02
 

Sayın Çetingöz, bu soruları blog yazarlarına da sorsanız alacağınız yanıtlar sizi daha da umutsuzluğa sürükleyebilir. Örneğin ben üçgenin alanını hatırlayamadım ve bundan da büyük üzüntü duydum. Bazı mesleklerde özveri ve idealizm önemlidir, maddiyat ikinci planda olmalıdır. İnsanlar meslek seçerken bunları dikkate alırlarsa hem başarılı olurlar, hem yaptıkları işten en yüksek doyuma ulaşırlar ve hem de topluma katkıları en üst düzeyde olur. Örneğin eğitim, sağlık, emniyet ve adalet. Eğitim sistemimiz ise her zaman çok kötüydü, herşeyi öğretmeye çalışır ama hiçbirşeyi öğretemezlerdi. Avrupalı ortalama bir genç bizdeki derslerin yarısını oluyor, ne kadar kültürlü oldukları tartışılabilir, ama ülke olarak uygarlık düzeyleri ortada. Selam ve saygıyla.

Güz Özlemi 
 03.05.2012 15:32
Cevap :
Sayın dostum, eğitim konusunu bir türlü gelişmiş ülkelerin eğitim seviyesine getiremedik. Anlaşılır gibi değil.Saygı ve selamlarımla.  03.05.2012 16:29
 

Sn Çetingöz, sağlıklı olmanızın işareti olan yazılarınızı okumaktan mutlu oluyorum. Eğitim konusundaki tespitlerinize katılıyorum. Sorun kaliteli eğitim vermekten çok öte yandaş yetiştirme eğitim ve öğretimine yöneliktir diye düşünüyorum. Tezatlar demoktasisi her alanda kendini gösteriyor. Oyunculara kızıp tek sözle Devlet Tiyatrolarını özelleştireceğim diyen bir zihniyetten demokratik tartışma beklenir mi? Hâlâ dindar bir gençlik yetiştireceğiz sözünde direnen bir hükümet başkanından kaliteli eğitim beklemek, hayaldir. Sağlıklar dileğiyle selamliyorum.

Hızır Kabil 
 01.05.2012 12:33
Cevap :
Sayın yazarım belirttiğiniz gibi eğitim siyasi nitelik taşımamalıdır. Eğitim evrensel bir olgudur. Muasır medeniyet seviyesine modern eğitim sayesinde ulaşılır.Bu gerçek unutulmamalıdır.Sevgi ve saygılarımla.  01.05.2012 23:44
 

Merhaba Yılmaz Bey...Eğitim sisteminin kötü bir durumda olduğunun kanıtı ne yazık ki bu durum. Her geçen gün de daha kötüye gidiyor. Yeni sistemin de bilimden uzak dindar nesil yetiştireceği aşikar. Eğitimli insana ihtiyaç duyulmuyor ülkemizde. Eğitimsiz insan yığınları daha önemli galiba... Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 29.04.2012 17:41
Cevap :
Merhaba Ayşegül Hanım. Eğitim sistemi istenilen seviyeye getirmemek için sanki büyük bir gayret sarfediliyor.Sanki diyorum, çünkü inanmak istemiyorum.Komplo teorilerine aklım ermiyor.Eğitimin bu denli karmakarışık hale getirilmesi de anlaşılır gibi değil.Atamızın 1920 yıllardan itibaren başlattığı eğitim sistemi bu düzeyde olmamalıydı.Onun için Eğitim Enstitülerin kapatılmasına üzülmemek elde değil.Gerçekten eğitimden anlayanların iş başında olmaları dileğiyle saygılar sunarım.   01.05.2012 12:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 451
Toplam yorum
: 2187
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 989
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster