Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '18

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
224
 

Vizyonun Bedeli : Platon’un Işığında 20. Yüzyıl’dan Dört Devlet Adamı Portresi

Vizyonun Bedeli : Platon’un Işığında 20. Yüzyıl’dan Dört Devlet Adamı Portresi
 

4 Unutulmaz Devlet Adamı / 4 Mimar Ruh


Platon ünlü sözünde, “Ya  filozoflar kral olmalı, ya da krallar filozof ..” demiş.  Platon, kuvvetle muhtemel filozoflar kral ya da krallar filozof olmadıkça ideal düzenin kurulamayacağını düşünmekteydi. Bu söz “ya güçlüler akıllı olmalı ya da akıllılar güçlü olmalı” şeklinde de yorumlanabilir. O hâlde ideal düzen, güç ile aklın uyumlu birlikteliğiyle mümkündür diyebiliriz. Platon, aklın idaresindeki bir ülkede her sınıfın kendine has, gerçek hazları elde edip mutlu olacağını savunmaktaydı. Ona göre aklın idare etmediği ülkede, cesaret gibi bir erdem bile insanların felaketine yol açabilirdi.

Çağları aşan anıt eseri ‘Devlet’te, yöneticinin başlıca vasfının doğruya bağlılık, yani gelip geçici olan görünüşlere değil gerçek varlığa erişmek, dolayısıyla ‘idea’ları kavramak olduğunu okuyoruz. Filozofun iyi ideasıyla kurduğu ilişki, aynı zamanda “evren düzeninin bütünlüğüyle” kurduğu temastır diyor Platon, ideaları birbirleriyle ilişkileri içinde bütünlüklü biçimde kavrayabilme yetisi, ülkesinin düzenini evren düzeninin bütünüyle uyumlu kılar diye de ekliyor.

Platon’un ‘kral’ tanımına uygun ve  yukarıdaki öğretisini adeta birebir takip eden devlet adamları yakın tarihte - 20. Yüzyıl’da dünyada da ülkemizde de ender de olsa yeralmışlar. Bazıları barışsever, evrensel duruşları sebebiyle kendi ülkelerinin sistemlerince farklı biçimlerde tasfiye edilmiş, bazılarının da yaşayan büyük fikirleri on yıllar geçtikten sonra hâlen tasfiye edilmeye çalışılan bu vizyoner Türk ve yabancı devlet adamlarının ortak yanı şu sözlerinde saklı :
 

" Kendi sorunlarımızı anlayabilmek için, dünyadaki her ülkede yaşayan insanların sorunlarını anlamaya çalışmalıyız. "  
Henry Agard Wallace /  A.B.D. 33. Başkan Yardımcısı ( 1888-1965 ).

" Milletlerin istiklâli prensibi mahfuz kalmak üzere, belli bir sınıfın bütün dünya üzerinde birleştirilmesi manasına gelmeyerek, dünya milletlerinin birliklerini doğru ve mümkün görürüm."
Hasan Âli Yücel / Köy Enstitüleri’ni kuran unutulmaz Milli Eğitim Bakanımız ( 1897-1961 )

" Sadece Amerikalılar için değil, tüm dünyadaki kadın ve erkekler için barış istiyoruz. Sadece kendi zamanımız için değil, tüm zamanlar için barış istiyoruz.. En basit ortak bağımız; hepimiz bu gezegende yaşıyoruz, hepimiz aynı havayı soluyoruz, hepimiz çocuklarımızın geleceğini düşünüyoruz, ve hepimiz ölümlüyüz..."
John Fitzgerald Kennedy / A.B.D. 35. Başkanı ( 1917-1963 )

" Bugün bütün dünya milletleri, aşağı yukarı akraba olmuşlardır. Bu itibarla insan, mensup olduğu milletin varlığını ve saadetini düşündüğü kadar, bütün cihan milletlerinin huzur ve refahını da düşünmeli ve kendi milletinin saadetine ne kadar kıymet veriyorsa, bütün dünya milletlerinin saadetine hizmet etmeye elinden geldiği kadar çalışmalıdır. "
Mustafa Kemal Atatürk ( 1938 - ? )

“ Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözünün gerçek uygulayıcısı olan bu dört dev isim gibi yapıcı/mimar ruhlar, dünya tarihi boyunca yıkıcı ruhların amansız  saldırılarına maruz kalmışlar. Bir bakıma vizyonlarının bedeli ödetilmeye çalışılmış, ama onların  buna rağmen gittikçe daha çok sevilip, okunup, araştırılıp, gerçek unutulmazlar arasına girdiklerine şahit oluyoruz.  

21. Yüzyıl için beslenen tüm umutlara rağmen, bugün yıkıcı ruhların çoğunlukta olduğu bir dünya düzeni hüküm sürüyor. Son dönemde dünyada ve bölgemizde sayısı giderek artan otokrat liderler, geleceğe dönük barış için olumlu sinyaller vermiyorlar. Geçtiğimiz günlerde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Yaşadığımız anlar, iki savaş arası (1. ve 2. Dünya Savaşları) döneme benziyor” şeklinde çarpıcı bir beyanat verdi.  

Yöneticiler, tarihten ve Platon öğretilerinden ders almadıkça kan ve gözyaşı eksik olmayacak.Hitler gibi tarih okumayan zalim diktatörlerin dünyayı ne hâle getirdiği yine tarihin tozlu yapraklarında saklı, yıkılmaya yüz tutmuş köprüden önceki son çıkış ise Atatürk, JFK, Henry A. Wallace ve Hasan Âli Yücel gibi mimar ruhlu devlet adamlarının o insancıl sözlerinde..    

 

  • ----------------------------
  •  
  • 1) www.felsefe.gen.tr
  • 2) Devlet / Platon / İşbankası Kültür Yayınları
  • 3) Toward World Peace / Henry Agard Wallace / 1948 / Reynal & Hitchcock
  • 4) Davam / Hasan Âli Yücel / 1947 / İşbankası Kültür Yayınları


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Bumin Oğuz Bey, tarih bakımında okunmaya ve not almaya değer bir yazı kutluyorum.Dilinize sağlık. Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 02.12.2018 13:15
Cevap :
Teveccühünüz sevgili Abdülkadir Hocam. Yorumunuza teşekkür ederim. Söke'ye çok selamlar.  02.12.2018 18:10
 

Evet Platon devletlerin filozoflar tarafından yönetilmesi gerektiğini öneren büyük bir düşünürdür. Ancak ne var Platon'dan sonra geçen yaklaşık 2.300 yıllık insanlık tarihinde hiçbir devletin bir filozof tarafından yönetilmediğini aksine her coğrafyada her çağda krallar ve siyasetçiler tarafından yönetildiğini görürüz.Yazınızda saydığınız siyasetçilerin söyledikleri bazı söylemlerden yola çıkarak o siyasetçilerin filozof oldukları anlamını çıkarmak son derece yanlış olur. Çünkü onların hiçbiri felsefe tarihine geçebilecek bir eser bırakmamıştır. Saydığınız isimlerin hepside siyaset tarihinin aktörleri olarak anılırlar. Platon kesinlikle haklıydı ama onun önerisine kimse kulak asmamış ve bu günlere gelinmiştir. Selamlar

Matilla 
 02.12.2018 12:45
Cevap :
Platon’un “Krallar Filozof Olmalı..” sözü, kişisel düşünceme göre sizin belirttiğiniz gibi keskin bir çizgi ile değerlendirilmemelidir. Evet, Platon bu şekilde bir ideali tarif etmiştir, ama kendisinin de bu idealin hiçbir zaman 100% gerçekleşmeyeceğini düşündüğünü tahmin ediyorum. Takdir edersiniz ki bir devlet adamının reel zeminde çözmesi ve vakit sarfetmesi gereken birçok sorunlar vardır, bu sebeple devlet adamı ideal manada 100% filozof olamayacaktır. Kaldı ki yazıda bahsettiğim devlet adamları kendi çağındaki mevkidaşlarını, akıl ve gücü dengelemede, barışsever ve evrensel düşüncede katmer katmer geçmiş, düşünen, okuyan, düşünmeyi teşvik eden ve insanı ön plana çıkaran liderlerdir, hatta bu uğurda kimisi canını bile vermiştir. Yazımda Platon’un (iyi & evrensel düşünce) öğretisini takip ediyorlardı dedim, takip ediyorlardı demek herşeyi doğru yaptılar manasında da değildir, muhakkak hatalar yapmışlardır, ama görevdeyken sergiledikleri icraatleri ile konumları ve insanlığa bırak  02.12.2018 18:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 310
Kayıt tarihi
: 06.01.18
 
 

Aydın'da dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimi Aydın'da tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster