Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
267
 

Yitirdiğim anılar

Yitirdiğim anılar
 

Sistem Hatası. Yeni zaman tüneline henüz geçmediniz mi?


Aylardır aramasına karşın Met geçmişine ilişkin en küçük bir iz bile bulamamıştı.

Uzun bir boşluğun ardından bunun normal olamayacağını ne zaman anladığını bilmiyordu.

Aslında çok huzurluydu. Ne bir öfke, ne korku, ne amaca ulaşamamanın gerginliği, ne heyecan, ne başarının rahatlığı, belleğinde hiçbir duygunun izi yoktu.

Yalnızca yolunda gitmeyen bir yanın varlığını seziyordu.

Yanındaki kadına baktı. Birbirlerini deli gibi sevdiklerini söyleyen, Met onu bir türlü hatırlayamadıkça da kahrolan kadına.

Biçimli bir bedeni, anlamlı gözleri vardı. Çok güzel olmasa bile inanılmaz uyumlu görünüyordu. Saatler süren bir çabadan sonra yorgunluktan  yatağa uzanmışlardı. Evin her yerini birlikte gezmişler, Met'in aklında yeni bir çağrışım yaratıp anılarını görmesini sağlayacak bir nesne, bir ışık, bir renk, bir koku bulmaya çalışmışlardı.

Sonuç yine olumsuz olunca gerilmiş bedenlerini biraz dinlenebilmek için yatağa bırakmışlardı.

Merilia kısa bir süre sonra Met'le ilgilenmeye başlamıştı. Aylardır bunu yapıyordu. Yeni bir denemenin ona geçmişte yaşadığı sıcak saatleri anımsatmasını umuyordu. Birkaç kez bir kıpırdanma yaşanır gibi olmuştu. Ama hepsinde de eşi kısa sürede aklındaki boşluğun içine yeniden düşüvermişti. "Belki de beni bırakmalısın artık" demişti. "Hiçbir zaman eskiye dönemeyebilirim. Bir hiç olarak kalıp böyle ölebilirim. Benden ayrılıp kendi yaşamının peşine düşmelisin."

Erkeğin bu sözlerine karşın kadın gidemiyordu. Evet, onu seviyordu. Ama tek neden bu değildi. Birlikte başladıkları bir yoldan çıkan ilk sorunda ayrılmayı istemiyordu.

Kadının yüzündeki umutsuz izleri bir süre izledikten sonra Met yine geçmişi zorlamaya çalıştı. Hatırladığı küçük parçalar da olmasa çoktan vazgeçebilirdi. Geride kalmış en belirgin anısı üzerine doğru gelen bir hava treniydi. Işıktan karşıya geçiyordu. Yeşil yandığını görünce yürümüştü. Oysa durması, geçmek için moru beklemesi gerekiyordu. Bir kadın son anda onu durdurmasa tüm sorunları bir anda bitmiş olacaktı.

Birden bir ışık yandı, gözünün önünde bir sahne canlandı. Bir reklam yeni zaman tüneline geçmesini
istiyordu. Renkler, irili ufaklı şekiller ekranda yanıp sönüyor, uçuşuyor, annesini, babasını, bebekliğini, kardeşlerini, arkadaşlarını, okulunu, ilk işine başladığı günü, sevdiği kadınla ilk karşılaşmasını, birlikte ilk yolculuklarını, neredeyse tüm yaşamını önüne getiriyordu.

Aklında başka bir iz belirdi. Okuduğu bir haberdi galiba ama onu çok etkilemişti. Arama motoru kullanmanın belleği zayıflattığını söylüyordu. Hiç de şaşırtıcı olmazdı böyle bir sonuç. Kullanılmayan organ körelir. Araştırılmamış bilgi unutulur.

Anılarını ekranda canlı olarak izlemek, Merilia'yla paylaşmak çok güzeldi. Artık geçmişi hep karşısındaydı.

Tüm ayrıntıları istediği anda yeniden yaşayabiliyordu. Özel öyle bir kaç an vardı ki, her izlediğinde 
yeniden doğmuş gibi oluyordu. Yeni zaman tüneli gerçekten inanılmazdı, muhteşemdi.

Peki sonra ne olmuştu?

Met gözlerini kıstı, yumruklarını sıktı. Ne yaparsa yapsın sonrası gelmiyordu. Öncesi de yoktu. Tüm anıları yok olmuştu. Yine boş bakışları tavana dikildi. Yüzü bir heykelin anlamsızlığına büründü.

Merilia yatakta dönerek deli gibi sevmiş olduğu, hala da en az ilk günkü kadar değer verdiği adama sıkıca sarıldı. Ne büyük bir acıydı onu bu çağda böyle görmek. Bir zamanlar beyin sorunları nedeniyle işlevlerini yitirenlerin yakınlarının neler hissettiğini çok iyi anlıyordu. Met'in bedensel bir sorunu yoktu ama onların yaşadığının aynısını yaşıyordu. Belleğinin gücünü artırmak için anılarını saklama ve canlandırma merkezine yüklemişti. Ekrandakilerin canlılığı kısa sürede aklındakileri tümüyle silmişti.

Bu çağda iletişim hatası olabileceği kimsenin aklının kösesine bile gelmezdi. Bu yüzden ne uzmanların, ne kullanıcıların bir B planı yoktu. Met yitirdiği anılarıyla yapayalnız kalmıştı.

Merilia eşini öptü.

"Sevgilim, niçin böyle acele ettin Anılar V20.12 sürümüne geçmek için?" diye fısıldadı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 244
Kayıt tarihi
: 08.01.12
 
 

1958 doğumlu. Mühendislik eğitimi aldı. Teknik alanda çalışırken kültürel konulara ilgisini sürdü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster