bir nisan yağmuru, geldi geçti sonrası, toprağın mis kokusu her penceremde gün güneşin saçları denizin parıltısı bir düşman gecede sana sarıldığım tablodaki manzar..
upuzun bir düş/müş düşlediğim benim işim değilmiş/ harcım da iki ileri bir geri tempoda, git git bitiremedim yolu hâlâ acemi kalemim aydınlığı kapatan koca devi bir türlü..
/kim ister ki ışıksız bir lâmba olmayı kim istemez ki insan gibi yaşamayı/ senin adın Melek olsun dendi ve üç kez Melek Melek Melek fısıltılarında kaldı kulağı solu..
gündüze serdim geceyi, aydınlandı yüzü kav/dan vücudumu bitmek bilmeyen sızılarımı gördü sığamadı içine hüznüm pes edip, kendime bıraktı beni sevgi kipini unutma ded..
adaktım gelmelerine bir yerim eksilirdi her seferinde her seferinde biraz daha ateş alırken kalbim “sevdanın sıcak teriyle” donardım arkanda bıraktığın tipide ..
şimdi, hangi zamanın efkârını dağıtmalı bu şiirde ilk yazlarda kalan ziyan zebil gençliğin nefesine/ mi yanmalı yoksa, dolu dolu yaşanmayan bomboş yıllara mı gül sunan ..
" Ve bırakıp gideriz, Gitmek kurtulmaksa..." Behçet Necatigil kafesinde çırpınıp duran kuş özgürlük nice zordur dışarda/bilmiyor ..
tadını çıkar yalnızlığının bitti işte yola düşme sabırsızlanışların virân bir yaşanmışlık kalacak arkamda gölgemin saramadığı, sararan bir vahada suyu tükenen ırmağın, i..
son saati vuruyor, çağırıyor yol tuğlasını koy, harcını koy sıkıca kapat yarım kalan düşleri dalında açmayan bahar beklesin vakitsiz açmasın gül dönersem eğer, yine burada..
/yol uzaklaştırmaz insanı sevgiden yavaş da olsa akar ırmak lâkin su bulandı mı bir kere yüzünde yeşeren umudu silen tek kişilik korkular / biter bir yerlerden hiç s..
Güzel Sanatlara tutkulu, Türk sanat müziği hayranı, deniz ve İstanbul âşığı şiiryazar bir fâni....