gün gün, geriye düşerken yaz kalabalığı değişiyor rüzgârın suyun sesi büyü bozuluyor aydınlıktan karanlığa yürüyor yaşanmışlıklar varoluşun sesini duyamadığın an gözde biç..
davullar zurnalar gümbür gümbür farkındasız /sevinçli kendi ellerinle ölümü kucaklıyorlar “en büyük asker bizim asker” bir annenin susan gözlerinde kimsenin göremed..
uzandılar yollara her şey vatan diye acının yazıları düştü kadere ellerinde ışık/bedenlerinde çokça tomurcuk bahar için vardılar hileli yollarda kahpe kurşunlara cesaretti t..
/parlaklığına kapılırsan aldanırsın gece yaşar yıldızlar/ sesin uyandıracak seni ayaklarına dolandırmayacak hırsını acının rengini silen elin olacak hayat şark..
gecenin gözleriyle bakan damlayken koca bir göl olan ve yalnızca düşlerimde ürkütebildiğim o koca ayaklılar söze düştüğünde suya sabuna dokunmayan söz bekliyorlar en asgari..
/kim tedariklidir ki bu sese/ bilir misin dürülü bayrak haberini her sesi bastıran o gümbürtü görülemeyecek varılamayacak kavuşulamayacak bir iç yang..
dünyayı verdik çocuklara dünyayı bir günlüğüne değil her gün, her gün, herrrr güüünnn dünyayı verdik çocuklara dünyayı süt bize kadardı kan, irin ile tıka basa doy..
ah! çocuk gözlerinde sonbahar pusu/su menevişlendiremiyor hayat suyunu her yerin gece ışımıyor yüzün, hep böyle soluk sızacak yer yok güne duyuramıyor renklerin sesini ..
/her kıyıdan bir fırtına dolar içine bilinmeyen bir mevsimin kokusuyla kendi karanlığında kaybolur kişi/ bayramlarda azalan ev kapılarında ne çok..
demek gidiyorsun gitmekle kalmak arası, sallantıdaydın ya bir adım da düşebilirdin belki benden yana yalan gözlerini taşımaktan yorulmuştu gözl..
Güzel Sanatlara tutkulu, Türk sanat müziği hayranı, deniz ve İstanbul âşığı şiiryazar bir fâni....