Kralımızın yani :) Blog kralımız :) Majestelerimiz :) Ulu Manitumuz :) Ahmet Balcı'mız :) Geçenki risalesinde kimseciklerin rahmetli anneciği gibi patates kızartamadığını buyu..
Ankara'dayım yine. Daha önce dikkat etmemişim, görmedim. Paraşüt kulesinin yanına alışveriş merkezi gibi bir bina yapmışlar. Baktım... Baktım... Baktım. Bir tuhaf oldum.<..
O... Bir fenomen :) Blogda namı yürüyeni :) O... Bir karizma :) Gölgesi dahi yeteni :) O... Bir centilmen :) Karadeniz harmanı :) O... Bir şair :)..
Hafta sonu İzmir keşfindeydim :) Alsancak'da sokak şenlikleri varmış :) Arkadaşım aradı haber verdi :) İzmir'i kıyısından bucağından yaşayınca haliyle haberim olmuyor hiçbirşeyden :)
Hayat tuhaf şey... Yaşarsın bir yerde... Farkına varmazsın yaşarken. Şehir, siner üzerine... Havası... Suyu... Kokusu... Taşı... Toprağı... Ruhu... İş..
Biliriz hani :) Yazmaz bir yerde :) Ama... Vakti saati geldi mi herkes öğrenir bir şekilde :) Neleri mi? Misal: Sarma tenceresi kuralı:) Kaç kişilik sarma yapılacağı..
Hayat ne garip :) Ne kadar çabuk değişiyor herşey :) Cep telefonu şirketlerinin kampanyalarını görüyorum heryerde :) İlk zamanlarını hatırlıyorum sonra :) Sadece ''hat'' ücreti ola..
Apartmanı sarmış kokusu :) Mis gibi :) Hamburgercilerde kızaranlara da benzemiyor evdeki patatesin kokusu :) Kocaman derin dondurucularda aylarca poşet poşet saklanmıyor evdekiler :)
Dario Moreno Sokağı aslında adı ama ben ''Asansör Sokağı'' diyorum ona. Eski evler var sokak boyunca. Pancurları kapalı evler onlar. Sokağın başındaki bina kurs olarak kullanılıyor...
Yolda gelip geçerken görüyorum onları :) Çok hoş binalarda, tüm balkonlarında varlar :) Moda herhal :) Ne bileyim :) Bu kadar kullanışsız, bu kadar estetik yoksunu bir şey, anca..
Kendi halinde biriyim, ziraat mühendisiyim. Emekli oldum ve kendi işimi kurdum. İzmir'de yaşıyoru..