Mustafa Atilla da döndü nihayet, Bundan böyle artık felsefe yine gündemde Çala kaşık ütopyayı atıştırırız Sonra dünya meselelerini karıştırırız, Felsefe sorunlara çare bulmaksa eğer..
Name nedir? Belli ki bir çeşit mektup… Daha çok sevgililere yazılan cinsten… E biz burada kime name yazacağız, bu yaştan sonra… Sevgili falan, filan… Olur mu yav..! Olmaz olmaz da, insan ..
Yani bir zırıltıdır gidiyor Nereden geliyor bu bağırtı bu çağırtı… Niye itirazınız var ki? İşte her şey bu minval üzre.. Hep patronun dediği oluyor Kimse de niye itiraz ettiğini..
Özdere nire biz nire… Dayan dizlerim dayan bire… Artık zor geliyor böyle uzun geziler… Ama yine de arkadaşlarımız arasında delikanlı gibi olanlar var.. Koşturup duruyorlar. Biz ..
Blogavaz… Ya da Blog-avaz… Avaz ne demek? Bağırmak, çağırmak, nara atmak, feryat etmek…demek. Aşık Veysel ne demiş: "Sinemi deler avazın / Turnam senin sunam senin." ..
Abi bana aşçı deme, Ben ahçıyım, ahçı… Ne yapayım, yüreğimin derinliklerinden geliyor Sonra gelip sinemin baş köşesine oturuyor Sonra sonra başıma vuruyor… Ah ahçı, vah ahçı ..
Bu gün başımı aldım Çıktım, deniz kıyısına gittim Orda gördüm bir balık Adını sordum: dedi, Dertsiz. Dertsiz ha! Dedim : Niye.. “Bütün balıklar dertli de, ondan, diye. ..
Bak konuya nereden gireceğim… Burası kimlerin evi..? Diyeceksin ki, bizim, hepimizin…. Biz hepimiz kimlerden oluşuyor..? Bir kere Patron takımı; yöneticiler..
Bu şiirden anlayan Bir sen varsın Çünkü şiirler Acı çeken gönüllere gider Orada ebedi kilim serer Başka…Ne diyim Kim söyler , kim dinler.. ..
Dün mezarlığa gittim Annemi görmeye Görüp göreceğim bir taş Onun da üzerindeki Yazılar okunmuyor. Dün kalktım gittim mezarlığa Babamı görmek için Sandım yine asık ..
Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..