Yağmurun sesini dinledim. Öyle güzeldi ki.. Uzaklara saklanan seslerimi hissettim.İskambil kağıtlarından yapmaya çalıştığım evimi hayal ettim . En ufacık hareketimde yıkılıverecek olduğunu bildiği..
Hani olur ya çekip gitmek istersen bir yerlere. Neresi olduğunu bilemezsin. Ümitle beklediğin bahar ay'ı gelip geçer ardından bakakalırsın.Yüreğinde çalan yalnızlık senfonisi susmak bilmez bir..
Kaybettiklerimin arkasından garip bir duygu kaplardı içimi. İsterdim ki yıllar hemencecik geçsin. Uzaklarda kalsın acılar, hüzünler. Unutma çabası değildi bu ama. Anlam veremediğim bir kaçış öyküsüydü..
Öyle bir an geliyor ki ; yıllardır çekmecenin içinde sakladığı duygularını çıkartmak istiyor insan . Sakladığı tüm maskeleri. Yarım kalan şiirleri.Albüme bakarken , her resimle beraber büyüdü..
Hayat; eksik kalan puzzle gibi olmaya başladığında...Çekmeceye saklanan yüzleri, duyguları çıkartmalı insan demiştik ya... Ceplerinde sakladığı melekleride çıkarabilse keşke...O melekler ki h..
Kapı kilitli... Anahtar deliğinden sızmaya çalışan ışık görünmez olmuş.Puslu odanın içerisinde sadece hüzün kol geziyor. Yerleşmiş baş köşeye. Gitmeye hiç niyeti yok gibi.Ne yeni doğan gün..
Uzun yolların kısaldığını hisetmek..Hani gün gelir de yıllardır bitmeyen çığlıkların bir anda sustuğuna tanık olur ya insan. Kukla misali olduğun günler gelir aklına. İplerin salınmaya başladı..
Sıcaklardan bunalmak..Öyle bunaldım ki anlatamam. Postahane'ye gittim geldim. Bin pişman oldum. İki saatten fazla kuyrukta bekledim. Amacım fatura yatırmaktı. Bekledikten sonra sistemlerin boz..
Erkekler ve kadınlar aşk edimi denen şeyde çabucak birbirlerini yutarlar ya da iki kişilik uzun bir alışkanlık geliştirirler. Bu uçlar arasında çoğunlukla orta bir nokta yoktur.Aşık olunan kiş..
Hiç ummadığımız bir anda geliveren ayrılıklar. Aslında ayrılık çanları çalmaya başlamıştır ama duymazlıktan gelmişizdir hani. Davranışlarda ki hadisendecilikler, gözlerini kaçırmalar, suskunluklar..