Bir dublör kıvraklığıyla atladım penceremden. Rüzgar sert ve ters olmasaydı daha çok yara açacaktı düşüşüm. Ama bugünkü ilk şanssızlığım değildi bu. Nefes nefese kaçarken üstüme sinen kokudan,..
Zindandır artık kocaman bir şehir. Kalp atışların duyulur bütün sahillerden. Daha uzağı görür gözlerin ve daha deli eser artık rüzgar. Bir mum ışığına kayar gider aklın. Ne çare? Yollar birikmiştir gü..
Tam kapatacaktım ki göz kepenklerimi, külkedisi belirdi başucumda. Göz ucuyla bakmışım gözlerine; alındı. Düşmeye hazır yaprak gibi durmaktaydı omuz başımda. Belli ki başını yaslayacak bir omuz arama..
Zamanı şaşırmış, kanepeme uzanmış, sigara dumanıyla oynaşıyordum. Mahpus durgunluğuna mahkum sıradan bir geç geceydi. Küf kokuyordu sokak, pencere açıktı ve üstüme sindi. Ağlayınca çıkar diye çok ü..
"Hiç" dedi kendi kendine. Kelimenin derinliğini düşünmeden, dilinde kısa bir süre dolaştırıp bıraktı boşluğa. Can sıkıntısı fena sarmıştı bu kez içini. Kaçacak yer bulmadığından sadece oturup bekleme..
Bembeyaz, pamuk gibi kabarmış, kar şekeri bir güzelliğin üstünde yürüyordu. Düşmekten korkmadan, sanki istese uçabilecekmiş gibi. Ama uçmak istemiyordu. Ayaklarının altını gıdıklayan tül dokudan me..
Dönüp bakıyorsun usulca, farkettiğimi farketmeden. Sonra mahçup, kırılgan bir cam buğusuna saplanıyorsun. Gözlerin tam boynuma saplanıyor, şah damarıma. İçimden akanı hiçbir şey durduramıyor artık...
"Şimdi geçti" diyor, "hemen şimdi". Kovalıyorum kıpkırmızı bir gölgeyi. Elimde hançerim, bir de gül kokusu, tam dönecekken köşeyi kararıyor birden hava. Kulağımda bir uğultu, gözlerim diken diken...
"Aslı'n yoksa suretini ne yapayım?" dedi cam kırığı, yaprak kurusu sesiyle. Bir fotoğraf arıyordum eskilerden, sararmış. Bir leziz likör kokusu sardıydı tüm sokağı. Sandalyesi engelli, sırça bıyıkl..
Şimdi kim inanır ki bana? Yıldız yakamoz döküldüm denize. Çürümüş cesedim, balıklara meze. Hep olmak istediğimdir, ama çürümeden. Küçük ısırıklarla gecemi kemiriyor bir balık, gözlerinde e..