Nerden bakarsak bakalım, hangi yolu tutarsak tutalım, aynı yere varırız: Kitap okumayan eksik kalır. Peki neden mi? Hangi bakımdan mı? İzin verin anlatayım: Okuduğumuz ortalama her 500 say..
O sözcük aklıma takılınca, okumaya başladığım kitabı bırakıp, bu yazıya başladım: Ne olduğunu siz sormadan ben söyleyeyim: “Mutat”dı sözcüğün adı. Hani şu sözlük anlamları: “Her zamanki, alışılan, ..
Yazarların, şairlerin tema tercihlerini, konu seçimlerini; bilerek ya da bilmeyerek çalışmalarında başvurdukları bilinçaltı/bilinç üstü içerik havuzları belirler. Ya da kimi yazın gönüllüsü; içinde..
Al gülüm ver gülümcüleri hiç sevmedim. Sevmeyi de düşünmüyorum. Hayatta en hoşlanmadığım, çıkarcılığın daniskası saydığım yaklaşımdır: al gülüm ver gülümcülük.Yani Kısaca: ”Ne kadar ekmek, ..
Merhaba arkadaşlar, 2011 yılında Milliyet Blog yazarlarının kurduğu Aktüel Grubun Bugünkü konuşmacısı benim. Benimle yüzyüze tanışmak isteyen, "İLETİŞİMSİZLİK" konu başlıklı konuşmamı dinle..
İyi yazmanın, güçlü yazarlığın birçok önkoşul var. Bu önkoşulların bazıları şunlardır: Sürekli okumak. İyi Gözlemcilik. Empatik davranış. İyi dinleyicilik. Başkalarının birikimlerinden de y..
Kim istemez özgür olmayı? Var olduk olalı, en büyük arzumuz, en vazgeçilmez tutkumuzdur özgürlük. Öte yandan, kimi, özgürlüğüne kavuşmak, bağımsız hareket edebilmek için başını taştan taşa ..
Kişisel gelişimin ilk şartı kendini/haddini bilmekse de… Bu coğrafyada, Anadolu topraklarında... İnsanların en az bildiği şey; kendisidir/haddidir nedense. Bir şeye kalkışırken, kimsenin ak..
Aslında yazının başlığını “Sabah Kahvesi Eşliğinde Yazabilme Özgürlüğü” koyacaktım ama… Teknik nedenler yüzünden, okuduğunuz başlığı atmak zorunda kaldım. Özür dilerim. Ve evet. Ne çok iste..