Zor olanı sever insan her defa. İmkansız olanı sever. Kendine bile söyleyemez sevdiğini. İmkansız ya, olmaz ya.. Sen seversin, o bilmez. O başkalarıyla olur, sen için içini yersin. Belki o da sever..
Sevmeye başlıyorum sanırım. Gecenin bir yarısı uyku tutmadığı için kalkıyorsam ayağa demek ki aşık oluyorum arkadaş. Hani hal arasında derler ya, “Leyla mısın? Bu saate niye uyumuyorsun?” diye...
Gelişler ve gidişler hep acıtır zaten. Hayatın altın kuralı gibi her ikisi de. İnsanın gelişi de acıtır aslında, sadece biz o anlık mutlulukları sevdiğimiz için gelişinin bu kadar acı olduğunu göre..
Ayrılıklar insanlar için yaşanır. Yaşanması gerektiği an kimse tutamaz ayrılığı yerinde. Öyle olması gerekir ya da artık sevgi bitmiştir. Sevgi bittiği yerde saygı da biterse en iyi yol olan ayrılı..
Gözümde öylesine büyüttüğüm insanlar vardı ki, şu sıralar artık hiç değerleri yok sanki. Gözümden düştükleri yerde kaldılar, her ne kadar eski güzel anılar olsa da.. Eskiden böyle değildim ben aslı..
"Seversin sevdiğini delicesine, o da seni severse".. Yıllar önce annemin yazı ve şiir defterinden aklımda kalma bir sözdür bu. Ve ne kadar doğru olduğunu da yıllar geçtikçe öğreniyor insan. Sevildi..
Gerçek aşk söz konusu olduğunda hiçbir şey karmaşık değildir diyor Sarah Jio.. Etkilendiğim kitabından bir cümleydi sadece. Gerçekten böyle değilmidir peki? Gerçek aşk denildiğinde herkesin kalbind..
Sevmek nedir diye sorsalar adını söylerdim. Imkansız bir aşktı benimkisi çünkü hep yüzüne hasret bıraktıran mesafeler vardı. Senelerdir hiç bitmeyen, adeta gözden uzak gönülden ırak lafına meydan o..