12 Eylül olmamıştı daha. Özgürlüklerimizin en güzel yıllarıydı yaşadıklarımız. Yurtlar da, bekar evlerinde kalıyor, sorumsuz günler yaşıyorduk. Omzumuzda bir türlü çalmayı öğrenemediğimiz gitarımız,..
Koşar gibi girdi kapıdan. Sıradakilere aldırmadan yanaştı bankoya. Elindeki ufak kağıda yazdığı telefon numarasını, artık iyice tanıdık olduğu memura uzatırken, “fazla beklemem değil mi?” diye sorma..
17 AĞUSTOS 1999 Akşam geç yatmışım. Yatmamdan az zaman geçtiğinde uyanıyorum gürültüden. Apartmanda sesler var anlamsız. Dikkate almaya değmez diye tembellik yapıp kalkmıyorum yataktan. ..
Ne takvime baktığını anımsarım, ne bir kayda. Ama yılın takvimini kafasından yapan babaannem, soğukların zamanını, rüzgârların adlarını yanılmadan bilirdi. Kış günlerinin hesabını hep Kasım..
Avludaki üzüm asmasının yabanileşmiş dalları ortalığı balta girmemiş orman görüntüsüne sokmakla kalmayıp, kırmızımsı boyalı, mozaik merdivenleri de geçilmez yapmış. Biraz önce aşağı bahçede ağ..
Bakkal Bahri en ünlüleriydi onların. Cüce Abdullah, Çercavuz, Ethem amca, Tiroğlu, Akkaya, şekerci Süleyman, bunların hepsi yana, Bahri bir yana. Biz çocuklar elimize geçen paranın miktarın..
Aşcı Osman’ın lokantaya freni patlayan kamyon girip, hepten kullanılmaz olunca, Bozkuşlu işletmeciler de tası tabağı toplayıp kapatmışlardı dükkânı. Zaten tadı da kalmamıştı Aşçı Osman’dan sonra o ..
Çocukların boyları kısa, üstleri “yoka”ydı*. Ayaklarında, analarının ördüğü beyaz yün çorabı örten, Cızlavet ya da Derb marka Soğuk Kuyu kara lastikler vardı. Karlar daha çok yağıyor, kışl..