Kendimle de konuşamıyorum artık. Oysa ben, emekli olmadan önce yüksek tempoda çalışırken bile kendimle konuşabilirdim. Öyle edebiyatçıların konuşmaları, rahatsızlık duyanların konuşmaları gibi de..
Havadan sudan söz edeceğim. Geçenlerde bir gazetede ABD ‘de bir araştırma ile ilgili bir haber dikkatimi çekti. Ömrü uzatan hususlar üzerinde dürülüyordu. Nasılsa herkes de okumuştur, paylaşm..
Medyada sağlık konuları yer buluyor. Az çok da izliyoruz. Bu konulardan “kaliteli uyku” konusu ilgimi çekti. İlgiyle okuduklarımı değil, konunun bana düşündürdüklerini, daha doğrusu çağrıştırdıkl..
Gazeteler cam gibi olurlar. Camdan bakınca olayları, durumları olduğu gibi görürsünüz. Arkasına sır sürülen cam ayna olur. Aynaya bakınca kendinizi görürsünüz. Gazetelerdeki yazarlar birer aynadır..
Sessizlik. Sadece sabahın sessizliği içimde. Sessizlik kulaklarımda değil yüreğimde. Bir kuş sesi duydum. Cık… Parmaklarım klavye üzerindeyken kulağım kuş sesinde. Bir cık daha. Saat 07:0..
Dünün öğle vaktindeyim. Eşime ilaç almak için evden çıktım. Şemsiyemin altında yürüyorum. Yürüyor muyum, kaçıyor muyum. Basbayağı kaçıyorum. 1965’e Ordu Perşembe’ye gidiyorum. Yağmurlu havada..
Kelimeler kelebeklere benzer mi ? Benzemez tabii. Bir anda kelimeleri kelebeklere benzettim nedense. 62- 63 yıl önce yani 5-6 yaşlarındayken kelebeklerin peşinden koşardık. Bazen kelebekleri y..
Her zaman, özellikle de bu son dönemlerde en çok yakındığımız konuların başında çocuklarımızın, geçlerimizin ders dışı kitap okumadığı konusudur. Bu konuyu çözülmesi gereken bir sorun olarak görü..
Evim, çevrem, evrenim… hepsi benim yurdum… Onun, şunun, bunun sorunları…hepsi benim sorunum. Hz. Adem de, komşum Adem de, tarihimizi okuyacak Adem de çağdaşım. Yurdumuz..
Dün yürüdüm. Doktorlar hep yürümemi tavsiye ediyorlar. Ne yazık ki düzenli yürüyüşlere çıkamıyorum. Fırsat buldukça yürüyebiliyorum ancak. Dün bir fırsat oldu da yürüdüm. Eşimin kan tahlillerini Ba..