‘‘Her geçen gün hüzünlendirir insanı biraz. Geriye dönüşün olmadığını bilmek belli belirsiz bir hüzün yerleştirir gözlere. Sözleriyle bizi anlattığını düşündüğümüz şarkılar daha dokunaklı olmaya ba..
Değmeseydi gözlerin gözlerime. O sıcak Haziran günü, bir final sınavından daha çıktıktan sonra, arkadaşlarımın ısrarıyla, pek uğramadığım okul kafeteryasına uğramasaydım. Az ilerimizdeki masada ..
Oldukça sıcak bir Eylül gününün insanı hafiften ürperten rüzgarlı ve serin akşamında, saat 21 sularında, balkondaki şezlonga uzanmış, yıldızları seyrederken öldüm. Hiç bir şey hissetmedim. ..
Havaalanındayım. Yıllar geçse de bir türlü alışamadığım- hele yalnızken – zorunlu yolculuklardan birini daha yapmak üzereyim. Uçağa biniş yapacağım 106 numaralı kapıya doğru yürüyüp boş koltuklard..
‘’Her insan, akıl ve vicdan sahibi herkes, hatta basit bir hayvan bile, bu dünyada, ihtiyaç hissettiği andan itibaren mutluluğu aramaya başlar. Bu öyle bir kanundur ki, bütün tabiat kanunları değiş..
Günler eriyor birer birer. Hangisi güzeldi, hangisi kötüydü sayamadan. Canlar eksiliyor birer ikişer. Her eksilen bizi de eksiltiyor. Kimi eksildiğinin farkında bile değil, yaşam aynen sürü..
‘Bir süre önce olimpiyatlarda zekaca ya da vücutça engelli dokuz atlet 100 metrelik yarış için başlama noktasında duruyorlardı. Tabanca ateşlendi ve yarış başladı. Hepsi koşucu değildi ama katılmak..