Bazen öyle bir noktaya geliyorum ki, bir, çok şeyin adını koyamaz oluyorum… Dost, düşman, aşk, öfkem ve neşem sanki hepsi birbirine karışıyor. Net olan bir şey var ki…kalbim yumuşadıkça..
Hiçbir şeyi kendi kazanmamış, hep önüne sunulanı almış, insanların hayatlarının vazgeçilmezidir. Hiçbir zaman çalışarak, yorularak, mücadele ederek yani kısaca bedelini ödeyerek yaşamadıkları için ..
Çocukluk yıllarında anne sevgisinden yoksun yetişen gençler, kendisine ilk ilgi gösteren karşı cinsten bir arkadaşının peşinden çok çabuk gidebiliyorlar, çok çabuk âşık oluyorlar. Gençler, çok defa..
Bu aralar çok ayıp olduğunu, çok günah olduğunu hatta şöyle böyle şeyler yaptığımızı öğrendiğimiz bir durumdayız. Korumacı bir aile yapımız olduğundan, yirmili yaşlara gelsek de ülkemizdeki..
O sabah kardeşim de erken kalkmıştı, babam gibi, ben daha yatıyordum. Babamla kardeşimin konuşmalarına uyanmıştım, fakat kalkmamıştım yataktan. Babam, kardeşime televizyon alacağının müjdesini veri..
Başka insanlarla ilişkilerimizde geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimler ya da bazen onlarla ilgili beklentilerimiz, onları kaybetme korkumuz, bağımlılığımız gibi durumlar bizimle o kişi arasında görü..
Bu hafta sonu için kahvemi alıp, kitabımı alıp, sırtımı bir ağaca yaslayıp çimlerde okumak gibi bir planım vardı. Sonra o güzelim yağmur başladı. Yağmurda yürüdüm, o yağmur kokusunu toprak kokusunu..
Çalışmayan kadınları bir türlü anlamıyorum, neyimize özeniyorsunuz? Yirmi senelik evliyim. Bu yirmi sene nasıl geçti, bana hiç sormayın... Çalışan ve ayakları üzerinde duran! bir kadınım. Ç..
“İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir” Ne düşüneceğimi bilmiyorum bu aralar. Gözlerim uzaklara dalıp gidiyor, hep. Bütün gün uzanmak sadece düşünmek istiyorum. Sonra uzakla..
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki her şey kötü ve negatif enerji yüklüyor bize. Tüm yaşananlar ve tüm dayatılanlar… Bunlardan kurtulabilmek için çözümümüz nedir? Aslında hepimize armağan edilmi..