Hayatı dışarıdan izleyip duruyoruz, dolaylı yaşamlarımız, edilgen cümlelerimiz var. Bir türlü doğru bakabilmeyi başaramadık. Oku dediler okuduk, düşün dediler düşündük... Başkalarının cümlelerinde ..
Nerede unuttuk küçük adımlarımızı, kadife kumaşın soluk kırmızısının beraberinde hangi renge sığdırdık yıllarımızı. Çocukluğumuzdan mı büyük görürdük her şeyi yoksa gerçekten kocaman vitrinler, abaj..
Hayatlarımızda dönemeçler vardır, bazı şeyler biter bazı şeyler başlar.Bitiş noktasındayım, bir şeyleri bitiriyorum. Tadında bırakmamak gibi kör olasıbir umut sürüp gitti işte, hayal kırıklığı var ..
Nefessiz koşmak, çabuk yorulmak, yolun yarısında kendini sormak, başkalarının gördüğünü kendin zannetmek, kendinden ne kalacağını merak etmek insan doğası. Cevap mı; silik bir imzanın yayılmış mür..
Kırık bir şişeden döküldü sihir, gizli bir masalı fısıldar gibi; altın tozu desen değil, kum tanesine benzemez, sudan mağrur ince bir büyü serildi ortalığa. Tüm insanoğluna selam edildi sihir bin b..
Yeterince tepetaklak oldum mu acaba? Durağanlığı özler bir halim var, sıradanlığa teşne varoluşlarım. İçimde var olan onlarca sesin varlıkları, ortak noktaları, kırılma açıları. Yorgunluk bu ..
Gidecek bir yeri olmayanlar otellere giderler. Kimsesizliğe en yakın olanlar otel sakinleridir. Edip Cansever’in dediği gibi onlar ölüme en yakın olanlardır, işte onlar gökyüzüne gömülürlerdir. Ölüme..
Şimdi bir kalem karalıyor bir beyazlığı, hırçınca, titreyerek… Ve bir beyaz kirleniyor, karalanıyor haşince… Siyah lekelerle doluyor bir kağıdın önce sol sonra sağ yanı, ve iki göz takip ediyor so..
Yanıklar görüyorum şehir manzaralarında, ağır ağır acıyan bir şehir şimdi penceremde aks eden. Mum alevi gibi titriyor ışıklar uzakta, alev alev yanıyor kent, bacalardan dumanları tütüyor kül olmuş..
Seyyah avareliğiyle terk ettim şehri, sarhoşluğun kederiyle getirdim kendimi kim bilir hangi mahallenin ücra bir köşesine. Acı içinde ellerim, kırmızılar içinde, kim bilir hangi duvarın köşesi sıyı..