Bazı zamanlar vardır. Ne yapsan mutsuzluk kaplar tüm benliğini. Karmaşık düşünceler, cevapsız duran sorular, çözümsüz görünen yürek sancısı. Ne yapsan kurtulamazsın. Gitmek ile kalmak arasında sıkı..
Sevmek sahip çıkmaktır. Söylenen her kelimenin arkasında durmaktır. Yalandan sevgi sözleri ile kandırmamaktır sana yüreğini açanı. Ömrünü adamaya hazır bir hayatı, sırtlayabilmektir. Taşıyabilmekti..
Küçük bir kız çocuğuymuşum hala. Öyle diyor o içinde yalnızlığı yaşadığım kalabalık.. Mutlulukla gülümseyişimi görüyorlar, ışıl ışıl bakan kocaman gözlerimi görüyorlar..Gözlerimdeki ışı..
Mutluluk nedir, hiç düşündünüz mü? Tabi ki düşünmüşsünüzdür. Benimki de soru mu yani. Ben düşünüyorum da mutluluk öyle kocaman değildir. Minik minik anlarda saklıdır en büyük mutluluklar. Bazen oğl..
Yazanlar biliyorlar, yazmaya çalışanlar biliyorlar. Bazen tek bir kelime, tek bir cümle kelimelerin duygularla dans etmesini sağlıyor satırlarca, sayfalarca. Şimdi diyeceksiniz ki sen yazdığın..
Birbirine kavuşması, kavuşmasını bırakın rastlaşması mucize ve imkansız olan iki kişinin birbirini bulması ve kaybetmek istememesi ne zor, ne acı, ne çıkmaz bir duygudur. Bedelinin ağırlığı imkansı..
Senle konuşmak, kitap okumak gibiydi. Saatlerce usanmaksızın heyecan ve merak ile sayfa sayfa okuduğum.. Senle olmak nere gideceğini bilmeden kendimi yollara vurmak gibiydi. Ne gideceğim ye..
Gecenin bir yarısı ürpererek uyandı kadın. Açtı yorgun düşmüş gözlerini, dudakları kurumustu susuzluktan. Doğruldu yatağından, kalktı usulca. Sanki uyandırmak istemezmiş gibi birilerini. Birkaç adı..
Nereye baksak, kim ile konuşsak, kimi dinlesek hep aynı. Dertli, mutsuz, huzursuz... Ben - Sen - O. Bir adım ileri iki adım geri. Mehter takımı gibi hayat. Hım, gerçekten öyle mi. Gerçekten bu kada..
Sabah erken saatlerde başlardı kadının mücadelesi. Hayat'a ayak uydurmalı, çalışıp kendi başına hayatını kazanmayı bilmeliydi. Her şeye rağmen yaşamasını seviyordu. Ruhu çocuktu çoğu zaman.. Ya da..