Karakterinin karanlik dehlizlerine girmek istediginiz biri oldu mu hic? Sonunda kaybolacaginizi bilerek, ne yone gideceginizi, hangi dehlize gireceginizi bilmeden karanlikta o duvardan o duvara s..
Ne cok insan sureti var etrafimizda. Kimi mutlu kimi mutsuz. Ama en mutsuzlari hep kendimiz oluyoruz. Aynadaki yuz oyle mutsuzki… Ne yasamak kaygisi ne olum. Sadece surukleniyor nehirdeki bir saman..
Yine sen... Hep sen… Her zaman her yerde her an sen… Gözlerimde bitmek bilmeyen hayaller, kulaklarımda ‘mesaj veren’ melodiler… Gurbet kuşları gibiyim. Kanatlarımı çırptıkça daha da..
Bir matematiği var mı yaşamın ya da ilişkilerin? Bir dostum; “Hayatin anlamı, senin ona yüklediğin anlamdır. Ötesi yoktur.”dedi. Biz neye göre ona anlamlar yüklüyoruz peki? Bir blog..
Yine klavyenin başındayim Ufaklık. Yine sana yazıyorum. Yine sana kırgınım, kızgınım ve daha bir sürü gereksiz şey. vs vs lerden yol olur bir türlü kat edemediğimiz o mesafelere. Hatırlar m..
Gelmen, gelmemenden daha çok acıttı canımı. “Yaz!” demiştin bana. “Sakın yazmaktan vazgeçme!” O yazılarda senin toprağın, suyun var, sen varsın.” demiştin. “Hatta daha çok yaz!” Bir gün bu ..
Gökyüzü yüreğime amade yine bu gece. Tek bir yıldız dahi yok. Kar yansıması beyazla mavi arasında yolunu şaşırmış bir renge boyanmış. Bense; “İçinde netlikleri yaşarken dışında hep bahanelere sarı..
( Vakit haftalar önce bir akşam) Bir gönül dostumun deyişiyle “gönül kışa giresi değil” ya da ‘her gün sonbahar’ şarkıdaki gibi. Gönlün mevsimi hep farklı. Gönül, hep farklı zaman d..
Fatih Altaylı ‘Ne zaman adam oluruz.’ diye bir bölüm yazar köşesinde. Bu yazı da ilhamını o köşeden alıyor işte. Hiç kimse üzerine alınmasın. Yazılarım sadece bana ait. Nazım’ın dediği gibi..
Aralık’in ortalarinda bir gün işte! Özlem: Gözlerim kaydı bugün. Hayır hayır dalmadı kaydı. Yaşadıklarımıza doğru… Sanki bir filmden bir kareyi izler gibi seyrettim seni. Bir anlığı..