Dönmüşlerdi mahalleye... Herkes birbiriyle vedalaşmış, Onur'a taziyeler bildirilmiş ve dünyanın ne kadar yalan olduğu, sonumuzun bir gün toprak olduğu söylemleri arasında Onur; yorgunluktan uyuşan b..
Yatağın içinde tavana gözünü dikmiş öylece bakıyor ve uyku bir türlü tutmuyordu. "Düşünce koması" diye bir şey yok ama herhalde ben gireceğim ve ilk olacağım diye aklından geçirdi.Dershane müd..
Onur Dershane Müdürünün kapısının önünde bir süre bekledi ve üstüne başına çeki düzen verdikten sonra kapıyı usulca tıklattı. İçeriden "gel" diyen sesle kapıyı açarak selam verdi ve adım atmadan önce;..
Neşe'nin Onur diyen yumuşak ve ilaç gibi gelen sesi Onur'u heyecanlandırmaya yetmişti bile... Hemen kafasını çevirip yüzünü görmek istedi. Bir anda Neşe'nin elleri avuçlarının arasındaydı. Basit bir t..
Neşe'nin babası Hasan Bey hafif kilolu, ne uzun ne kısa boyda, yüzüne sert bir ifade veren kalın ve gür kaşlarıyla yakın gözlüklerini takmış, günlük gazetesinin ekonomi sayfasını dikkatle okuyor, ..
Neşe; - Benim bilmediğim bir şey mi var? diye yinelemişti sorusunu fakat bir açıklama için yalvaran bakışları bir kez daha sessizliğe gömülmüştü. Annesi mutfağa doğru koşarken; yaşlı gözleri..
Alacağı ilave etüdler için dershaneye bir hayli erken gitmiş ve tüm eksiklerini tamamlamıştı. Müdür beyin bu konudaki yardımlarını nasıl unutabilirdi ki? Üstelik bugün; hem bitişlere hem de başlangıçl..
Neşe; Onur’a “Babam değil senin yüzünü, adını bile duymak istemiyor” diyemeyeceği için “Hayatım benim yalnız gitmem gereken bir yer var” diyerek ufak bir yalan uydurmuştu. Birbirlerine sınav için tek..
Babası, bu talihsiz cümleleri sarfederken; Neşe çok mani olmaya çalışmış fakat başaramamıştı. Babasının gözlerinin içine yalvarır bakışlarla; - Yapma baba, sebepsiz yere üzdün hepi..
Neşe sonunu göremediği uzun bir yolda seyir halinde gibi hissetti kendini. Gideceği yerde kendini karşılayacak olan Onur olsa uçarak giderdi ama kalbini burada nasıl bırakacaktı.. Avucunda telefonunu ..