Yürüyorum sokaklarında Ordu’nun karamsar, karamsarlığımın sayısı parke taşları. 1, 2, 3… bine varıyorum. Geçiyor parke taşları gamsız, geçiyor parke taşları, genç, ihtiyar, uzun saçlı, sakallı, sak..
Trianan'da beş kişiyiz. Bir ben, bir Tunç, birde Nusret ağabey. Masanın bir başında gece, öbür başında da felek. Çalmak geç gelecek anlaşılan. Oturmuşuz, bir şişe vo..
Bodruma geleli dört gün olmuş. Beynimdeki sürmenaj bulutları, dağılmış bir parça. Cevat Şakir'in bir heykelini aradım. Yok…. Beşinci gün, caddeyi buldum Askerlik Şubesinin önünden g..
Bodrum'un denizi, mavi, berrak. Rengârenk balıklar. Zehirlisi, zehirsizi. Ahtapotlar, kalamar, amfor, sünger. Ve diken. Hani canım, bildiğimiz denizkestanesi. Boy, boy. Yaşar öğretti. Mor o..
Senelerce, inatla saklıyordu kırık heykel parçalarını. O güzel heykelden ancak bu parçalar elinde kalmıştı.. Kopuk bir Kuğu kanadı, zarif bir kadın bacağı, ince uzun bir kol ve uzun parmakları ile ..
Çiftçi çukurdadır, Çiftçi çukurdadır, Haydi, peri kızı çiftçi çukurdadır. Çiftçi hanımını aldı, Çiftçi hanımını aldı, Haydi, peri kızı, Çif..