Adnan, yeşil vadideki köye girdiğinde, sessizliğe şaşırdı. Çevrede yaprak bile kımıldamıyordu. Birkaç traktörün geçtiği tozlu yolda köylüler ellerinde azıklarıyla belli ki tarlalarına emeklerini biç..
Kurumun kreşi idari binasının en üst katında tam anlamıyla biçimseldi. Çalışan anne ve babaların çocuklarını, buraya teslim etme mücadeleleri ise, bir başkaydı. Soğuk, sabahın köründe gözleri acıtı..
Yaşamın anlamı neydi? Benimkisi, kaçamadığım ve içinde sıkıştığım acılara yönelik bir tavrımın belirtisi miydi? Hayata bağlayan neden bu muydu? Eray, esmer, kalın kaşları, iri gözleri ile yirmi do..
Otomobilini ormanın ıssızlığında park edip, indiğinde, şelalenin elli metre gerisinde suların akışı yine de coşkuluydu. Nehrin içine giren kim olursa olsun alabora etmeye yetecek kuvvette bir akış v..
Pencere’nin pervazına adımlarını attığında gözyaşları arasında saydamlığı silmeye çalıştı. Yüreği delik deşikti. Kocasının her gece sırt dönüşü, içindeki kadınsı duygularını allak bullak etmişti. Bir..
Memurlar, servis otobüsünün trafikteki boğuşmasının ardından masa başındaki yerlerini almıştı. İçilen çaylar ve günün yorumlarından sonra, özenle yazılan yazılar imza kartonlarındaki yerlerini almay..
“ Su içmek, insanın kendisini ne hasta, ne borçlu, ne de, karısını dul yapar…” Garibaldi Kapının ziline isteksizce dokundu. Haki renkli kapıyı oğlu Burak açtı. Henüz yedi yaşında, çilli, yeş..
REZZAN’IN DÜŞÜ (2)“ Geri zekâlı kadın! Geri zekâlı kadın! Hep senin yüzünden oldu. Çabuk eve, ben sana evde göstereceğim, vurmak nasıl olurmuş, sen görürsün!” Rezzan“ Geri zekâlı Bekir! Ger..
“Abla, çok daldın, çayını soğutma “ sözüyle irkilip kendine geldi. Soğumuş çayını yudumladığında, ağrıyan boğazını biraz olsun yumuşatabilmişti. Makine sesleri sanki birbirleriyle yarışıyordu. Günd..
Bekir, öğle üzeri uyanabilmişti. Yalnız olduğunu biliyordu, çocuğunun odasına yöneldi, kafasını içeri doğru uzattığında, odanın içi dağınıktı. Akvaryuma gözü iliştiğinde, “Suyunu da hiç değiştirm..