I Konu komşudan edindiği keser, mala, çekül, çekiç, su terazisini, yıllar önce kendisine hediye edilen heybenin iki gözüne özenle yerleştirip sabahın ilk ışıklarıyla yola koyuldu... Etrafta..
Akasya Ağacının Gölgesinde Dağın eteklerinde annesiyle dolaşırken başını kaldırıp yan yana duran kar gibi bembeyaz açmış akasya ağaçlarına bakar… Gelin gibi süslenmiş ağacın görüntüsünden önc..
Pesüsü kırdığım günden beri yüreğimde minicik bir gedik açılıp, gizemli bir duygu süzülüverdi içine... Kimsenin keşfedemediği, uzun mistik sadece bana ait yolda, yolculuğa başlamıştım. Yaşadığım or..
“Merdivenin küpeştesi halâ yerdeydi... Kimse eğilip çıkarmıyor, ya da korkuyor... “Küpeşteye, bütün gücüyle tutunduğu için kopmuş...” Bu cümleden olacak, kimse cesaret edip dokunamıyor.. küçük oğul..
Sıngın, darılgan, poyrazlara kapılıveren yüreğimden, kılcal sızak yollar açılıverip, hayat suyum akıverdi dışarı. Yeşil vaham yavaş yavaş solmaya başladı. Çavlanların hırçınlığı duruldu, sessizleşt..
Gel küçük kız... Çok üşüyorum... Yan yana oturursak ısınırız... Sana Rehni’yi anlatayım... Ama sen de bana o karanlık odayı anlat o gün ne olmuştu... Hem korkuyorum hem de çok merak ediyorum.....
Aklım erdiğinden beri uzun tatilleri sevmem... Okulun uzun yaz tatili...Pamuk birinci ağızda... Hemen hemen bütün elmalar kar gibi açmış... Tarla sulu... “Neden biz de diğerleri gibi yüz kilo topla..
Nerden nereye... Henüz birkaç saat önce eski günleri anacak hiç kimse yokken şimdi..... Tanrı ikimizi de buluşturdu. Bir teklifim var, istersen bu akşam burada kal, yağmur da yağıyor.. Evde..
Üç beş günlük duyuyu efsaneleştirmişti. Yıllar geçtikçe huzurla yaşayabilmek için oynadığı rolleri sırça kalbine zorlukla kabul ettirmişti. Sicim gibi yağan yağmurun altında, kırmızı tuğlalarla..