Şirin bir kasabada, sıcak bir yaz günün ardından yorgunluğu çıkarmaya çalışan insanlar sahile dolmuşlardı. Günün akşamı serinceydi. Sakinleşmiş hava, sessizdi. Gündüzün alev gibi insan yüzünü yalay..
Adam sabahleyin erken kalktı, daha tam kendine gelmemişti. Önce banyoya gidip, elini yüzünü serin bolca suyla yıkadı. Birazcık olsun, üstünden sabah mahmurluğunu atmıştı. Önce eşofmanını, spor ayak..
Kızıl-Şafak ailesi, yuvalarında yavrularını aralarına alıp, güvenlik ve huzur içinde uyuyorlardı. Önce dişi kartal, Şafak Yıldızı uyandı. Keskin gözlerini açmadan önce esnedi. Sonra gözl..
O işinden dolayı, sabahları hep erken kalkardı. İşine çoğunlukla trenle giderdi. O sabah yine trenle gitmeyi düşündü. Her gün, trene yetişmek için oyalanmadan çabucak giyinirdi. İstasyona kadar baz..
Birinci bölüm. Uzun yıllar, ülkesinden ayrı yaşama cezasına çarptırılmıştı. O ceza, en güzel verimli yirmi beş yıllına mal olmuştu. Günahsız ve suçsuz haksız yere cezalandırmışlardı. Ülkesi..
II. Bölüm. Önceleri o kayalıklarda, büyük mağaralar vardı. K.O. Mehmet köyün diğer çocuklarıyla o mağaralara sıkça çıkar, içinde oturur, aşağıları gurur ve hayranlıkla seyrederlerdi. Kartal..
Liseyi Anadolu'da bitirmiş, üniversitede okumak için İstanbul’a gelmişti. İlk kez ÜMYS[1], o yıl başlamıştı. Türkiye düzeyinde, aynı yıl altmış beş bin genç üniversitelere girmek için başvuruda b..
Trene binmişti. İstasyonda faytona tutup, Kernek Mahallesine çıkmıştı. Ortada ne fayton ve ne de istasyon vardı. Onlarca otobüsün durduğu garajlar ana-baba günüydü. Eski Malatya'da yerinde yoktu. ..
(Masal gibi bir öykü) O işinden dolayı, sabahları hep erken kalkardı. İş yerine, çoğunlukla trenle giderdi. O sabah, yine trenle gitmeyi düşündü. Trene yetişmek için, oyalanmadan çabucak ..
Kız bunları söylerken, gözlerinden daha iri ve sık yaşlar dökülüyordu. M. Ali nin elini daha da sıkıca tutuyordu hala. Onun sıcak elleri, içini ısıtıp ateşler gibi oluyordu. M. Ali’nin de gözleri n..