gel diyorsun, anlamıyorsun mevsimler değişirken birer birer ömrümde değiştim ben de o zamanlar sana koşmak ve gülüşüne adanmışlığım cahil cesaretiy..
bilemezsin nasıl bir denizdi senin sevdan bilemezsin durmayan med cezirlerinde ben yüzdüm / ben bildim aşındı kalp kıyılarım yaşamaya açılan kapıla..
Atmacanın ellerinden kurtulan serçenin yüreğiyle sığınıp /kandın gecenin diline tuzağa düştün keklik gibi artıyor ağrısı hangi yer, hangi zamandı
kayıp gider anılar elimizden cam aynadan yansıyan günde azar azar solar ışık uyurla, uyanıklık arasına geçer zaman yaşamadan atlanmış çocukluğa gid..
Ve yeni bir rüya görmek için uyanırsın güne değiştirmek için ezberlerini artıklarından silkeler yaşam bezini, geçersin eski gölgeleri bir umutla başlar çizimler, yen..
11 temmuz 1995 teyaptıkları katliamın izleri asla silinmeyecek... (çocukken ,Türkiye’ye gelmeden önce, kapı önünde patlayan bombanın hayatını aldığı küçük kardeşini yitiren Babam’a ve tüm B..
sonbahar yorgunuyum ne içime sığıyorum ne dışıma ömürde kış yaklaşmakta ne yaptı(k)m dünya için her yer kargaşa /kavga ve ölüm topraklar, kan içiyo..
acıya yenilmeden/cabbarca geçip toz duman yıkımın arasından diğer akşamlar gibi, buna da alışacaksın içinde bağıran korku /aslında sönen renklerin belirsizliğiyle
ayrı pencerelerden bakıyorsunuz dünyaya yeni gelen, hayat türküleri getirirken ağzında yankısız yansımasız senin çağrın, avazın sana dönmeyen gün ufukta ya..
eğri taşlar nasıl durur üst üste nasıl denklenir yeniden nasıl bir araya gelir dökülenler yarına kalan beklemelerin aheste ayaklarında cevapsız sorular