Sen hep o yerdesin.. Kumları ıslatan denizin köpüklerinde.. Kimsesiz çocukların cigara tüttürüp söyledikleri türkülerde Bir martının ağzında ki simitte... Çığlıkta masumiyette..i..
Yaralamayan sevgi yokmuş dünyada..Dün anladım bunu..Sevmeye kalkışırken bir yavru kediyi..Geçirdi ellerime dişlerini...Belki oynamaktı niyeti..belki de sadece kendini savunmak...Gü..
Unutuyorum seni.. Ufukta ağır ağır kaybolan bir gemi misali... Şarkılardan hüzünlü şiirlerden siliyorum... bırakıyorum parmak izlerimi hüzünün yumuşak dokusuna.. çıkarıyorum çürümü..
Seni sevdim... Bir an dahi unutmamacasına.. Bir su damlası nasıl yol bulur bir çiçeğin damarlarından yürür yapraklarına.. seni öyle sevdim... nasıl gün ışığı akar düşsel b..
Ben hayatım da üç baba tanıyorum.. biri kendi babam diğeri şirin baba... biri daha var ki o da şiir baba.. düşümde koşmuşum peşinden bir ateş topunun ha babam de babam koşuyoru..
Gezersem İstanbulda kaybolurum biliyorum bu mevsimde gezilirse istanbul.. her sokak sana çıkar... alır çeker beni bir lamba etrafında dönen pervane gibi dönerimde.. yanar ka..
hoşçakal sevdiğim..gidiyorum...bilmediğin gibi...bilmek istemezsin bilirim yinede.söylemek isterim..sana olan kızgınlığım..kum saatinde en son düşen tan..
Herkesin yalnızlığı kendince.. Kimisi kalabalıklar içinde yalnız.. Kimisi güneş batınca.....Kimisi hissetmez vurmayınca.. Kimisi doğar yalnızlıkla.. Yalnızlık şehrin ara so..
Gün..sabah başka.. Öğlen başka.. Akşam başka.. Gece başka.. Her saat aynı değil gölgeler.. Tadı başka güzelliği başka.. Laf aramızda bir gün herzaman aynı derecede güze..
Yenilendik...Masrafsız iadesiz duygularımız oldu..Karanlıkta salınıp giden bir gemi oldu yalnızlığımız.. En romantik hüzünlerde haciz koydular Düşüp kalkarak öğrendik bu yoll..