giderken hazan yastığına dayadın başımı düşlerim harman savruğundan, elimde kalan tek darı yüzümde kıvrılıp kalan yüzünü vurdum kendi darağacıma sen yağmad..
aramızda sır kalsın bin yüzlü h(y)üzün /aşk başıma omuz elime el, oya ağaçlarından bir ömür gecesinden mâsum o ay, yıldızlar ve yakamoz tende, dudaktan kalan iz rady..
bir hayâldin sen/ yarattığım papatyalarla bezeyip taçlandırdığım başımda bir resim eskizi tamamlanamamış/ yarım gününü dolduramadan ölmüş kelebekleri b..
dilinden dökülenleri tam orta yerine konduruyosun kalbimin sen konuştukça bir kuş gibi çırpınıyor kafesinde kalbim kendini yırtarcasına sonra susuy..
karanlığın uzak köşelerinden aydınlığa çağıracak, ayak sesinizi bekliyorum bıkıp usanmadan çoğunlukla melânkolik /kendimi kanatarak yine aynı yerde, sizi yaz..
/iki yüzü var onun ilki, çocuk gülüşü kadar mâsumâne bir resim öbürü sırlarıyla sarılı, gözükmeyen bir hasım / hayat, önceden çizilmiş bir yol aslında ne kadar çabalarsan çab..
/hiç kimse, ama hiç kimse anlatmamıştı ki çocuğa anneler ölür diye/ ne kaldı geriye senden ayaklarımı sürüyerek geldiğim bu hüzün veren şehir<..
Annem'e bırakıp gittiğin gibi değil hiçbir şey ne güller gül, ne menekşeler menekşe ne gökyüzü mavi gibi mavi ne ağaçlar yeşil gibi yeşil ne de denizde coşku, eskisi gibi ..
ben artık çocuk değilim büyüdüm anne çocuk başımı koyduğum dizlerin yok ki sevinçlerim, üzüntülerim hangi kucakta yer bulur hangi el okşar saçımı senin okşadığın gibi ..
hep hazan, hep hüzün sen bunları verdin bana kalbim, iki gözüm iki gözüm derim sana çünkü, ben her şeyi seninle görürüm kor ateşlere atar beni yakarsın rüzgârınl..