dört nala koşan zamandan düşemeyen taş devri ve çıra bir ıssız ada toprak, ordaki uzakta ırakla akrabalığı yok hiçbir gözün /“yaşamak alışmaktır”* diyor şair/ onlar,..
ne zaman vuslatın seyrine niyetlense gözlerim vakitsiz kayar, sırra kadem basar yıldızım ihtimâllere kalır içimdeki darlığım güneş döner arkasını ölü günler sıralanır yoluma ..
" şiire ilk adımı attıran Edebiyat hocam Bâki Sezer'e" dizilip boydan boya izlerdi diye erkek milleti ön bahçe yasaktı bize biz kızlar çetesi ..
uykuya doymayan kış/tan bahara açılmıyor gözlerim ezâ mabedinde gazel çıngıraklarının sesiyle susarak /susayarak bekleyen dudaklarım/da kıpırdanmıyor ahraz yaşam tahtını te..
göğüm lâcivert, toprağım sert hırçın dalgalı, azgın denizim depremlerim yıkar geçer virân içimdeki bahçeler benim adım Hüzün "ölümün ak kanatları*"/nda uçarım durmadan..
dengede çırak, düşmekte ustaydım hep cambaz sanıp kendimi usanmazlıkla gidip geldim ipte kaderdeki melâlin görünmez keskisiyle durmadan terennüm edip dururken dünü taşımışım b..
yaşam tekerimize çomak sokan kader sevinç yalımıyla kaplanan yüreğimizi gün gelir kederle sıyırır depremlerle sarsar yerinden gülüşünde güneş parıldayan gözlerinde..
/yüreğindeki yer yalnız sevgiye dair ölümü ancak sevgisizin elindendir/ bir okaliptüs ağacı gibiydin korunaksız/yalnızca ışığı görünen kaderin bıçakları bilendikçe üs..
ejderin öfkesiyle ucundan ucundan, gündüzün gözünü kemirirken gece cehennem sıcağıyla yokluğuma yâr oldu yalnızlık ruhsatsız birinin ellerinde dağılmış / hurdalık ruhum ağır çek..
/eski aşklara.../ aşktı / saftı bir hatıra defterinin yırtılan yapraklarında kaldı “ne çok yakışıyorlar birbirlerine” demişlerdi o ağacın altında sadece bir kez değ..