Kısa kemikler kaldı yalandıktan sonra, Toprak yoktu gömecek; Alkışlarla sahnenin sağına Yürüdü şeytani gururla. Ceplerinde kemik, ilgiye açlık korkusu, Parçalayıcı yumrukla..
Öldüre öldüre çocukluğumuza dayanırız, varırız, Önce adam yönümüzü hayat vurur, Gençlik elleri yukarıda, orta yaşa aceledir teslimi, İlk ayaktan, elden düşerken çocukluğumuz yakalar bi..
On bin yaşında kadın, “Oğlum ekmek ye, gel,” der bana, On bin yıldır aynı kelimeler, aynı yürek; sevgiyle güler bana Çömelirim yanı başına, Çökelek, süt, yufka, son binyıllık da zeytin ..
İnce boyunlar uzandı zamanın elindeki tasmaya, En çelikten elbiseler teninde eridi Üzerine sinmiş bir geçmiş vardı keskin kokulu; Geçilen yollar boyu ırmaklar, geçilecek dağlar, Ya..
Adımları yavaşladı yaşlanınca; ölüm kuyusu bekler... Dedi ki: Adımlarım korkmaktan değil, gitmekten, geride görülecekler… Geride kalan ileride görülecekler; sırasıyla kuyuya düşecekler..
Sahte yüzüyle gelir size iblis! Ekmeğinizdedir gözü, yiyebileceğinden değil, Korktukça saldırır, doydukça okları hızlanır, Elinizi kolunuzu bağlanmış sanır. Kurbanlar kesilir, arka..
Bize ezberden vermişlerdi vaatlerini, Kırılırken hayatlar geride kalan zamanlara: Umut; En çok bitişlere doğru doğardı yerinden, Kaybedenlerin hapishanesine. Aş ererken yaşama..
Boşluğunla varsın: İblisin koynundan hesap vaktine uzanır Geleceklerin içine iştahla girer kötü tohumlar, Açlık ve yoksulluk mağarasında kendini arar insanlar Mayası bozulmuş sı..
Batının kepçesi büyük, haznesi geniş ağızlı, içi derin, Şöyle yukarılardan vura kıra dalınca ıraktaki toprağa, toprakta ne varsa, Yüklenir yükünü en batıya. Örümcek ağlarıyla fak..
Yarımız ölü, taşırız bedenimizde, Nefes, yemek, yürümek bir yanımız, Aşk, coşku, heyecan diğer yarımız, Bir düşte birleşirler hayat ve masallarımız. Her sabah vururlar bir yanımızı..