Çok konuştum bu aralar Öyle pervasızca ki Ben bile şaşırdım bu halime Dilim şişesiye hem de Kırdım döktüm yine ne varsa içimde Artı on sekiz küfürlerimle..
Parmak arası terliklerin Ayakkabılığımın vazgeçilmezleriydi Elektrikli sobamın gözleri özlerdi Senin küçük ellerini Buzluğumda bayramdan kalma Kuşb..
Ne zaman bir keman görsem Çok çeşit enstrüman içinde Kim çalıyor diye Hiç de merak etmem Bir melodi aniden Yokluğunun şehrinden Bir çekiç örse vuruyor ..
Seni geçmelerine izin veriyorsan Ya da izleyebiliyorsan uzaktan Alkışların kaybedene sarılmaksa İstisnalardan ders de çıkarıyorsan Altın fırlamış oysa Sen sözünün arka..
Kimin eteğine yapışsam Bu aralar Bir parçası elimde kalıyor Kimin kapısına dayansam Dar vakit İçerden lambalar sönüyor Kimin karş..
Her sabah senin için Seyhan’ın baraj kapaklarını açıyorum Bekçilerden kaçarak Korkarım bu gidişle Çukurova’yı sel alacak Bana sorarsan şayet ..
Gülmeler toplamışsan Susmalardan Yaralar sarmışsan Dom dom kurşunu Hasretler tüketmişsen Çiçekler koklamışsan Kokusunda yoğurmuşsan Sohbetler, dostluklar ..
Dört mevsim değiştim üstümü Dört mevsim giyindim aynı tip Ve ardından tuttuğum yas Bir o kadar Dört mevsim geçti üzerinden Sen gide..
Sen şimdi tam da tepesinde oturuyorsun Yapışıp yakasına göğün Arkanda bıraktığınsa onca sefil ve şanlı Yeni bir çağ açışın savaşmadan Sarılmalarınla aydınlığa ..
Kadınsın; Yüz yıllardan beri Bu çok sesli orkestrada Tek sesli doğurganlığınla Okuduğun makamın adı ‘’acı’’ Üstüne üstlük sana Haklarını vermek gibi Küstahlığı..