Okul, tarlanın ortasında. Her taraftan görülüyor. Dolayısıyla kimseye yol yolak sormaya gerek yok. Dolmuştan, son durakta inip yürüyorum okula doğru. Okula giden şose-asfalt yol yok henüz. Evler, sank..
İşte köy okulu dediğin böyle olmalı. İnsan arabadan inince, adımını okulun kaldırımına atmalı. Atmalı ki teftişe sakin başlamalı. Biz de öyle yapıyoruz ve yeni yapıldığı nohut renkli badanasından ve k..
Masanın üzerinde, bastırarak sigara söndürmekten kapkara olmuş bir kül tablası, bir de İlk öğretmen Okullarında İş Dersinde yaptırılan, piramide benzer, gürgenden yapılmış bir kalemlik vardı. Kalemlik..
Her köye gidişimiz bir törendi. Törenler nasıl birçok işlem gerektirirse, bizim köylere gidişimiz de, işte öyle birçok işlem gerektiriyordu. Bir köye ilk defa, hele, daha da önemlisi bir bölgeye -ilk ..
Öğleden sonra saat üç civarı. Çocuklar dağılmadan okula ulaşabilseydik bari diyorum. Öyle de oluyor "netekim". Tam pencerenin önüne vardığımızda içeriden öğretmenin sesi duyuluyor: "Çocuklar, savaş ço..
Kasabamız uzun yıllar önce kaybettiği ilçelik hakkını, tekrar elde etmiş. Kaymakam atanıp da göreve başlayınca, diğer daireler de oluşturulmaya başlanmış. Dolaysıyla hemen bir yer sorunu başgöstermiş...
İki kişiyle, üç kişinin savunmasını almaya gidiyoruz. Önerebileceğimiz ceza "uyarma". Bu soruşturmanın maliyeti yaklaşık on milyon TL. İşin parasal yönü göz ardı edilse bile, iki kişinin boşa geçen ik..
Her şeyi görüyordu bir zamanlar çok uzaklardan bile. Bir bakış yeterliydi tüm güzellikleri görmeye. Gece gündüz birbirini izliyordu durmaksızın. Karanlık geceler mutlaka sabaha ulaşıyordu ne kadar uzu..
Ders bitmişti. Teneffüs için kapıyı açtığımda ilk gördüğüm, kahverengi bir boyunaltı bölgesi ile -Fikret Otyam’ın sergilerindeki atlar gibi- iki uzun ön ayak oldu. Böyle görmem doğaldı. Çünkü, okul es..