Anneler günü, kadınlar günü, sevgililer günü diyerek biz kadınları bu çılgınca tüketimin potansiyel sebebi haline getiren acımasız sistemin, demir parmaklıklarını aralayıp o parmaklıklardan içeri..
Yaz-bahar aylarının şenliği gibiydi onlar bizim için. Kış bitip bahar geldiğinde çekirge sürüsü gibi birden hucüm ederelerdi kasabaya. Her köşede biri olurdu, nerden gelirlerdi yaz aylarında, nerey..
Hiç ağladığın oldu mu kara gecede sebepsiz? Adlandıramadan gözlerinden akan yaşları elinin tersiyle silip yok etmeye çalıştın mı? Hıçkırıklarla böldün mü kör, sağır, dizlsiz gece..
— Rahmetliyi nasıl bilirdiniz? - İyi bilirdiiiik!!! - Rahmetliye hakkınızı helal ediyor musunuz? - Helal olsuuunnn!!! Ya o sana hakkını helal etti mi acaba? ..
Sabah demlenmiş mis gibi çay, yanında kızarmış ekmek kokuları sarardı evleri. Ailece toplanılır, Allah ne verdiyse konulur, bazı günler daha özel, bazen sıradan yaplırdı sabah kahvaltıları. ..
Hani bir laf vardır ya, bu dünya arsızla gamsızın dünyası diye, vallahi de tallahi de aynen öyle. Ya arsız olacaksın bu dünyada ya da gamsız. Ya banane demeyi bileceksin hayatta ya da sanane. Bunla..
Bir kalabalık vardı etrafta, herkesin yüzünde hüzün, gözlerinde de nem. Nedenini biilmediği bir de telaş içindeydi oradakiler. Alel acele, çabuk hareketlerle işlerini bitirip geri dönmek miydi bu t..
Hadi gel, bana ne, sana ne de. Yürek taş değil ki çatlar ortasından, bu manzaraya ne yürek dayanır, ne gözyaşları durur göz pınarlarında. İnsan olanın içi sızlar, yüreği paralanır. Bana ne ..
"Huriye Teyze neden durmadan şükredip duruyorsun yaa" dedim, kendi aklımca."Elin, ayağın sağlam değil, başından başka hiçbiryerin oynamıyor vücudunda, böbreğin sakat, ciğerlerin sakat, tuvalete gid..