Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
873
 

Artık; erkekler de ateş hattında!..

Artık; erkekler de ateş hattında!..
 

Hani; erkeklerin sürekli kadınları taciz edip durduğundan dem vururuz ya. Onları ormanda yolunu şaşıran güzeller güzeli pamuk prensesi kandırmaya çalışan hain kurtla bir tutarız. İstedim ki; bugün birde madalyonun diğer yüzünü inceleyelim hep birlikte.

Erkekler; gerçekten kadını yatağa atmaktan başka düşüncesi olmayan, dili başka konuşsa da aklı tek yerde olan hain kurtlar mı acaba?

Evet, doğrudur! Erkekler kadınların göğüslerine bakar, kalçalarına bakar, hatta ve hatta en nihayetinde düşündüğü tek şey vardır. Baştan aşağı süzdüğü kadını bir an önce yatağa atmak. Peki, erkekler tüm bunları yaparken kadın ne yapar? Hırsızın hiç mi suçu yok yani bu olayda? Gelin şimdi tüm maskelerimizden sıyrılalım ve olaya doğru tahlillerle yaklaşalım. Kadınlara soruyorum? Eğer durum böyleyse, bu olayda çok masum olduğunuzu iddia ediyorsanız? Erkeklerin böyle düşündüğünü bile bile tüm o dekolteleri, minileri giyerek ortalıkta salınmanın âlemi ne? Bana bunun, “son zamanlarda sürekli vurgulandığı gibi, ” yalnızca hemcinslerine üstünlük sağlamaktan ibaret masum bir davranış olduğunu söylemeyin sakın. Öyle olsa bile nihai amaç hem cinslerini sollayıp sonunda kendini erkeğe beğendirme çabasından öte bir şey değildir.

Şimdi ünlü ve yakışıklı bir erkek olduğunuzu farz edin. Sahnedesiniz. Havada uçuşan rengârenk donlar, külotlar. Ortalık panayır yeri sanki. Bıraksanız adamı orada parçalayacaklar. ( ekranlarda izliyoruz) Bu bir taciz değil de nedir? Siz hiç gördünüz mü ki? Bir kadın sanatçı sahnedeyken, havada uçuşan donları, külotları. Erkekler olsa olsa sahnedeki sanatçıya şampanya ısmarlayıp durur. Buda onun yararına değil zararına olur çoğu kez.

Şimdi yalnızca kendisi için veya hemcinslerine üstünlük sağlamak için dekolte giyindiğini söyleyen güzel bayanlar. Haydi, bir kaç senaryoda daha rol alalım sizinle birlikte.

Farz edin ki o gün bir geceye katılacaksınız. En güzel olmalısınız! Çok seksi giyindiniz. Dekolteler, miniler falan. Kendinizi acayipte güzel hissediyorsunuz. Gece başladı. İçerde kadınlı erkekli guruplar. Ve siz o gece bütün gözlerin üzerinizde olacağından eminsiniz. Kadınlar dahil! Fakat o da nesi… Bir tek erkek bile dönüp size bakmıyor, ne sohbet ne başka bir şey. Kısa ve soğuk bir merhabayla geçiştiriyor. Hatta biraz utanmışçasına kızararak başlarını çeviriyorlar. Ne hissedersiniz? Gerçekten ne hissedersiniz ama… Kanadı kırılmış kuşlar gibi değil mi? Oysa siz emindiniz!..

Ya da şöyle düşünün. Uzun süredir tanıdığınız bir erkek. Gözlerinin sizde olduğunu da biliyorsunuz ama daha bir kere bile olsun çok güzelsiniz dememiş. Genel hayattan, sıkıntılardan, şu kahrolası kredi kartlarından, iş stresinden, politikadan söz ediyor. Bu ne kadar hoşunuza gider? Hadi, hadi… İtiraf edin, yalan söylemeyin! Biz bizeyiz burada. (Her ne kadar testesteron oranım biraz yüksek olsa da (!) :))) Bende bir kadınım ve bana kül yutturamazsınız!

Arkadaşlar laf aramızda ben çok üzülüyorum erkekler adına biliyor musunuz? Onların durumu hiçte kolay değil aslında. Düşünsenize ne zordur kim bilir? Kara bir leke gibi alnına yapışıp kalan o seks canavarı damgasını aşıp, bir kadına; onu gerçekten sevdiğini, beğendiğini anlatabilmek. Yada erkeği; “kadınını ömür boyu sigorta kapsamına alacak” bir sigorta kurumu gibi gören bu anlayışta, bir kadının kendini gerçekten sevip sevmediğine inanabilmek!

Bu konu uzadıkça uzar ama uç bir örnek daha vereyim. Bir kadın, bir erkeği kolayca reddedebilir. Hatta dili başka, gönlü başka, bedeni başka dili konuşabilir. Hoşta görülür. Fakat üzerine yapıştırılan tüm rollerden sıyrılıp, aynı teklifle erkeğe giden cesur bir kadını düşünsenize. Erkek, öncelikle neye uğradığını şaşırır, afallar. Kadınla birlikte olmayı kafasından hiç geçirmemiş olsa bile üzerine yüklenen rol gereği kadını reddetme imkanı çok azdır veya yoktur. Haydi, reddettiğini varsayalım. Ya gider başkalarına anlatırsa soruları yer bitirir erkeği? Çok ağır bir yüktür bu herhalde. Serde erkeklik var nede olsa. Diğer taraftansa erkek korkar böylesi cesur kadınlardan. Çok beğendiği bir kadın dahi olsa, hatta ve hatta daha öncesinde kafasından geçirmiş olsa dahi; geri adım atar. Nede olsa alışkın değildir böylesi edilgin bir role. Kısacası zordur erkek olmakta…

Tüm bu verilerin ışığında olayı değerlendirdiğimiz zaman erkeklerin doğrudan, kadınların dolaylı olarak konuya entegre olmasının altında yatan en önemli nedenin, toplumun kadına ve erkeğe yüklediği rol farkından başka bir şey olmadığını görürüz.
Yoksa nihayetinde kadın da cinsel dürtüleri olan bir varlıktır ve erkekle yalnızca ruhunu değil, bedenini de paylaşmak ister. Bu ne bir ayıp, nede günahtır üstelik. Birbirine kavuşamayan aşıkların halleri ortadayken. " Ahhh şu roller olmasa." Dilimize pelesenk olan bir halk türküsünde olduğu gibi. “ Bu türküyü kadınlar da söylüyor bu arada! :)))”

Odam kireç tutmuyor./ Kumunu katmayınca./ Sevda baştan gitmiyor./ Sarılıp yatmayınca…

Hoşçakalın… Dostça kalın… Yalanlarınızla değil, gerçeklerinizle kalın!!! Sevgiler…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir toplumbilimci kadınların seyredenin seyredileni olduğunu, azruların diğerinin yani kadınların arzusu üzerinde kurduğunu söylemiş. Doğrusunu söylemek gerekirse beğenilmek, ilgi çekmek her iki cins içinde bir strateji. Ancak tam da sizin dediğiniz gibi sorun bunu maskezisce dile getirmek. Çoğu kadın karşı cinsin ilgisini çekmek için dekolte giyindiğini söyleme yürekliliğini göstermiyor. Siz göstermişsiniz can-ı yürekten alkış. Ne yazık yazılar kopyalanamadığından yazınızı alıntı olarak kullanma imkanından yoksun kalıyorum. Oysaki kendi blogumda da yayınlamaktan keyf duyarım.

iİtellectus Dilaver Demirağ 
 21.08.2007 19:10
Cevap :
Teşekkür ederim yorumunuz için. Keşke her zaman ve her yerde maskesiz dolaşabilsek fakat maskelilerin yoğun olduğu bir topluluk içinde maalesef bizde takmak zorunda kalıyoruz maskelerimizi. Zaman zaman da olsa. Yoksa aralarında ezilmemek işten değil. Ayrıca alıntı yapılabiliyor. Henüz siz keşfedememişsiniz sanırım. Veya linkini kullanarak da sayfaya ulaşımı sağlıyorsunuz. Örneklemeniz gereken yerde. Saygılarımla.  21.08.2007 20:11
 

Çok güzel yazmışsınız teşekkür ederim. Birde şöyle kadınlar var Aldatan erkekler için Erkektir yapar diye düşünen kadınlar var hala nedemek erkektir yapar ya yapamaz kardeşim Erkek diye yapma hkkına sahip değildir.

bilge yavuz 
 19.06.2007 12:13
Cevap :
Değil mi yani? Fakat aldatma olayı o kadar çetrefilli bir konu ki cidden Nasrettin hoca bile çıkamazdı bu işin içinden. Aldatan ve aldatılan taraf gitseydi ve oturup derdini anlatsaydı. Hocamızın diyeceği de buydu bence. Her iki tarafı dinleyip, sen de haklısın. Bir de olur ya bir üçüncü kişi hakem olarak olsaydı ve o da bir başka açıdan bakarak anlatsaydı hoca ya hoca olaya şahidi olarak görüş bildiren üçüncü kişiye de aynı şeyi söylerdi. Demem o ki bu çok çetrefilli bir konu. Teşekkürler beğenini güzel bir yorumla dile getirdiğin için. Sağlıcakla.  19.06.2007 12:26
 

Teknoloji ile uğraşan birisi olarak yeryüzünde her zaman birileri diğerlerine göre, bir zaman diğer zamana göre farklı teknolojileri vardır. Teknolojiye laf atmak gereksiz lakırdı olur.Teknoloji köreltmez ve köleleştirmez. Para yı bilemem zira bu para sahibinin kişisel tercihidir. Kendi parasını dilediği gibi kullanma hakkı vardır. Ama şu gerçekliği geç farkettim devamlı para amacı için çalışan insanları maddi karşılık ile belli süreliğine kullanmamız mümkün olabiliyor.Onlar için gönüllü köleler diyebiliyorum. Zira uzun dönemde bazı hayati yetenekleri geliştiremedikleri için gelirlerinde azalma olduğuna şahit oldum.

Cihan Sarsılmaz 
 03.06.2007 21:41
 

Kadın ve erkek eşit haklara sahiptirler. Belki de islam kültüründe geri plana itilen tr kadını cinselliğini kullanarak erkeklerin zayıflığından, erkeklerde maddi imkanları ile bazı şeyler elde etmeye yönelmiş olabilir. Ne mutlu ki TR kadını da artık erkek ile eşit şartlara gelmeye başladı kendi silahlarını geliştirdi. Erkeğin redetmesinin gurur meselesi olabileceğini iddia etmenizde bence kadın/erkek ilişkisini zorlaştıran islamdan kaynaklanıyor.Zira ben eşimden başka bir kadınla beraber olmak istemem,kendi kendimi aldatmış hissederim.Çocuklarıma karşı içimde huzursuzluk duyarım.Cinsel eğlenceyi eşimle yaşamak her zaman daha fazla keyif verir.

Cihan Sarsılmaz 
 02.06.2007 0:00
Cevap :
Ne güzel Cihan! Mutlu oldum eşinin ve senin adına. Sözünü ettiğiniz gerçeklerin de hepsi ayrı ayrı etken tabii. Cevabım biraz geç oldu özür dilerin, iki gündür teknolojiden uzak bir yerdeydim. Köyde! Boydan boya yeşilin içinde. Bazen düşünüyorum da para teknoloji bizi köreltiyor ve köleleştiriyor galiba. Ne dersin? Sevgilerimle...  03.06.2007 20:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1493
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster