- Kategori
- Siyaset
Azrail’in soğuk nefesi her an enselerinde!

Sen ağlama,dayanamam!
Tekel’in İstanbul, İzmir, Samsun, Tokat, Adıyaman, Diyarbakır depoları başta olmak üzere, 40’a yakın Tütün deposu ve işletmesi kapatılmak istenince Tekel işçilerimiz direnişe geçtiler.
Kadını, erkeği ile Türkiye’nin çeşitli yerlerinden Ankara’ya gidip seslerini yetkililere duyurmaya kalktılar.
11 gündür, polis dayağına, biber gazlarına, soğuk kış günlerine ve gecelerine aldırış etmeden büyük bir yüreklilikle direnişlerine devam ediyorlar.
Bugün, Türk-İş, DİSK ve KESK Tekel işçileriyle dayanışma amacıyla 1 saat iş bıraktılar. Hepsini sevgiyle kucaklıyor o temiz alınlarından defalarca öpüyorum.
Eylemleri çok büyük ses getirdi. Türkiye’de duymayan kalmadı. Sanıyorum bu eylem gittikçe yayılacaktır.
Onların seslerine kulak veren başta CHP olmak üzere, sadece muhalefet partileri oldu. CHP liderine ulaşmak isteyen işçilere polisten izin çıkmayınca, Sn. Baykal onlara gitti. Çok ta iyi yaptı.
Teşekkürler Sn. Genel Başkan.
CHP baştan beri destekliyor tüm işçileri ama ne işçilerin, ne de CHP nin halk için isteklerine meclisten olumlu yanıt gelmiyor. Meclisin hükümranı olan iktidarın kalbi yumuşamıyor bir türlü.
Tüm haksızlıklar bir yana, Sn. Başbakanın onlar hakkında yatarak para kazanıyorlar demesi de abes oluyor.
Başbakan askerler için de bu terimi kullanmıştı değil mi?
“Askerlik yan gelip yatmak değildir”.Demişti. Herhalde, Sn. Başbakana göre rantçılar, dolandırıcılar, yetim hakkı yiyenler, hırsızlar uyanık kalıyorlar, helal para kazanıyorlar ama diğerleri de yan gelip yatarak havadan, haram para kazanıyorlar.
Acaba böylemi demek istiyor başbakanımız?
Oysaki işçilerimizin çileleri hiç bitmiyor. Aldıkları üç beş kuruş aylıklar için alın terlerini akıtıyorlar. Emek veriyorlar.
Mustafakemalpaşa’da ki kömür ocağının 19 kişiye mezar oluşunun üzerinden henüz kaç gün geçti?. Eğer ihmal olmasaydı onlar bugün yaşıyor olacaklardı. Hayatlarını hiçe sayarak çocuklarının nafakaları için elleri yüzleri karalar içerisinde, yerin
İnsaf ya!. Bu kadar da gaddar olmayalım.
Askerlere gelince, belki beş on dakika yatabiliyorlar ama eksi otuz derecelik bir havada karlar üzerindeki siperlerinde. Hem de Allahın dağlarında.
Ne yatmak ama! Değil mi?
Bir yandan, Azrail’in soğuk nefesi her an enselerinde, bir yandan ıslık çalan korkunç rüzgârla fırtınalar, tipi ve tabiatın serdiği soğuk beyaz halılar üzerinde, uçsuz bucaksız kör karanlıklar içerisinde.
Hiçbir zaman ayaklarının altına kırmızı halılar serilmemiş aslanlarımız, fedakâr cesur askerlerimiz. Bizler rahat uyuyalım diyerek vatan görevi yapıyorlar.
Tüm bunlar hakkında yazacak, söylenecek çok şey var ama biz bu güne dönelim isterseniz.
Tekel İşçilerinin eylemi Türkiye’yi salladı tabir caizse.
Hani söke söke derler ya, Tekel İşçileri haklarını alırlarsa aynen öyle olacak.
Bu direniş hepimize örnek olmalıdır. Helal olsun size, helal olsun.
Maksatlı değişen gündemler.
Halk, ekmek derdine düştüğünden, uyduruk gündemlere pek rağbet etmez oldu artık. Birkaç yandaş basının manşet yaptığı haberlerin çoğunun kasıtlı haberler olduğu anlaşıldığından kimse inanmaz oldu. Yani aklı başında olan, eğitim görmüş, hatta bazı görmemiş kişiler bile bu haberleri inandırıcı bulmaz oldular.
Türkiye yoksulluklar ile gündemler ülkesi oldu diyebiliriz.
İşte, yine gündem değiştirildi birkaç gün önce. Bu sefer suikast planı çıktı ortaya. Bülent Arınç’a suikast.
Allah aşkına şöyle bir düşünelim. Tertipleyenler bu kadar aptal olabilirler mi? Koskoca Albay ve Binbaşı ellerinde adres ve kroki ile dolaşacaklar.
Sn. Baykal’ın dediği gibi bir adresi ezberinde 20 gündür aklında tutamayan adamlar nasıl suikast yapabilirler ki?
Allah Korusun diyelim, Arınç öldürüldü. Bundan kimin ne çıkarı olabilir ki? Bana bu gerçekçi gelmiyor.
Gerek başbakana, gerekse Arınç’a veya başka bir devlet yetkilisine böyle canice planlar hazırlayanlar bence canidirler. Azılı katillerden farkları yoktur. Böyle insanlar da Türk ordusunun içinde olamaz ve asla barınamazlar.
Sn, Arınç, sıkça ağlayan, ileri geri konuşan bir başbakan yardımcısıdır. Konuşmasından başka kime ne kötülüğü oluyor ki?
Bu memlekette Uğur Mumcu, Eşref Bitlis Paşa, Muammer Aksoy, Bahriye ÜÇOK gibi nice değerlerimiz öldürüldüler değil mi?
Onların katledilmelerinin sebepleri vardı. Onlar vatanperver Atatürkçülerdi. O ideolojiye gönülden bağlıydılar. Vatanın bir karış toprağı için canlarını verecek değerlerdi. Nitekim vatan için canlarından oldular. Ruhları şad olsun, ışıklar içerisinde yatsınlar.
Onlar öldürüldüler ama ideolojileri ile halen kalplerimizde yaşıyorlar. Onların yolundan ilerleyen nice gençlerimiz yetiştiler ve yetişiyorlar. Bir ölürüz, bin doğarız hesabı.
Bu değerleri kimlerin öldürttükleri halen ortaya çıkmadı ama dış kaynaklı güçlerin olduğu biliniyor.
Bizim başımızdaki iktidarımız, dış güçlerle gayet iyi anlaşabildiklerine göre korkmamak gerekir.
İçeriden ise hiç kimsenin Sn. Arınç’a böyle bir şey yapmaya kalkması aklıma gelen en son şeydir.
Bunun sözü bile edilmemeli.
Bu arada olan, TSK’ nin ajan takibine oldu. Siyasete karışmak istemeyen asker, üzerine atılmaya çalışılan iftiraları kamuya izah etmek durumundadır. Açıklama yapması asla siyasetle bağdaştırılmamalıdır. Bilgi sızdıran hainin bulunmasını gönülden diliyorum.
Sn. Arınç muhalefetten kimsenin kendisine geçmiş olsun demediğinden yakınıyor. Ortada yanlış bir anlamanın olduğu söyleniyor. Böyle bir suikastı tasvip etmem, aklımın ucundan dahi geçirmem mümkün değildir..
Ortada fol yok, yumurta yok hamdolsun diyelim. Bülent Bey’i memnun edecekse ben yine de kendilerine geçmiş olsun diyeyim bari. (Hah, hah hay !)
Sevgiyle kalın.
26.12.2009