- Kategori
- Anılar
Bacak bacağa değince

Yeni göreve başlamış, mesleğinin ilk yıllarını yaşayan bir öğretmendim. Görev yaptığım Kamberli köyünden Arif dayı;
- Öğretmen bey, seninle yarın bir yere gidelim, dedi.
Söyleyişinden belli, belli de ben yine de sordum nereye gideceğimizi.
- Çötelli’ye gideceğiz. Yolda anlatırım, dedi.
Ertesi günü, yaya olarak düştük yola. Yaklaşık iki kilometre yürüyeceğiz. Yürürken anlatmaya başladı Arif dayı. Oğluna kız istemeye gidiyorduk.
Ben de ona kızla oğlanın birbirlerini tanıyıp tanımadıklarını, isteyip istemediklerini soruyorum. Günümüzde artık bu tür kararları gençlerin verdiklerini, böylece de çiftlerin daha mutlu olduklarını, boşanmaların azaldığını ve bunlara benzer konuları anlatmaya çalışıyorum.
Arif dayıya benim söylediklerim uymuyor ki;
- Gel öğretmen bey gel, bacak bacağa değince nefis terbiye olur, diyor.
Anlıyorum ki kız oğlanı, oğlan da kızı hiç görmemiş.
Bu çağda hala bu tür düşünceler olmasına, insanların evlilik kurumuna, cinselliğe bu biçimde bakıyor olmalarına şaşıp kalıyorum.