- Kategori
- Psikoloji
Bir anı bırakılır sadece

Bir şiir geçti az önce gözlerimden; ağlasam sesimi duyar mısınız? … Ve fonda Sezen vardı.
Şiirler yazılmıştı... İnsanlar ağlamasın diye ağlatmak için!
İnsanlar ağlamıştı yüzyıllar önce ve yüzyıllar sonra bile. Hep aynı hep bilindik malum konu, terk edilme ve terk etmek üzerine...
Gidene mi, kalana mı ağlandı bunca sene?
Her gözde başka, her akan tuzda başka dile geldi dizelerce hikaye. Neydi ağlatan?
Kaybetmek mi gideni? Yoksa kalmak mı aynı yerde?
Oysa bir tüy tanesi kadar hafif bedenlerimizin içindeki hazine, konacağı yeri bilmese de (!). Bir ömrün faniliğinde kaç hikaye sığdırabilir bu bedene? Kaç kez yer değiştirebilir. Hikayesi bol olur gözlerin baktıkça yakına. Uzaklara bakmalı bir yerde... Uzaklara... Eskiden çooook eskiden demeli insan bir gün öncesine. Unutmalı tek kata yayıp kalbinde, aşkına temel atmayı
Plazalar inşa edip, her kata bir aşk yerleştirmeli. Yıkılnca eskisi, yenisine yerleşmeli.
Kaç kez akar yürek yerinden derine? Kaç anı saklanır bir saksının dibinde?
Ve bir ömür bir tüy tanesi hafifliğinde kaç gün daha gezebilir?
Bir ömrün faniliğinde bir anı bırakılır sadece her hikayeden geriye…
jülide ÖNCEL/ 07.09.2007