- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bir bireysin, bir vatandaşsın; unutma!
Pıt diye yasalar onanıyor, pat diye insanlar suçlanıyor; korkarım yeni anayasa bu çat-patlar arası oluşturulup, “Ben geldim!” diyecek, de… Eski ve yeni de zaten karışmış durumda , şekerim, pat oradan, pıt buradan derken eskisi mi kaldı?
Eskisi neydi, yenisinden ne çıkar? Aman, kafa yormaya gerek yok, yine hükümet karlı çıkar!
İçi sıkılıyor insanın, ne bileyim, en azından düz bir vatandaş olarak bilesi geliyor, az biraz aklı çalışır, az biraz geleceği düşünür, az biraz birey olduğunun farkındalığı anlamında hesap sorası, bilgi edinesi, edindiği bilgileri, alınan kararları kendi mantık süzgecinden geçiresi geliyor…
Yani; laf ola beri gele yaşamıyorsak, eğer!
******
Yaşamak; bir dişi ve bir erkeğin birlikteliğinden dünyaya gelen bir canlı ise, olmayabilirdi de!
Her birliktelikten, her cinsel beraberlikten bir çocuk dünyaya gelmez!
Olsun diye malını-mülkünü ortaya koyanlar var; yani, boşa değildir dünya gelmemiz!
******
Belki çok zor şartlar altında yaşarız, belki pek kolay; dünyaya gelmemiz gerektiği için buradaysak eğer; hani her çiftleşmeden bir çocuk dünyaya gelmiyor mantığından yola çıkarsak, offf, şimdi burada korunanları tenzi etmem gerek, iyi-kötü varlığımızı sürdürmemiz gerek!
Bir annenin, bir babanın çocuğuyken, belki yalnızca bir annenin, yalnızca bir babanın çocuğuyken; belki anne-baba görmeden aile efradı tarafından yetiştirilmişken…
Offf, yetmiyor işte! Belki bir çocuk yuvasında yetişmişken; belki köprü altında yaşam savaşı verirken…
Belki, yaşam savaşı verirken ırzınıza geçilirken; korumaya çalışanlar tarafından iğfal edilirken…
Hiç farkında değilsiniz: Bu vatanın, bu ülkenin birer bireyi, birer vatandaşınız!
Seçimler yapıldığında oylarınız ile ülkeye şekil veriyorsunuz!
Hiç kimse “Hiç” değildir!
Bir ülke, bir vatan bireylerden oluşur; hükümetler geçicidir… Öyle olması da gerekir; zira diğer türlüsü otokrasidir ki: örnekleri ortadayken cumhuriyeti satmak T.C. kanunlarına göre suçtur!
******
Her birey var olmasının gereğini getirmekle yükümlüdür!
Bu Yaradanın, yani Allah, yani Tanrı’nın bir görevidir; binlerce spermden ve yüzlerce yumurtadan birbirine rast gelen bir oluşumdur ve her birimiz evrende bir kum tanesi kadar benzer isek birbirimize aynı zamanda bir kar tanesi kadar farklıyız!
Farklı dersler görürüz, kimimiz fakirlikle sınanırız, kimimiz zenginlikle; güzellik ve çirkinlikle…
Bir gerçeğimiz var ki: Hepimiz dünyaya gelmiş birer bireyiz; ve her birimiz doğduğumuzdan ziyade yaşadığımız coğrafyaya kendimizi ait hissetmekteyiz. Artılarını çoğaltmak, eksilerini görmezden gelme eğilimindeyiz; zira ucu bireyselliğimize dokunacak!
******
Bireysellik anne-babanın, çocukken yetiştiren büyüklerin değil de, kişinin taa içinde hissettiğidir; hani çokça zaman utandırıldığımız durumlardır!
Onlara her benzemediğimiz an, onların her istedikleri şekilde davranmadığımız an kalkan kaşlar, bir yana büzülen dudaklar, bir hışımlı bakış…
Bir küfür belki, bir tokat…
******
Binlerce spermden yüzlerce yumurta sonucu dünyaya gelen her bir birey bir amaçla dünyaya gelmiştir ve genel anlamda kumsalda bir kum tanesidir lakin şahsına özeldir!
Yaşadığı ülkenin bir vatandaşıdır; açık kalp ameliyatı da yapabilir, çöp de toplayabilir!
Ressam da olabilir, holding patronu da…
Sırtında ceketi olmayan yüz binlerce kişiden biri de olabilir, dokuz çocuk doğuran bir kadın da…
******
Bir şekilde bu dünyaya gelmiş kişileriz, hiç birimiz işe yaramayan insanlar değiliz!
En azından “Vatandaşlık” hak ve hukukumuz var; ne olur, kendinizi değersiz hissetmeyiniz!..
http://twitter.com/Gulgunkaraoglu
gulgun_2006@hotmail.com