Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
531
 

Blog tartışmalarına bir katkı da benden!

Blog tartışmalarına bir katkı da benden!
 

Giiir!
Rahatsız etmedim ya müdürüm!
Yok yok, biliyorum her şeyi, otur şöyle.
Daha bir şey söylemedim ki ama!
Arkadaşların anlattı, ama üzgünüm yardımcı olamayacağım!
Sadece yarım gün efendim, bir buçuk da buradayım?
Peki ne yapacaksın, ne faydan olacak? Akşamı bekle, alırsın bir kilo baklava düşersin yola!
Ama müdürüm ilk olacak bu!
Benim çocuk doğduğunda askerdeydim ben!

Döndüğümde yürümeye başlamıştı uzatma fazla!

Çık dışarı!

Müfettiş gelirse ne diyeceğim?

Kafa izni vermiş dedirtmem kimseye!

Geç yerine çabuk!

**********

Postaaa!

Hadi gözün aydın, yurt dışından!

İçinde mark, dolar neyim vardır şimdi!

Bize de borç verirsin dimi?

Ya para koleksiyonu için bozukluk çıkarsa?

Zarfı açsana oğlum!

Ya müdürüm girerse kapıdan!

En az beş sayfa döktürmüştür şimdi!

Hem de reçete yazısı gibi yamuk yumuktur!

Senin yerine bakarım, iş aksamaz!

Hem kardeşimden dersin!

Aşk mektubu değil ya!

Yok yok öğle saatinde okurum en iyisi!

Daha asaletim tasdiklenmedi, doğu’ya neyim sürer neme lazım!

******
Hasan abi ya!

Ahmet söyledi sen ek iş yapıyormuşsun!

Evet!

Hani maaşa kadar diyorum!

Valla az önce senin gibi bir gariban arkadaş geldi son paramı ona verdim!

Tüh, sabah gelecektim aslında ama müdür başımızdan ayrılmadı ki!

Ne yapacaksın ki parayı?

Arkadaşımızla birbirimize kefil olup eve düdüklü tencere alacağız da!

Peşinat için lazım!

Yeni evli değil misin, bilezik bozdursan ya!

Eveeeet!

Sahi ben senin dediğin gibi gariban falan değilmişim yaaa!

Hem renkli televizyon bile alırım dimi?

E tabi!

Hatta çift kasetli teyp bile!

Hiç aklıma gelmemişti, sağol abi!

Bizim müdür öyle gaddar ki, kafamızın çalışmasını bile etkiliyor valla!

********
Müdürüüüm!

Yine ne var?

Beni gece nöbetlerine yazsanız?

Olmaz, gece vardiyasında üniversite de okuyanları çalıştırıyorum!

Bana bir ay yeter, ek iş yapacağım da!

Asıl mesleğimle ilgili yani!

Yağlı bir iş aldım da!

Gece gündüz demeden çalışıp bitireceğim!

Olmaz dedik ya!

Peki yıllık iznimi verseniz?

Yerine adam yok!

Öncekiler yandıydı da!

Ben insan değil miyim, kaç yıldır tatilim yok!

Benim durumum keyfi değil ama…

Çık dışarı!!!!

Yazarım iki satır, ha!

**********

İşte böyle dostlar anlatılanlar her ne kadar bir kara mizah olarak görünsede, harfiyen doğrudur ve bu konu birkaç haftadır blog kategorisinde süregelen hararetli tartışmalara bir cevap niteliği taşır!

Yani kısaca, kimi yazarlarımızın ifadelerinde yer alan okey oynayan memurlar tanımı %99.9’un dışında kalır, çoğunluğu temsil etmez!

Ayrıca bu yüzdeye girenler salla başını al maaşını kadrosunda çalışmamaktadırlar!

Çünkü Türk toplumunda kemikleşmiş bir memur zihniyeti anlayışı vardır ve içerisinde amir korkusu barındırır!

Ama her sektörde olduğu gibi yakınimdir etiketiyle kollanmamaları kaydıyla!! (Bankamatik memuru)

Takdir sizlere ait pek tabii ki!

Saygılarımla..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Dört başı mamur" olanlar bir memur olsa da fotoğrafını çeksek :)) Çok su götürecek mevzuu, farklı yerlere çekiliyor artık. Kasıtlı olarak yapanlar var. Yaftalama ve karalama kampanyasına dönüştürülmeye çalışılıyor. Tıpkı bazı statülere olduğu gibi... Genellemelerle bu meselenin çözülmeyeceği aşikar. Kaldı ki dinime küfreden bari müslüman memlekette yaşasa demişler (biraz değiştirdim :)))

Murat HACIOĞLU 
 12.04.2010 20:48
Cevap :
İzlediğim kadarıyla bu olaylardan benim anladığım; Oray Eğin ve Armağan Çağlayan tarzı taklit edilmeye çalışılıyor Murat hocam, yani içi boş polemikler yaratma durumları. -:)..Oysa bir anlık haz duymak uğruna saygın kişilikler feda edilememeli! Selamlar saygılar..  13.04.2010 12:46
 

Küçük,şirin bir ilçdede öğle vakti yemek yiyorduk...Bulunduğumuz yer sayılı içki serviside verilebilen bir lokanta...Yan masadaki iki kişi konuşuyordu:(.......)raporlu iken burada bira içip yemek yediği için müdürü savunmasını istemiş... Anlaşılan: 1-Küçük yerlerde,çekememezlik ve ispiyon ve "buzağı arama" olayı had safhada 2-Mutemelen; raporu mide rahatsızlığından aldı ki,ispiyoncu ve müdürü onun sağlığını düşünmek zorunda kaldı...İki şıktan biri... Buda benim tanık olduğum bir olaydan ekleme olsun...

HÜSREV KARAGÖZ 
 09.04.2010 20:29
Cevap :
Çalışanın raporlu ya da izinli olduğu süre içerisinde yaptıkları hiç kimseyi ilgilendirmez aslında Hüsrev bey. Amir'i işlem yapsa da delil oluşturamaz, bahsi geçen mekan görev mahali değildir çünkü! Ama sizin tahminizde olduğu gibi garibe numaradan rapor alma cezası uygulanmış gibi.-) Teşekkürler paylaştığınız için. Saygılar selamlar.  10.04.2010 16:59
 

Çok haklı ve yerinde bir blog kaleme almışsınız. Birçok devlet memurunun, bir şekilde hayatında en az bir kere yaşadığı ya da yaşayabileceği durumları dile getirmişsiniz. Teşekkür ederim. Bizim oralarda bir söz vardır; "Bekara karı boşamak kolaydır" diye (biraz sokak ağzı oldu kusura bakmayınız lütfen) veyahutta; "Hariçten gazel okumak" deyimi gibi. Müsaadenizle bunları da not düşmek istedim bu bloğunuz altına... Sağlıcakla Kalınız Efendim... Selamlar...

Yorum Dükkanı 
 09.04.2010 16:11
Cevap :
Aynen öyle arkadaşım, oysa en azından memurların çalıştıkları birimlerde kuyruk beklemelerinden anlamaları gerekirdi hallerimizi. Öyle ya o sıraları eritmek karşılığında verilen emek hiç küçümsenebilir mi? Ya da tozlu arşiv vs, gibi arka planda çalışan ve boylarını aşan dosyalar arasında kaybolanların durumu ne olacak peki? Bence bankamatik memurlarını kastediyorlar onlar, diğerlerini eleştirmek insafsızlık olur çünkü. Saygılar selamlar.  10.04.2010 17:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1021
Toplam yorum
: 4165
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 1598
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

Çok eski olmayan bir tarihte tıpkı sizler gibi Melek'lere gülümsermişim uykulu hallerimde!  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster