Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '08

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
2197
 

Bu araba, öyle her dur dediğin yerde durmaz kardeşim

Bu araba, öyle her dur dediğin yerde durmaz kardeşim
 

Sevgili Babacığım, kırk yaşından sonra araba kullanmayı öğrenmekteydi. O zamanlar sürücü kursları falan yoktu daha piyasada. Babam da buldu bir arkadaşını, direksiyon hocası olarak, başladı çalışmalara.


Erkek çocuklarının geneli gibi, ben de araba hastasıyım tabi. Bir an olsun babamın yanından ayrılmıyordum. Gece-gündüz, gerekirse aç-susuz, tüm derslere ben de katıldım.


Arabanın arka tarafında, öndeki iki koltuğun arasındaki boşluktan kafamı uzatıyor ve direksiyon hocasının ağzından çıkan her şeyi beynime kazıyordum. Ayaklarım pedallara yetişse ve tabi babam izin verse on küsur yaşında tozunu attıracaktım arabanın.


Muhterem Babacığım ise, biraz ilgisizlikten, biraz da yaşının ilerlemesinden olsa gerek bir türlü kendini, araba kullanmaya konsantre edemiyor ve hata üstüne hata yapıyordu. Bense arkada çıldırıyordum çaktırmadan tabi.


Neyse, biraz zor da olsa, ehven-i şer, araç kullanmaya başladı babam. Hatta ite kaka ehliyetini dahi aldı. Geçmiş gün hatırlamıyorum ama muhtemelen, o göbekli trafik başkomiseri arkadaşıydı. Yakmadı babamın dosyasını.


Geceleri, biraz yeni heves olmaktan biraz da acemiliğini üzerinden atmak gayesiyle şehir turu yapıyorduk, maaile. Hayranı olduğu, Gönül Yazar’ın bir kasetini almıştı, arabada dinlemek için. Taş Bebek, “<ı>saçının tellerine”yi söylüyor, biz babamın harikulade şoförlüğü sayesinde, yürek tıpırtılarından, şarkıların zevkini çıkaramıyorduk tabi.


Yine bir gece dolaşmaktayken, yolda yürümekte olan bir tanıdığımıza rastladık. Kendisini arabaya aldık ve gideceği yere bırakmak istedik. Adam memnun oldu, atladı arabaya.


İnmek istediği yere gelince, “<ı>ağabey, ben sağda ineyim” dedi. Ancak, usta(!) şoför babamın, adamın inmek istediği yerde durmasına imkan yoktu. Önce arabayı durdurmak için beyin olarak hazırlanmalı, bu fikri kendi içinde özümsemeli, içselleştirmeliydi. Ve tarihi cevabını verdi, arabadaki tanıdığımıza:


“<ı>Kardeşim, bu araba, öyle her dur dediğin yerde durmaz, kusura bakma. Ben, nerde durabilirsem, orada inersin, oldu mu?


Gecenin karanlığına kahkahalarımızın karışması için, o anda, başka hiçbir nedene ihtiyacımız yoktu.



@Geçen sene bugün "Ümit Besen'i Hatırlar mısınız?": http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=38493


Not: Yazı fotoğrafı www.sinematurk.com adlı siteden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel ve ilginç bir hikaye.Bu lafın üzerine babanız kahkahaları haketmiş doğrusu :)) sevgiler,saygılar.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 05.05.2008 4:59
Cevap :
Sevgi ve saygı bizden Murat Bey. Eksik olmayınız.  09.05.2008 20:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 901
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3727
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster