- Kategori
- Siyaset
Bu görevi bize kim verdi?

İktidar partisinin söylemi şöyle...
"Türkiye’nin Suriye halkına ve muhalefetine olan desteğinin temelinde demokrasinin, barışın ve huzurun egemen olduğu yeni bir Suriye’nin kurulmasına katkıda bulunma iradesi ve sorumluluğu yatmaktadır. Türkiye’nin Suriye halkına ve muhalefetine olan desteğinin temelinde demokrasinin, barışın ve huzurun egemen olduğu yeni bir Suriye’nin kurulmasına katkıda bulunma iradesi ve sorumluluğu yatmaktadır."
Soruyorum arkadaş, aklım almıyor da, birisi çıksın açıklasın doğru dürüst diye
Bize bu görevi kim verdi?...
Suriye'deki hükümet vermedi elbette. Suriye halkının ne kadarı vedi, ne kadarı vermedi, verenler ne dedi de verdi, orası da belli değil.
Sınır bölgemizde yaşayanlar ise, zaten bize öyle bir görev yüklemezler. Orada PKK'nın devamı niteliğinde olan bir oluşum var.
O halde...
Bize bu görevi kim yükledi de biz Suriye'nin işlerine karışıp da kendimizin karşısına bir düşman ülke daha çıkarıyoruz?
Aynı şey Mısır için de geçerli...
Elbette buna bir makul cevap verilmeli, ancak Tayyipce bir cevap değil, aklı başında, akla uygun, milletin geleceğini karatmayacak bir cevap istiyorum.
Başbakan söylüyor "Biz hazırı da..." diyor...
Biz hazır isek, herkes hazır olur, sonuç da n'olur, orası malum değil...
XXX
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Adli Yıl'ın açılışında konuşan Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'na cevap vermeye çalışıyor.
Verdiği cevaptan anlıyoruz ki, Sayın Bakan elma, armut, muz ne varsa meyve olarak hepsini birbirini karıştırıp kokteyl yapıyor.
Feyzioğlu'nun söyledikleri ile Adalet Bakanının söyledikleri, çok ayrı şeyler.
Peki Adalet Bakanı ne demeye getiriyor?
Hiç bir şey demeye getirmiyor, sadece cevap vermeye, altta kalmamaya çalışıyor, onu da beceremiyor.
Bari sussa... Konuşmasa da daha beter batmasa...
Olmaz... Cevap verecek ila ki, Adalet Bakanı ya, dediği doğrudur diye inanacaklar...
Yok, bu sefer hiç mi hiç olmadı Sayın Bakan...
06 EYLÜL 2013
İBRAHİM PEKBAY