​ Bunları bilmek zorunda değilsiniz / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Bunları bilmek zorunda değilsiniz

Bunları bilmek zorunda değilsiniz
 

Dostlara ve samimiyete bak!


Aşağıda yazdıklarım, bir bilgi olarak bizlere sunuluyor. İnternette dolaşıyor. “Bunları biliyor musunuz?” sorusuyla bize servis ediliyor. Bilmek zorunluluğumuz olduğunu zannetmiyorum. Sadece bir eğlence olarak okunabilir.

Sizde okuyun. Birazcık gülümseyin.

**
Kelebekler ayakları ile tat alırmış.“Bazı ayaklar yürümek, bazıları da tekmelemek içindir. Bazı ayaklar, işe de yaramaz.”

Zürafaların ses telleri yokmuş. “Bazılarının var da, yararı ne? Olsun şarkıcı olacak hali yok ya.”

Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilirmiş. ”Atla yarışacak hali yok. Kaçmak içindir bu hız.”

Penguen, yüzebilen ama uçamayan tek kuşmuş. ”Uçsaydı göç ederdi, havada işini bitirirdik.”

Bir karınca, kendi ağırlığının elli katını taşıyabilirmiş. ”Ne zoru var ki. Dünya’nın işi biter mi?”

İngiltere'de bütün kuğular, kraliyet ailesine aitmiş. ”Yılanlar, çıyanlar kimin acaba?”

Kutup ayıları solakmış. ”Benim gibi solak olunca, kesin sanatçı ruhludur bu ayılar.”

Kangurular geri geri yürüyemezlermiş. ”Tek ilerici hayvan, bunlar ha!”

Sineklerin 5 gözü varmış. ”Ne yapacak bu kadar gözü? Haksızlık bu!”

Baykuş, mavi rengi görebilen tek kuşmuş. ”Görüyor da ne elde ediyor? Serçe kuşu mavi değil ki!”

Yunuslar, bir gözleri açık uyurlarmış. ”Gariplerimin düşmanı çok. Ne yapsınlar.”

Filler zıplayamayan tek memeli hayvanmış. ”İyi ki zıplamıyorlar. Hergün deprem olurdu. Depremlerin suçunu yükleyiverirlerdi garibime.”

Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyonmuş. ”Yaşasın! Benimde karıncalarım var.”

Fareler kusamazmış. ”Kussalardı, kesin yedikleri peynirleri geri alırdı insanlar. Evlerde peçete kalmazdı”

Timsahlar dillerini dışarıya çıkaramazlarmış. ”Dil çıkarmadan nesillerini kuruttuk. Bir de dil çıkarsalardı…”

Kediler ultrason seslerini duyarlarmış.”Her hastaneye bir kediyi, ultrason uzmanı olarak atayalım”

Zürafa 35 cm. uzunluğunda siyah bir dile sahiplermiş. ”Dili çok uzamış bunun, koparmak lazım.”

Ortalama bir pire kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabiliyormuş.
Bu oranı tutturabilmek için bir insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gerekliymiş. “Bu Dünya’da, 30 metrenin üstüne zıplayan insanlar var.”

Bugüne kadar bilinen en büyük böbrek taşı, tam 1 kilo 36 gr. mış. ”Helal olsun. Adam iyi büyütmüş. İnşaata başlasın hemen.”

Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori harcarmışız. ”Eee! O zaman niye spor yapıyoruz. Televizyon karşısında uyuyalım. Manken gibi oluruz.”

İnsan vücudundaki en güçlü kas, dilmiş. ”Belli, her haksızlık karşısında bülbül gibiyiz.”

Hapşırdığımız zaman, kalbimiz dahil olmak üzere, tüm vücut fonksiyonlarımız bir an için dururmuş. “Sürekli duran, hiç çalışmayan fonksiyonları ne edeceğiz?”

Kadınlar erkeklere göre iki kat daha fazla göz kırparmış. ”Vay cilveli fettanlar vay”

İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206' ya düşüyormuş. ”Kim çaldı lan bu kemikleri?”

Bir Güney Amerika ülkesi olan Peru' da hiç genel tuvalet yokmuş. ”Ne olmiş! Bizim Güneydoğu’da evlerde bile yok. Bişi olmaz.”

Tom Sawyer daktiloda yazılan ilk romanmış. ”Elle yazılanların önemi yok mu?”

Mexico City, her yıl 25 santim batıyormuş. ”Canı cehenneme. Biz zaten battık.”

Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzu dolduracak kadar tükürük salgılarmış. ”Alttan ne kadar salgılar?”

Çocuklar baharda daha fazla büyüyormuş. ”Baharda ninemde büyür.”

İnsanlar beyinlerinin sadece yüzde onunu kullanırlarmış. “Dünyanın gidişatından belli zaten.”

Sağ elini kullanan insanlar, sol elini kullananlara göre ortalama 9 yıl daha fazla yaşıyorlarmış. “Ben hapı yuttum arkadaşlar. Hakkınızı helal edin.”

Bir insan hayatı boyunca, ortalama iki yılını telefonda konuşarak harcıyormuş. ”Telefon icat edilmeden öncekilerin nereye gitti iki yılı?”

Bir Big Mac hamburgerinin ekmeğinde ortalama 170 adet susam bulunuyormuş. ”Hangi salak saydı bunu?”

Ödemeli telefon konuşmalarının çoğu, Babalar Günü’nde ediliyormuş. ”Babalar, babalar gününde de babayı yedi desene!”

Hindistan' ın oyun kâğıtları yuvarlakmış. “Dünya’da yuvarlak, ne var bunda? İnsanları istediğin yere yuvarla.”

Yuvarlamıyorlar mı?

Yuvarlanmıyor muyuz?

 
Toplam blog
: 420
: 1641
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..