Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

07 Eylül '12

 
Kategori
İlişkiler
 

Çantada Keklik

Çantada Keklik
 

Hayat saygı ve sevgi olmadan yaşanamaz...


"Bir kimseyi çantada keklik görmek" deyimini daha önce açıklamış nereden geldiğini yazmış paylaşmıştım sizlerle.

Her istediğiniz yapan, ihtiyacınız olduğunda hemen yanınıza koşan, beklemediğiniz bir biçim ve hızda yardımınıza koşan, siz farkında olmadan arkanızı kollayan sahiplenen bir var mı hayatınızda? Benim yok! Ama şimdiye kadar birçok arkadaşımın dostumun olduğunu sanıyordum yanılmışım, kızmıyorum da hayat aynen devam ediyor çünkü. Sizin varsa emin olun imrenirim hatta özenir kutlarım sizi o kadar.

Son zamanlarda o kadar çok olay yaşadım o kadar çok insan hakkında ne kadar büyük yanlış yaptığımı anladım ki artık en yakınlarıma bile tamamen benim yanımda olduklarına ilişkin güven duymuyorum.

Bazı yakınlarım var ki çoğunun ben ne dersem deyim doğru değilse hemen karşımda yer alacaklarını biliyorum. Beni kesinlikle yönlendirmeye kalkacaklar akıl verip doğru yolu göstermeye çalışacaklar, biliyorum. Öyle ya ben aptalım, salağım onların gördüklerini göremiyor düşündüklerini düşünemiyorum.

Hemen herkesi çantada keklik görme gibi bir alışkanlığımız var bizim ama işte görün “akrabalarınız” bile çantada keklik değiller çoğu zaman…

Onlara hak vermiyor değilim çünkü bende başkaları için ”çantada keklik” olmam açıkçası, bazen de öylesine çantaya düşerim ki anlatamam. İyi niyetimden inandığımdan hatta sevdiğimdendir. Kendimden başkasına kızmam o yüzden, ağabeyim bu yüzden çok kızar bana “ne geldiyse başına iyi niyetinden geldi” diye, haksız diyemeyeceğim…

Artık kendi kendime bir duruş kararı aldım, her denileni istenileni yapan, almadan veren, inandığının yanında kayıtsız şartsız olan böyle olmayı de benimsemek durumunda kalan bir olmak istemiyorum. Sanki kullanılıyormuşum gibi geliyor bana…

Gerçi mantıklı düşününce böyle birinin her insanın hayalini süslediğini söyleyebilirim, ama gerçek yaşamda değil. Herkes fikrinin kabul görmesini, istediğinin ya da söylediğinin kusursuz yapılmasını ister. Kolayca sahip olmak da zordur insana sıkıntı verir. Kolay gerçekleşen şeylere verdiğimiz değer onları sıklaştırdığımızda değerinden düşer. Bu yüzden her denileni yapan sorgulamadan yerine getiren insanları bir süre kullanmaya başlarız, bu doğal bir duygu çatışmasıdır. Üstelik kullandığımız bu insanlara karşı sağlıklı bir düşünce ve duygu yapısı içinde olacağımızda söylenemez. Bunu sağlıklı ve saygılı bir şekilde sürdürmeyi belirlemek imkânsızdır.

Karşılıklı sevgi ve saygı iki uygar insanın ilişkilerinin vazgeçilmez temel kuralıdır. Saygı duymadığınız biri ile ilişki kurmanız iletişime geçmeniz her zaman rahatsızlık verir, bu rahatsızlıkları bertaraf etmenin tek yolu karşılıklı insanlara “saygı” duymaktır. Üstelik şu gerçeği de unutmamak lazım siz saygı gösterdiğiniz kadar saygı görmeyi de hak edersiniz…

Hiç kimse kendisini kullanmak isteyen, kullanamayacağı insanlar da iletişim kurmaya tenezzül etmeyen biri veya birilerine saygı duymaz, aslına bakarsanız da kendisine saygı duyulmayan biri karşılıklı veya karşılıksız kendiniz asla kullandırmaz.

Bu durumda insanlarla iletişim karşılıklı yardımlaşma ile güçlenir. Saygısızlık gösterip göstermemek öne çıkacağına göre siz siz olun saygı gösterin, saygısızca davranmaktan vazgeçin. Hiç kimse kendisinin her zaman her koşulda “evet” diyen bir olarak görülmesini istemez şahsen ben son zamanlardaki olaylardan sonra böyle düşünenlerden nefret ediyorum hatta bırakın nefret etmeyi onlara acıyorum bile…

Rahmetli babam “Genç İbrahim” böyle zamanlarla karşılaşacağımı çok iyi bildiğinden olmalı bana;

“Kendini birinin çantasında keklik olarak görmeden sakın ola hiçbir kekliği çantana sokma” derdi.

İnsan ilişkileri bizi biz yapan bir değerimiz artık değişiyor hatta çoğunu kaybetmeye başladık. Sizlere bunları saymayacağım bilmediğiniz yaşamadığınız şeyler değil. Bizim yaşıtlarımız bunlar için şaşırmış olsak da görülen o ki herkes hayatından son derece memnun. Benim yukarıda bahsetmeye çalıştığım “çantada keklik” olmaya karşılıklı çıkar ilişkileri içerisinde razılar. Olabilir gelecek onlar için ülke için ağır sorunlar yaratmadığı sürece -ki bana göre yaratmaması mümkün değil- kendilerinin bileceği iş.

Ancak bu nesil de görmediğimiz çok acı bir gerçek var “saygı ve sevgi” hemen hemen hiç kalmamış…

Sevginin olmadığı bir dünya saygının yaşanmadığı bir hayat düşünemiyorum ben.

Son sözüm gelin çocuklarımızı “çantada keklik” olma güdüsünün etkisinden kurtarıp onlara saygı ve sevgiyi güzelliğini gücünü aşılamaya çalışalım, ne dersiniz…

Hayatın en ağır koşullarında da olsa hakkınız olan sevgiyi doya doya yaşamanızı hayal kurmaktan ve gülmekten asla vazgeçmemenizi diliyorum…

Esen kalın iyi tatiller efendim…

 

Erdoğan Özgenç 

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara