Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '06

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
970
 

Cinsel istismara karşı... Ne yapmalı!

Cinsel istismara karşı... Ne yapmalı!
 

Bir arkadaşımın gönderdiği mailla her şey başladı, her şey dediğim de bir baş ağrısı bir kızgınlık bir dünyadan kaçma isteği. CHP’li bir milletvekilinin küçük yaşta çocuklara ve bebeklere tecavüzün cana kasıt olarak değerlendirmesini öngören yasa teklifinin mecliste daha çabuk görüşmeye alınması adına internet sitesinde düzenlediği bir ankete oy verilmesini talep eden maildı. Oy verdim. Daha sonra mailı kendi çevreme gönderdim. Lakin bir tanıdığımdan gelen anti tez ile polemik başladı. Pedofili diye adlandırılan bu durum bir suç mu yoksa bir hastalık mıydı... Derken pedofili üzerine araştırmalar karşılıklı atışmalar. Bir iç sıkıntısı, bir yaşanan gerçeklikle yüzleşmenin sancısı... 

Pedofili neydi, başlayalım buradan. Pedofili küçük çocuklara karşı cinsel ilgi duyma şeklinde tanımlanan psikolojik bir rahatsızlık. Henüz ergenlik çağına girmemiş, özellikle 13 yaş ve altı çocuklara karşı duyulan cinsel ilgi. Özellikle kız çocuklarının maruz kaldığı (maruz kalan erkek çocuklarında sayısının azımsanamaz) bir saldırı (cinsel istismara maruz kalan çocukların %30’unun 2-5 yaş, %40’ı 6-10 yaş %30’u 11-17 yaş arası olduğu söyleniyor) Pedofilinin suç mu hastalık mı olduğu ise tartışma konusu. 

Dünyada neler olup bitiyor diye bir de burdan bakarsak karşılaştıklarımız hiç de iç acıcı olmayacak. Fransa’da 66 kişi 45 çocuğu taciz etmekle ve satmakla yargılanmış. Kızlardan birinin babası 2 yaşından 6 yaşına kadar çocuğuna tecavüz etmiş. Adam ise ifadesinde ‘çocuklarımı hiç sevmezdim hiç değer vermedim olan oldu’ diyor. Tüyleri diken diken edecek bir soğukkanlılık... İstatistiklere göre ABD’de 1995 yılında 12 yaş altı 260 300 çocuğa tecavüz edilmiş, tabi bu sadece kayıtlara geçen sayı. Dünyada son 4 yılda çocuk tacizi vakalarının %90 arttığı gözlemleniyor.Google verilerine göre Türkiye ‘child porno’ aramasında birinci sırada. Türkiye’de ise bu vakaları izleyen bir kurum ya da özel düzenleme yok. Ama yaşanan olayları benim artık buraya yazmayı içim kaldırmıyor. Sadece çocuklara değil bu taciz daha emekleyen bebeklere de uygulanıyor. Kuvvetle muhtemel ölümle sonuçlanıyor. 

Yukarıdaki örneklere daha çokça örnek eklenebilir. Benim edindiğim izlenim ise şudur: Çocuk pornografisi ve çocukların cinsel istismarı artık oluşmuş bir sektörün yarattığı insanlık barındırmayan durumlardır. Çocukların para kazanmak uğruna satılması ve bunun talebinin hiç de azımsanmayacak bir durumda olması insanlık adına utançtır (ki bu durum sadece 3. dünya ülkelerinde değil gelişmiş ve modern sayılan ülkelerde de çokça görülmekte ve çocukları cinsel anlamda sömüren bu kişiler arasında her tabakadan, eğitim grubundan insanlar bulunmaktadır.) Ayrıca bunun kimi kişilerce cinsel özgürlüğün bir biçimi olarak algılanması da kanımca bunun tahammül edilmez bir noktasıdır. Yine de alternatife saygı göstermek adına pedofiliyi hastalık olarak adlandırsak dahi bunun tedavisinin olup olmadığı bir muallak, bu kişinin topluma kazandırılma ihtimali belirsizdir. 

İşin benim için en tahammül edilemez noktalarından biri kimi insanların pedofiliyi bir çeşit cinsel özgürlük hali olarak kabul etmesi. Hollanda kanunlarındaki rahatlık ile bilinen bir ülke. Esrarın serbestliği, eşcinsel evlilikler vs... Lakin artık benim gibi ahlakçı olmayan veya toplumsal ahlak anlayışına çoğu zaman farklı bir ahlak anlayışı olan bir insana dahi şok etkisi yapacak bir durum var. 3 pedofili hastası tarafından siyasi bir parti kuruluyor ve bu kişiler 12-16 yaş arasındaki çocuk pornografisi ve hayvanlarla cinsel birleşme özgürlüğünü savunuyorlar. Partiyi kapatmak için açılan dava ise düşüyor. Hakim delili yetersiz buluyor ve bu kişilerin sadece ‘moral’ değerlerini ifade etmek istediklerini söylüyor. 

Ey sevgili düşünce özgürlüğü dedim içimden, tabi ya bu bir ahlak anlayışıdır ifade etsin partililer kendilerini, tabi canım bu cinsel özgürlüktür hürriyettir... yapmayın dedim ya yapmayın gözünüzü seveyim. En önemli noktayı kaçırıyorsunuz. Cinsel olarak hedef aldığınız çocuklar (ve hatta hayvanlar)! Nasıl bir iradeden söz edebiliriz 12 yaşındaki çocuk konu olunca! Nasıl bir özgürlükten! Nasıl ama nasıl... 

Benim için kendi tercihini yapabilecek kudretteki insanların cinselliklerini nasıl yaşadığının bir önemi yoktur. Eşcinsellik bana garip gelmez, çünkü her iki insanın iradesi söz konusudur bana söz düşmez. Lakin çocuk! Çocuk ama! Çocuk... diyorum başka bir şey diyemiyorum. Sonra ah medya ah popüler kültür ah susmuş insanlık ah gözü kapalı insanlık ah kapitalizm ah emperyalizm ah şiddet ah para ah ah ah diyesim geliyo, ahlamak da ağlamak da istemiyorum. 

Bir şey yapmak istiyorum, elimden hiçbir şey gelmiyor, dünya koskoca bir yalan oluyor bir anda, bu çaresizlik durumu ise ben ölene kadar bende kalacağı için acı... acı... insanlık için içim acıyor. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Pedofili'yi cinsel ozgurluk olarak tanimlayana cinsel ozgurluk nedir diye sorarlar. Ozgurluk ve sapiklik farkli seyler. Devletimiz cinselligi baskin bir hale getiriyor ve bu konuda saglanan bir egitim yok. Bu sektor nasil olustu, kimler, nasil bulasti hic bilmiyoruz. Bunu yapan insanlarin bir sebebi, bir rahatsizligi olmali. Bu adami tedavi etmeden hapse atarsaniz cikinca(ki genelde cikarlar) yine yapacaktir. Herseyden once egitim ve tedavi lazim. yoksa bu sektor daha da buyuyecek ve cok uzucu goruntuler ortaya cikacak. Elinize saglik...

Hasan ARSLAN 
 08.12.2006 0:40
Cevap :
Bu kadar insan pedofili olmussa bu hastaliktan korkmak gerek. Bana bir hastalik olmaktan ote gaipten birileri 'hamburger yediler gecti hevesleri, cep telefonu mp3 ondan da ha sikildi ha sikilacaklar biz bunlara insan verelim somursunler, nasil olsa insaniyet coktan kendini yuksek bir yerden olumune atti, artik koruyacak savunucak sahip cikacak birseyleri kalmadi' dermis gibi geliyor. Egitim sart diyoruz, tedavi sart diyoruz da ben ne egitim veya tedavi anlayisina ne de egitecek veya tedavi edecek sahislara guveniyorum. Buruk bir umutsuzluk benimkisi...  11.12.2006 23:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 2066
Kayıt tarihi
: 31.08.06
 
 

Yazmazsam ölmem ama yazarsam hiç ölmem gibi... Yazmazsam kendime ihanet ederim gibi... Yazmayarak ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster