Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '09

 
Kategori
Tıp
 

Domuz Gribi Gerçeği

Domuz Gribi Gerçeği
 

H1N1


Artık kışa hazırlandığımız sonbaharın bu son ayında, bütün dünyayı etkisi altına alan bu hastalık gündemimize oturmuş durumda. Önce Meksika ve daha sonra da USA da hortlayan, ülkemizde tehlikeli boyutlara gelmeden araya yaz aylarının girmesiyle adından uzak günler geçirdiğimiz domuz gribi, havaların soğumaya başlamasıyla ne yazıkki ülkemizi de etkisi altına almaya başladı. Ve her gün hakkında konuşur olduğumuz, karşısında yediden yetmişe herkesin endişe ve çaresizlik içinde kaldığı, bazılarına göre yüzyılın en büyük felaketi olarak ilan edilen domuz gribi hakkında bilgilendirici bir yazı hazırlamak istedim. Bir Tıp insanı olarak amacım, bu hastalığı ve etkenini her kesimin anlayacağı bir dilde sizlere sunmak ve en azından bilinçlendirmek.

Domuz gribi ilk olarak Meksika'da 2009 Nisan ayında tespit edilmişti. Aslında sadece domuzlar arasında görülen, aynı insanlardaki gibi grip benzeri belirtilerle seyreden domuz gribi, bu gribe etken olan virüsün geçirdiği mutasyonlar sonucu genetik yapısı değişip insanlar arasında yayılma özelliği kazanmıştır. Genetik yapısındaki değişmeler sonucu domuzlardan ilk olarak işi gereği bu hayvanlarla içli dışlı yaşayan insanlara bulaştıktan sonra insanlar arasında hızla yayılmaya başladı. Şimdiye kadar yaklaşık 190 ülkede vakaların görüldüğü domuz gribi 5 Kasım 2009 itibariyle; yaklaşık 1, 5 milyon kişiye bulaşmış 7000 kişi hayatını kaybetmiştir. (1)

Ülkemizde ve tüm dünyada bugünlerde üzerinde titizlikle durulan, uzmanlarca çok tehlikeli boyutlara varabileceği ve işi sıkı tutmamız gerektiğinin sürekli altı çizilen tüm insanlığı etkileyen bu grip salgınına yakın tarihimizden bir örnek vermek gerekirse; buna benzer büyük bir grip salgını en son 1918 yılında iki yıl içerisinde 500 milyon kişiye bulaşmış bunlardan en azından 50 miılyona yakın kişi hayatını kaybetmiştir. (2)

Bu hastalığa domuz gribi denilmesinin nedeni ise; ilk vakalarda araştırılan bu virüsün genetik yapısının domuzlar arasında grip oluşturan grip virüsüne karşı bir benzerlik göstermesi; ve bu şekilde ismi domuz gribi olarak anılmaya başlamış. Fakat daha sonraki araştırmalar virüsün genetik yapısının domuz, kuş ve insan grip virüslerinin bir karışımı olduğunu gösteriyor. Bu üç tür grip virüsünün genetik karışımıyla oluştuğu gözlemlenen bu yeni virüs, diğer adıyla; H1N1 virüsü hakkında, bazı bilim adamların bu virüsün laboratuar ortamında insan eliyle üretildiği konusunda araştırmaları mevcut.(3)

Bu hastalığın belirtileri; ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı-tıkanıklığı, genel vücut kırgınlığı, baş ağrısı, üşümek olabildiği gibi bazı insanlarda ayrıca kusma ve ishal görülebilir. Bu H1N1 virüsü insanlarda ateşli veya ateş olmadan bronşit zatüre gibi akciğer hastalıklarına neden olabillir, ciddi bir hastalık tablosu oluşturup ölümlere neden olabilir.

Araştırmalar göstermişki; hastalık etkeni bu virüs herhangi bir yüzeyde 2-8 saat canlılığını yani etkinliğini koruyarak kalabiliyor; ve buraya bir başkasının dokunup elini ağzına-burnuna götürmesiyle bu virüsle bulaşma riski doğabiliyor. Hastalığın bulaştırıcılığı konusunda uzmanlar yaptıkları araştırmalar sonucunda: bir kişide semptomların başlamasından 1 gün önceden yani ufak aksırık ve hapşurukların görülebileceği dönemden başlayıp; hastalığın tam başladığı günden 5-7 gün sonrasına kadar bulaştırıcılığını koruduğunu, yani virüsü almış olan birinin 7-8 gün virüsü yaydıkları gösterilmiş.(4)

Virüsten korunma ve virüsün yayılmasını önleme;
- Ellerimizi gün içinde sık sık su ve sabunla en azından 15-20 saniye yıkamalıyız, veya suya ulaşamadığımız durumlarda alkol bazlı temizlik solüsyon veya jelleriyle ellerimizi temizlemeliyiz.
- Ellerimizle ağzımıza, gözümüze, burnumuza dokunmaktan kaçınmalıyız
- Özellikle gripli kişilerle el sıkışmaktan kaçınmalı ve öpüşmemeliyiz veya minumuma indirmeliyiz.
- Her öksürme ve hapşuruğumuzda ağzımızı temiz bir peçete veya mendille kapatıp bunu çöpe atmalıyız.
- Özellikle toplu taşıma araçlarında maske kullanmak virüsün sağlıklı bireylere bulaşmasını önleyebilir.

Eğer grip benzeri belirtiler bizde başlıyacak olursa ne yapmalıyız? Amerikan Bulaşıcı hastalıkları kontrol ve önleme merkezi- CDC- bizlere şunu tavsiye ediyor: en azından 24 saat evde kalıp mümkün olduğunca diğer insanlarla ilişkimizi azaltmamız ve ateşimizin düşmesini beklemeliyiz, eğer ateşimiz düşmüyorsa derhal bir sağlık kuruluşuna başvurmalıyız (4)

İnternet üzerinden Tıp ve sağlık üzerine araştırma yapan Türk ve daha çok yabancı kaynaklardan yaptığım araştırmalarla kendi görüşlerimi birleştirip sizlere bir sentez sundum. İleriki dönemde Tıp ve sağlık konularında yazılarımı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Bu salgın dönemini tüm insanlık ve ülkem adına en az kayıpla atlatmamız dileğiyle…


(1) http://flutracker.rhizalabs.com/
(2) http://www.sciencedaily.com/releases/2009/04/090430111640.htm
(3) http://www.naturalnews.com/026141.html
(4) http://www.cdc.gov/h1n1flu/qa.htm

 
Toplam blog
: 21
: 3107
Kayıt tarihi
: 21.05.09
 
 

İstanbul doğumluyum... İstanbul da yaşamaktayım... Tıp Fakültesi'ni yeni bitirdim-bitiricem sayıl..