Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
776
 

Eğer otuzlarınızdaysanız..

Eğer otuzlarınızdaysanız..
 

Bazı sabahlar yataktan çıkmak zor olur..İşe gitmemek için yüzlerce mazerete sahipsinizdir o an ve yatanızın karşı koyulmaz sıcaklığı..Yastığınız tüm yumuşaklığıyla esaretini sunmuştur. Ayak parmaklarınız yataktan çıkmamak için direnir. Yarı uyanık olsakta rüya görmeyi başarırız. Kontrolu bizdedir, rüya/hayal karışımı siyah beyaz düşlerin...

Hafif depresyona gebedir bünye. Mızmızdır, huysuzdur, kaprislidir... Çocuktur. O anlarda birileri olsa. Kahvaltı getirse yatağıma. Omlet, kızarmış ekmek, ev yapımı reçel. Çayımdaki şekeri karıştırsa. Televizyonu açıp elinde kumanda, kanalları gezse benim yerime. Sevgilim bu gün işe gitmese. Soyunup çırılçıplak yatsa yanıma. Sevişmese sarılsa yada seviştikten sonra sarılsa..En azından bir kaç saat, beni sevebilecek nedenler sıralasa. Gazetenin spor sayfasını okurken, arada yorumlar yapsa.Ama hayır bir saniye, bir cümlede 'arada' kelimesini kullanıcaksam 'arada masaj yapsa' olarak kullanmak istiyorum.. Tabi yaa.Arada masaj yapsa...

Uyusam sürekli, tüm gün, tüm hafta ve zamansız telefonum çalmasa...

-Alo
-Abi uyuyormusun hala akşam oldu..
-...
-Abi..

Günü boyasa hiç tanımadığım birisi. Gökyüzünün maviliğini çalıp düşlerime katsa. Siyah kabuslardan uzaklaştırsa beni. Kahve tadında baksa yüreğime, kalbime, gözlerime..Bayramlık kiyafetlerim olsa yastığımın altında.. Babam
uyandırsa beni bayram namazına...

Bir de şu saatın tık takları olmasa.

-Alo
-Abi telefon kapandı..
-hee... ole... kapanıyor o... bazen... kendi kendine...
-Abi sayıklıyorsun.
-....
-Abi kapıdayız biz
-Kapı ... siz..?
-Abi kuzenlerin kapıyı açarmısın...
-duuu... tamam... açıyorum...

Fındıklı çikolata tadı olsa damağımda. Yoo vazgeçtim sütlaç tadı olsa. Evet sütlaç, fırında üstü hafif yanmış. Annanemin yaptığı gibi. Üstüne fındık ezmesi. Aslında televizyonda izleyecek bir şey yoktur bu saatte. Radyoda blues çalsa sürekli. Ben istek yapmadan sevdiğim parçalar peşpeşe. Parçalar... Parça çikolata...


Sütlaç... Çikolata/fırında üstü yanmış sütlaç/fındıklı çikolata...

Telefon...

-Alo
-Abi kapıdayız biz hala..
-siz..
-Abi kuzenlerin..
-He..Oğlum açtım ya ben kapıyı..
-Abi açmadın.
-Açtım......Otamatik.... Açtım oğlum yaa.
-Abi
-...
-Abi
-Neeeee!
-Abi nerdesin sen?
-Nasıl nerdeyim.
-Yani evdemisin?
-Hayır İlknurdayım.
-Abi İlknur un evini biliyormuyum ben?
-Bilmiyormusun?
-Hayır abi.
-Nann niye açtırıyosun kapıyı o zaman.
-Abi..?
-....
-İnanmıyorum yaa.Söylendi saydı telefonu yüzüme kapattı..
-.... daha kapatmadım.
-Abiii !
-.....
-Şimdi kapattı...

Belkide dünyanın farklı kıtalarında savaşlar oluyordu. Katliyamlar ve soykırımlarla yok olan insan yaşamları. Kendi şehrimde ise, kiralık katiller, kaçak inşaat mühendisleri, podyumda gezen bedenler, kitap yazan sizofrenler. Aslında dürüst olmak gerekirse, hiç bir şey tıkanmış bir trafikte yolcu koltuğunda oturmak kadar korkutmaz o an... Sıcak yatak, sarıldığım yastıktaki parfüm kokusu. Bir bardak çay olsa... Yanında omlet... Reçel...

Uykunun karşı koyulmaz çekiciliği. Bu yaşlarda olupta, bu kadar sene boşuna çalışıyorum zaten dediğiniz anlar oldumu. Ya herşeyin sıradan geldiği dakikalarda yaşadınızmı, saniye saniye, bir uyku sarhoşluğunda. Bu gün tembellik yapmak hakkın diyerek, devrim yaptınızmı prensiplerinize karşı. Özgürlüğünüzü yastığınızın yumuşak eşsiz dudaklarından öperek kutladınızmı. Uykunuzu bölen her şeye rağmen direnerek, önce esneyip sonra kaldığınız yerden devam etmeye çalıştınızmı düşlerinize...


Kahvaltı yada omlet... Çayda istemiyorum... Uyumak bir kaç saat... Yada bir kaç hafta...

-Alo
-Abi ben cadın.
-Dur bi dakka... ufaklık kapıyı... açıyorum.
-Abi biz sizin evin kapısındayız.
-Yaa tamam ..Taksideyim ben.
-Abi hala yataktasın dimi?
-Taksideyim..
-Yataktasın.! İlknur denilen uyuz hatunda yanında yatıyor dimi..Afferim abi ne güzel örnek oluyorsun bize.
-Yok..o... işe gitti.
-Hani taksideydin.
-Taksideyim
-Yaa of abi yaa off.

Bu benim tembel yanım..Bazen kızıyorum kendime aslında..Üşenmesem böyle zamanlarda hazırlasam kamp malzemelerimi ve çadırımı ve uyku tulumumu... Uyku tulumu... Ne güzel isim koymuşlar... Erinmesem işte... Kamp yeri ayarlamadan çıksam geceden, gün doğarken kursam çadırı yıldızların son halini seyrederek yorgun olarak gözlerimi kapatmaya hazırlansam..Ayın son görüntülerini görmemezlikten gelerek, güneşi doğarken koynuma alsam. Uykuya düşlere dalsam..Hiç güneşin sıcaklığını hissederek uyuklarken burnunuza baharın kokusu geldiği anlar oldumu. Tembellik yaptınızmı çimlerin arasında. Uçurtma bayramlarına inat kalkmaktan erinip, yaşam çığlıklarını duymadan uyudunuzmu...

-Alooo...Taksideyim ben
-Tunç takside olamassın ev telefonundan aradım
-...
-Sen hala bendemisin.
-Ben sendeyim..sende.. tutuklu kaldım.
-Tunç kimim ben.
-...Kim olduğunun önemi varmı... Kalırım ben
-Tunç kalk ve yüzünü yıka akşam oldu.
-İlknur.
-Ya neden seninle olduğumu sorguladığım an bu andır..Ya adam kalksana akşam sergi var beklıyorlar bizi.
-Sergi
-Evet..Sen bana ve arkadaşlarına söz verdin.9 da taksimde ol tamam canım.
-yaaa ben taksideyim zaten.
-Yaaa off tunç yaa off.

Omlet..Çay..Reçel..Omlet fena olmazdı aslında..Yatağıma getirse şimdi birisi..Ama anlam katmadan omlete yumurtaya. Yorganıma sarılıp yastığımı yüzüme bastırmak kadar seviyorum seni demiştim bir hatuna... Manyak diyip içtiği çayı yarım birakıp kaçmıştı bende. Hangi yaşamda olduğunu hatırlamıyorum..Komik aşk adamıyım sanırım ben..Bide tembel belki bazen. Uyku tatilleri olmalı aslında. Ota böceğe tatil yapıyoruz ya... İki hafta sabah açık büfeyi kaçıramak için erken kalktığım, havuza girebilmek için sıra beklediğim, güneşlenmek için yer bulamadığım yaz tatilim. Bu sene iki hafta yataktan çıkmıyacağım. Hatunmu?... O gitsin tek başına. Zaten omlet hazırlamasında bile binlerce felsefe kırıntısı var...

-Kimsin.
-Tuncay bey...
-...
-Bu gün rahatsız olduğunuzu öğrendim..Şu saatte dahi yattığınıza göre durumunuz düzelmemiş.
-Bunu nasıl anlıyorsunuz.
-Neyi
-Yattığımı.
-Bu yüzden personel müdürüyüm sanırım.
-Yani... Siz bizim ne zamanlar uyuduğumuzu tahmin ettiğiniz için mi müdürüm oldunuz.
-Tuncay bey.
-...
-İmalat raporları.
-Masamda olması lazım..Ayline söylerseniz.
-Geçmiş olsun.
-...

Bir bardak çay olsa... Sütlaç bide..Üstü hafif yanmış... Yada boşver... Şimdi çay olsa yataktak yarı bedenimi çıkarmak zorunda olucağım... Uyusam... Bütün gün... Bütün hafta...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

o kadar güzel mızmızlanmışsın ki uykumu getirdin valla...

Ruksan İLDAN 
 30.03.2008 23:52
Cevap :
hoşunuza gitmesıne sevımdım..çok tesekkur ederim..Saygılarımla.  31.03.2008 21:04
 

O sendromu ne güzel anlatmışsınız... Tebrikler demekten başka kalmamış bize... :))

Olcay Gülgün Karaoğlu 
 15.03.2008 3:27
Cevap :
Teşekkür ederim yorumunuz için..  15.03.2008 14:44
 

Şimdi roller değişti ya da değişse... Yatağıma omlet getiren bir sevdiğim olsa. Yok, boş ver ben sevmem omlet. Tereyağda yumurta... Şöyle missssleerrrr gibi kokan. Köyümün dağlarında gezen tavukların yumurtladığından. Yok, ama boş ver. Ben kalkıyım keçi sağıyım. Sonra ateşteki kara tencere iyice kızsın. Sütü içine dökünce cossss diye bir ses çıkarsın. Çıkarsın ki sütten yapılan dondurma yanık kokulu olsun. Kara kış mı? Olursa olsun. Ne yani Erdoğan kışın dondurma yenilemez diye yeni bir yasa mı çıkarmış. na... na... na... Onun yasasına. Bana ne kardeşim. Ben kış da olsa dondurma yemek istiyorum. Keyfimin kahyası mıymış? İyi de ben onu kahya tutmadım. Vekil yaptım vekil. Dediklerimi tutsun diye. Öyle işte yaaa. Bu saatte yazılan yorum bu gadder olur. Ben en iyisi üç Gulhü bir Elham okuyup yatayım Tunç. Pardon Bush mu telefon da. Söyle. Keçi sağıyormuş de. Keçi sağma işini bitirip senle ilgilenecekmiş de. Ya da bizim vekillere aktarıver. Erdoğan duştaymış. Yardımcısını ver. Bye.

Ayrıntıda gezinmek 
 15.03.2008 2:52
Cevap :
:) hınzır du tahmin edeyim güzel bir geceydi.. hafıf alkol:) yok yok ben fazla alıştım sana..  16.03.2008 19:16
 

cennete seyahat olurdu bu!...

güzaltı 
 15.03.2008 0:07
Cevap :
Hoşgeldin..Kapıyı aralıyıp baktığın zamanlar hoşuma gidiyor.. Teşekkürler...  15.03.2008 14:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 852
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 906
Kayıt tarihi
: 16.02.08
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk öğretim, üniversite, askerlik ve evlilik hazırlıkları sıralamasında stan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster