​ El "şeyi" ile gerdeğe girmek / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '08

 
Kategori
Haber
 

El "şeyi" ile gerdeğe girmek

El "şeyi" ile gerdeğe girmek
 

Enflasyon % 10, enerji zammı % 75 gel de gülme.


Vay benim duble yollarımın fatihi vay! Son Türk devletinin "istikrar" sembolü, büyük Türk devletinin "güven" veren insanı vay! Elinize, kolunuza ve fikrinize binlerce sağlık. Enflasyonu tek rakamlara düşürdünüz de doğalgaza ve elektriğe yılbaşından bugüne gelen % 75'lik zam ne ola ki? Şimdi konutlara % 22, 5 sanayicilere % 22 zamlı gaz vereceksiniz. E sanayiciler de maliyetini arttıran bu zamma "hoşgeldin" demeyecekler ve ürettiklere mallara zam olarak yansıtacaklar.

Ama, olsun, bizim enflasyon rakkamı sabitlendi, bundan böyle yüksek çıkmayacak. Varsın emeği ile geçinen işçinin ve emekli maaşı ile geçinen emeklinin anası ağlasın. Çünkü, çalışanlara ve emeklilere enflasyon oranında zam yapıldığından enflasyon düşük gösteriliyor. Bence bu hükümetin iki enflasyon oranı var, biri halka sunduğu rakamlar, diğeri hükümetin gizli kasasında duran rakamlar.

Bakın, şimdi yeni bir kılıf uydurdular ve "zam yaptık" demiyorlar. Ya ne diyorlar? "Maliyet bazlı fiyat mekanizması" diyorlar. Ey okur neden gülüyorsun? Vallahi doğru. Bundan böyle zam yapmanın yeni adı bu. Şimdi fırına ekmek almaya gideceksiniz 85 kuruş olan ekmek 1 lira 85 kuruş olmuş göreceksiniz. Siz fırıncıya kızacaksınız "Ne bu zam" diye. Fırıncı da size "Ne zam mı efendim? Zam mam yok, maliyet bazlı fiyat mekanizması esaslı fiyat ayarlaması yaptık" diyecek. Bir şey demeye hakkınız yok ki! Böyle buyurdu Zerdüşt!

Ya, gerçekten doğalgaza bu maliyet bazlı fiyat mekanizması neden uygulandı? Şimdi yapılan evlerde "baca deliği" diye bir şey yok. Olanlar da son onarımlarda bütün baca deliklerini betonla kapattılar. Şimdi onbir ayda % 75 fiyat artışı gören doğalgaz ve elektrik kullanmak da çok zor görünüyor. Peki ne yapacağız? Soba kuramayız bacamız yok. Odun kömür alamayız, çünkü doğalgaz geldi diye satan kalmadı. Evlerimizde ve apartmanlarımızda "kömürlük" diye bir yer de kalmadı.

Zamanında "etmeyin dışardan gelen enerjiye bu kadar güvenmeyin" diye bas bas bağırdık ama duyan olmadı. Orada toprak altında kömür çıkaran Türk işçisinin alın terini vermemek için doğalgaza umut bağlayanların asıl amacı neydi dersiniz? Acaba, kaç firma boru döşemesinden, kaç firma kombi üretiminden, kaç firma petek üretiminden kaç milyar dolar nemalandı? Ya bu nemalanmadan kimler ne kadar komisyon aldı? Bütün bu çıkarlar olmasaydı tâ bilmem nerelerden doğalgaz bu kadar canla başla taşınır mıydı? Hele bizim gibi kömür yatağının üzerinde oturan ülke için bu komik değil mi? He, bir de kömür havayı pisletiyordu değil mi? Neden kömür kullanan başka ülkelerde hava kirlenmiyordu da bizde kirleniyordu?

İşin özeti şudur sevgili dostlar: "El şeyi ile gerdeğe girenin sonu bu olur".

Şimdi bir % 75'lik zamlara bakalım, bir de "döşenmiş" olan doğalgaz borularına. O borular aslında kime döşendi dersiniz?

 
Toplam blog
: 278
: 3275
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdum. Bir daha da Kadıköy'den ayrılmadım. İstanbul Üniversitesi, Ede..