Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '10

 
Kategori
Spor
 

Fenerbahçe - Galatasaray Spor Toto dostluğu

Fenerbahçe - Galatasaray Spor Toto dostluğu
 

Sezon öncesinde üç büyük kulübün birbirleriyle oynadıkları karşılaşmalar her zaman bir taraf için sıkıntı kaynağı olmuştur. Aynı zamanda aldatıcı görüntüler ve kanaatler yaratmıştır. Örneğin bu turnuvalarda rakiplerine üstünlük sağlayan takım lige kötü başlangıçlar yapabilmekte, tersi sonuçlar ortaya çıkabildiği gibi zaten sıkıntılı bir süreç içinden geçen takımın iyice krize girmesine neden olmaktaydı.

Ortada bir de sembolik değeri olan kupa var; ancak her iki takım da o kupayı kazanmaktansa maçı en az hasarla tamamlamak üzerine taktik kuruluyor olmalıdır.

Her iki takım da aslında bu karşılaşmayı oynamakla ciddi bir risk alıyorlar. Çünkü görüntüye bakıldığında her ikisinin de hazır olmadığını, takım iskeletlerinin oluşmak bir yana daha çok yedek oyuncularla sahaya çıktığını hemen söyleyebiliyoruz.

Galatasaray, rakibine göre daha fazla transfer yapıp kadroyu sanki havalandırmış gibi duruyor. Üstelik oynadığı maçlardan aldığı sonuçlar, futbolu istenilen düzeyde olmasa da stres yaratmaktan uzak duruyor.

Mehmet Battal sürekli gol atıyor. Lorik takıma çok çabuk ısınmış, sahiplenmiş havalarda…

Galatasaray’ın mutsuz futbolcusu Aydın!

Eskişehirspor’a kiralık gitmeden önce, bir Avrupa Kupası maçı sonrasında Aydınla ilgili yazmıştık. Rijkaard kendisine sürekli şans vermesine karşın o bir türlü kendisini futboluna vermedi. Devre arasında da takımdan uzaklaştırıldı. Gitsin biraz kafasını dinlesin diye belki de… Emre Çolak çoktan geriden gelip Aydın’ı geçmişe benziyor.

Geçen sene Serdar Özkan üzerinde çok durmuştum. Onun dönüm maçı Beşiktaş’ın Galatasaray’la oynadığı ve Serdar’ın çok önemli fırsatları kaçırdıktan sonra açık farkla yenildiği karşılaşmada beraberlik sayısını atmış olsa yaşam öyküsünün seyri başka devam edebilirdi. Serdar Özkan; Ayhan gibi Galatasaray’da kendisini yeniden ifade edebilirse Keita’nın gidişi ile oluşan boşluğu doldurabilir.

Kewell gibi bir oyuncunun bırakın Galatasaray’ı, futbolumuz için çok başka anlamlar ifade ettiğinden çok konuştuk. Yönetimin tekrardan takıma kazandırması çok önemli bir hamledir. Rijkaard şunu mutlaka göz önünde bulundurmalıdır. Kewell üzerine bir takım kurulamaz. Ancak Kewell bu takımın çok kritik bir oyuncusudur, sahada ya da saha dışında…

Galatasaray sağ kanadına Kolombiyalı bir oyuncu transfer etti; Juan Pablo Pino. Dünya Kupasında forma giyen bazı genç futbolcularla kıyaslandığında 23 yaşındaki bu yeni transferin çok da parlak bir oyuncu olmadığını söyleyebilir miyiz? Pino’yu cazip kılan şey biraz da Galatasaray’ın Fransız etkisinden kaynaklanıyor. Monaco’da forma giymemiş olsa bu transfer olur muydu; Pino’nun eşdeğeri bir oyuncu bu takımın mevcut kadrosunda yok mudur, ancak izledikten sonra daha net tartışabileceğiz. Pino transferinin neden konuşulması gerektiğini daha sonra detaylandıracağım.

Fenerbahçe ile ilgili zaten üç gündür konuşuyor, tartışıyoruz. Dün Aykut Kocaman tam da bizim konuştuğumuz hususların altını çizdi. Çok önemli mesajlar verdi.

Fenerbahçeli oyuncular ilk iki maçtaki ciddiyetsizliklerinden biraz uzaklaşmış, profesyonel birer futbolcu olduklarını hatırlamışa benziyorlar. Galatasaray maçını önemseyeceklerdir. Ancak Fenerbahçe’yi Galatasaray karşısında havaya sokan hep Türkiye’deki hava, atmosfer olmuştur. Bu nedenle de yurtdışındaki maçlarda Galatasaray daha başarılı oluyor.

Bu maçın sonucunu büyük bir ihtimalle de Fenerbahçeli oyuncuların maçı ne kadar ciddiye alacaklarının derecesi etkileyecektir. Çünkü Galatasaray sanki işini biraz daha ciddiye alan bir takım görüntüsünde ve muhtemelen de maçın başından itibaren de kontrolü eline almak isteyecektir.

Başa dönelim; bu maç her iki takım için de risk oluşturuyor. Fenerbahçe’nin yenilgisi hatta olası açık farklı bir sonuç sarı lacivertli kulübü çok ciddi bir krizin içine itebilir. Ancak iki gün önce de konuştuk; Fenerbahçe’nin ısıran takım olmasını engelleyen bir takım futbolculara yarım sezoncuk bile olsun zaman tanınmasına neden olacak bir galibiyetin de hayırdan çok zarar vereceği de bir başka gerçekliktir.

Büyük bir ihtimalle her iki takım içinde de “nereden çıktı bu maç” şeklinde içlerinden geçiren hatta bunu sesli dile getiren futbolcuları vardır.

Aykut Kocaman'ın futbol anlayışı da ilk kez bu maçla ortaya çıkmış olacak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2026
Toplam yorum
: 2005
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1271
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster