- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe Beni de istemişti

Birkaç gün önce Hakan Şükür, bugün de İbrahim Toraman tarafından yapılan çok önemli(!) açıklamalarla sarsıldı Türk spor kamuoyu. Şu bizim Fenerbahçe, hiç utanmadan(!) bu iki meşhur futbolcuya da transfer teklifi yapmış meğerse, geçmiş zaman içinde.
Be kardeşim, farz edelim ki gerçekten de böyle bir durum var. Bunun neresi garip, bunun neresinde haber değeri var, böyle bir açıklamayı yapmaya sizin neden ihtiyacınız var? Bu soruların hepsinin cevabı, hepimizde mevcut da, neyse...
Ben de şimdi buradan açıklıyorum anasını satayım. Son yıllara damgasını vuracak çok önemli olayları dinlemeye hazır mısınız? E hadi o zaman.
Aziz Yıldırım’ın ilk başkan olduğu günlerdi. Tehlike Asım’ın halı sahasında, rakı-balığına maç yapıyorduk arkadaşlarla. Hiç unutmuyorum, rakip takımı 16-5 yendik o akşam. 16 golün 8’ini naçizane bendeniz attım. Bir de penaltı kaçırdım.
Meğer, camekanından sahanın görüldüğü, Asım Abi’nin birahanesinde Aziz Bey, bira-patates takılıp bizim maçı seyrediyormuş o anda. Yanında da birkaç yönetici falan varmış. Geçmiş gün, onların isimlerini hatırlamıyorum. Zorlamayın beni.
Maç bitti. Biz soyunma odasında üzerimizi değişip, hangi meyhanede kafaları çekeceğimizi planlarken, Tehlike Asım yanımda bitti.
“<ı>Oğlum hadi iyisin, başına devlet kuşu konduı>” dedi.
“<ı>Hayırdır Asım Abi?ı>” falan demeye kalmadı, beni kolumdan tuttuğu gibi, yukarı, birahaneye çıkardı. Buz gibi fıçı biramla, bol kepçe patateslerim ve çerezim önüme koyuldu.
Aziz Yıldırım, vakit geçirmeden ve bodoslama söze girdi:
“<ı>İsmin ne evlat, senin?” ı>dedi.
“Aydın”<ı> dedim, sesim titreyerek.
ı>
“<ı>Futbolunu beğendim. Fenerbahçe’de oynamak ister misin?ı>” dediğinde, dizlerimin bağının çözüldüğünü, kalbimin yerinden çıkacak gibi attığını, ayak tabanlarımın karıncalandığını hissettim.
“<ı>Tabi Abi, ama siz benimle kafa bulmuyorsunuz değil mi?” ı>diye şaşkın ördekler gibi saçmalamaya başlamıştım.
Neyse lafı uzatmayayım. Diyeceğim o ki bu Fenerbahçe, yıllar önce beni de transfer etmek istemişti, Tehlike Asım’ın halı sahasından, Dereağzı Tesislerine ama olmadı. Babaannemi ikna edemedim. Çok kızdı bana. “<ı>Otur dizimin dibinde. Ne işin var Fenerbahçe’de? Parayı bulup azacan, ona buna bakacan, karıya kıza takılacanı>” dedi. Anamı, babamı takmadım ama ne yalan söyleyeyim Babaannemi ikna edemediğim için benim iş olmadı. <ı>ı>
İşte böyle dostlar. Bir transfer hikayesi de böyle, başlamadan bitti.
Gelelim sadede ve ciddiyete. Ey, hayatını futboldan kazanan ve adına profesyonel denilen futbolcular. Ben Fenerliyim, doğma büyüme Beşiktaşlıyım, Allah bana Galatasaray’da oynamayı nasip etmesin cinsinden saçma-salak laflardan uzak durunuz.
Sonra, birilerine olduğu gibi, ettiğiniz o boyunuzdan büyük laflar gelip boynunuza dolanır da rezil olur, tükürdüğünüzü yalamak zorunda kalırsınız.
Örnek mi? Çookk...
Alın sazı elinize, vurun kopuzun teline.
Hem teline, hem beline; topuz yakışır geline.
İlgili yazılarımdan bazıları:
@ "Daum Fenerbahçe'de, Ya Podolski?": http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=183573
@ "Türk Futbolunun 'En Değerli' Adamları": http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=173736
@ "Fener, Yıldırım Gibi": http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=44129