​ Fenerbahçe Galatasaray maç analizi / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '12

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe Galatasaray maç analizi

Fenerbahçe Galatasaray maç analizi
 

Maçın kaderini ne sahadaki futbolcular, ne taraftarlar, ne totemler, ne de hakem etkiledi. Maçın kaderini, her iki takımın hocaları belirledi. Bir tarafta ne istediğini bilen, ölçülü ve dikkatli futbol oynayan Terim' in takımı, diğer tarafta pas yaparak rakibi çözebileceğini sanan, şuursuz ve cılız ataklar ile gol kovalayan Kocaman' ın talebeleri. Trübün ve ekranların karşısındaki herkes maçı kendi yarı alanında kabul eden Galatasaray' ın işinin zor olduğunu düşündü ilk 20 dakika itibariyle. Oysa ki Fatih Terim ne istediğini biliyordu ve maçı kilitleyerek, akıllı bir taktikte maç boyu kontrolü elinde tuttu. Aykut Kocaman bu taktiğe cevap veremeyince Galatasaray sahada istediği sonucu alarak şampiyon oldu.

Maçta Fenerbahçe daha iyi oynayan takım gibi gözükse de maç boyu sadece 2 net pozisyon yakalayabildi. Maçı mutlak kazanması gereken bir takım olarak, oyunu rakip ceza sahası içine yığamadılar. Kanatlar çalışmadı. Selçuk ve Cristian çok top kaybı yaptı. Kısaca sahada yan ve geri paslar nedeniyle top hakimiyeti Fenerbahçe' de gibi gözükse de, aslında maç boyu kontrol Galatasaray' da idi. Ancak Fenerbahçe açısından maçın kaybedilmesinin esas nedeni aykut Kocaman' ın hatalı taktik dizilişi ve yanlış oyuncu tercihleri idi. Oyuncu tercihleri kesinlikle hatalıydı. Crisitian' ın pozisyonu sene boyu hiç oynamadığı bir pozisyondu ve maç boyu kayboldu. Oysa ki Selçuk yerine, Cristian ile orta sahayı Emre- Cristian' dan oluştursa, Dia ve Stoch yerine Mehmet Topuz ve Caner ile başlasa, forvet arkasında Semih, ileride Bienvenu ile saha çıkmış olsa sonuç farklı olabilirdi. Fenerbahçe' ye gereken oyunu sağdan soldan ortalar ile açmak iken, hem Dia, hem de Stoch bu aksiyonları yerine getiremediler.

İkinci yarıda Aykut Kocaman' ın performansı daha da düştü. Sahada adeta yürüyen Dia ve Stoch' a tahammül etti. Dia' nın oyundan atılması fizik ve mental olarak oyundan düşmesi ile alakalı idi. Alex' in oyuna geç alınması da diğer büyük bir hata oldu. Kısaca Aykut Kocaman oyunu okuyamadı ve maçın kaybedilmesinde en büyük etken oldu.

Galatasaray ise Terim yönetiminde, iyi oynamasa da akıllı ve ne istediğini bilen bir futbol ortaya koydu. Maçı tek pozisyonla tamamlasalar da, beraberliği hak eden bir oyun sergilediler. Sezon başından beri sergiledikleri agresif ve baskılı futbolu bu maçta göremeyenler çok şaşırdı. Fatih Terim hoca olarak Aykut Kocaman' dan bir üst ligde olduğunu bu taktik  ve futbol bilgisi ile cümle aleme göstermiş oldu.

Aykut Kocaman pası seven bir hoca. Boş zamanlarında Barcelona maçları izleyen bir adam. Barcelona futboluna hayran. Bu futbolu Fenerbahçe' de oynatma romatizmi içinde. Fenerbahçe takımının bir kadro yapısı var. Bu kadro yapısı ile pas futbolu oynatmak mümkün değil. Selçuk, Cristian, Dia, Semih, Alex gibi isimler bu futbolu kaldırabilecek isimler değil. Son 10 yılda Fenerbahçe hep sıkı savunma, pres, uzun top ve duran toplar ile şampiyonluklar kazandı. Kısa pas futbolu değil, sonuca dönük direkt paslar ile başarı kazandı. Denizli, Daum, Zico hep bu tür bir futbolu tercih ettiler. Aykut Kocaman ise 2 senedir bir devrim peşinde. Ancak bu devrim tutmaz. Bu maya tutmaz. Zira bu kadro yapısı Kocaman' ın hayalindeki futbolu oynamaz, oynayamaz. Hoca ile 3 sene daha sözleşme imzalandı. Eğer kadro yapısı değişmez ise, Fenerbahçe 3 sene daha üst üste hüsran yşayacaktır.

Diğer önemli bir nokta da Aykut Kocaman' ın kariyeridir. Aykut Kocaman' ın Fenerbahçe' ye hoca olması ve hoca olarak kalması doğru değildir. Fenerbahçe' ye çok daha kariyerli, futbol bilgisi yüksek ve oyuncular üzerinde otorite kurabilecek bir hoca lazım. İsabetli transfer yapabilen bir hoca lazım. Motivasyon sağlayabilecek, fizik kondisyon verebilecek bir ekip lazım. Aykut Kocaman' ın maalesef bu sene takıma fizik kondisyon, direnç ve motivasyon veremediğini gördük. Bunlar, Hocaya eleştiri değil, bunlar gerçekler. Aziz Yıldırım' ın insan olarak sevdiği Kocaman' da israr etmemesi lazım.

Bir söz de Fenerbahçe taraftarlarına. Gerçekten muhteşem bir taraftar. Dünyada bu kadar büyük bir inanç ve destek görülmemiştir. Tek hataları, yanlışları dile getirmemeleri. Olağanüstü bir sene olması nedeniyle, hocayı ve futbolcuları fazla eleştirmediler. Hocanın hatalarını dillendirmediler. Kötü futbola sahip çıktılar. Bu sonucu hak etmediler ama biraz hatayı da kendilerinde aramalılar. Tamam olağanüstü bir sene ama, hoca ve futbolcuların ne eksiği vardı? Ne sıkıntısı vardı? Takır takır ödenen paralar, mükemmel imkanlar, müthiş bir taraftar desteği... Daha ne gerekiyordu iyi futbol için?

Galatasaray zaten normal sezonun şampiyonuydu. Play off ile bunu tescillemiş oldular. İşin son maçta Kadıköy' de bitmesi Galatasaray taraftarı için ayrı bir keyif oldu. Terim' in kalitesi, dokunuşları, hocalığı, motivasyonu bu sene şampiyonluğu getirdi. Karşısında Carvalhal, Tayfur, Aykut, Şenol Güneş gibi yetersiz hocalar olduğundan, sene içinde rekabet anlamında fazla zorlanmadı. Play off larda da takımını iyi yönetti. Müthiş bir başarının mimarı oldu.

Fenerbahçe taraftarından tek isteğimiz herhangi bir olaya sebep olmadan, üzüntülerini evlerinde yaşamaları. Taraftarların zarar görmesi hepimizi derinden yaralar. Başları dik olsun. Ellerinden geleni yapan bir tek onlardı. 

Galatasaray' ı tekrar haklı şampiyonlukları için tebrik ediyorum.        

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 575
: 567
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

İlgi alanları ekonomi, para politikası, siyaset, edebiyat, futbol, Türk ve Ortadoğu Tarihi, AB ve..